1. Hukuk Dairesi 2012/1618 E. , 2012/4161 K. "" MAHKEMESİ : YALOVA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 04/07/2011 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, ortak miras bırakan babası S.F.ın 168 ada 11,186 ada 199 ve 200, 176 ada 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazlarını kendisinden mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak davalı oğluna ölünceye kadar bakım akdiyle devrettiğini ileri sürerek, payı oranında iptal ve tescil olmazsa tenkis istemiş, yargılama sırasında ölümü ile mirasçılar…
**1. Hukuk Dairesi 2012/1618 E. , 2012/4161 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : YALOVA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 04/07/2011 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, ortak miras bırakan babası S.F.ın 168 ada 11,186 ada 199 ve 200, 176 ada 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazlarını kendisinden mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak davalı oğluna ölünceye kadar bakım akdiyle devrettiğini ileri sürerek, payı oranında iptal ve tescil olmazsa tenkis istemiş, yargılama sırasında ölümü ile mirasçıları davaya dahil edilmişlerdir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, muvazaa iddiasının ispatlanamadığı, tenkis isteğinin de zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Karar, dahili davacı vekili ve tereke temsilcisi tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal-tescil olmazsa tenkis isteklerine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden toplanan delillerden; çekişme konusu taşınmazlar ile dava dışı taşınmazların Yalova......Noterliğinin 07.01.1999 tarihli ölünceye kadar bakım sözleşmesi ile miras bırakan S. F.tarafından davalıya temlik edildiği ve davaya konu taşınmazların davalı adına tescil edildikleri anlaşılmaktadır. Davacılar, miras bırakanın ölünceye kadar bakım akdiyle yapmış olduğu temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmışlardır. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.