4. Ceza Dairesi 2021/34000 E. , 2024/6817 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/4260 E., 2019/217 K. SUÇ : İmar kirliliğine neden olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, …
**4. Ceza Dairesi 2021/34000 E. , 2024/6817 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/4260 E., 2019/217 K. SUÇ : İmar kirliliğine neden olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında; Sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve denetim süresinin 1 yıl olarak belirlenmesine karar verilmiştir. 2.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak, hükmün düzeltilmesi suretiyle beraat hükmü verilerek istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmü bakımından 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2 nci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği görüşünü içeren, Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, hükmün bozulması gerektiğine yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Betonarme olarak yapılan yapıda proje ve eklerine aykırı ve açık olan terasın üzerini profil demir direkler kurulu, üzeri açılır kapanır 22,10 m2 ebadadında pergole tipi sundurma yapı ile kapatıldığı, profil demir direklerin teras döşemesine cıvatayla monte edildiği, ön ve yan iki cephesi açık üzeri pergole tipi çatılı ve gölgelik olarak kullanıldığının, suça konu yerin Gebze imar planı ve şartlarına aykırı olarak yapıldığının bildirildiği, Kanun'da yer alan tanıma ait özellikleri taşıdığı zira yapıyı ayakta tutan profil demir direklerin teras döşemesine civata ile monteli olduğu yani sabitlendiği, üzerinin açılır kapanır 22,10 m2 ebadında pergole tipi sundurma ile kapatıldığından, insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme veya dinlenmelerine yarayabilme özelliğine sahip olduğu dolayısıyla bina vasfında olduğu sabit olduğundan, tüm dosya kapsamı karşısında atılı suçun sabit olduğu İlk Derece Mahkemesince kabul edilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Dosyadaki fotoğraflar ve yapı tatil tutanağına göre, terasta, profil demir direkler üzerine yerleştirilerek imal edilen, üç tarafı açık, pergola tipi çatıdan (gölgelikten) ibaret yapının, bina niteliğinde bulunmadığı gözetilmeden, mahkumiyet hükmü kurulması,Yasaya aykırı, sanığın istinaf nedenleri yerinde ise de bu hukuka aykırılık, düzeltilebilir nitelikte olduğundan, kararın mahkumiyete ilişkin gerekçe kısmı ile hüküm fıkrası (son paragrafı hariç) çıkarılarak,kararın mahkumiyete ilişkin gerekçe bölümüne;"Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinin 4/1 maddesinin (zzz) bendinde, sundurma; "Yağmurdan, güneşten ve rüzgardan korunmak için yapı yaklaşma mesafesini ihlal etmemek kaydıyla binaya bitişik olarak hafif malzemeden yapılan bölme duvarları olmayan üç tarafı açık örtüler" ve aynı Yönetmelik maddesinin (mmm) bendinde, pergola; "Bahçede, bina cephesini değiştirmemek kaydıyla terasta, hafif yapı malzemelerinden dikme ve sık kirişleme ile yapılan ve üzerine yeşil bitki örtüsü sardırılabilen, etrafı açık, yapı ruhsatı olmaksızın inşa edilebilen yapı" şeklinde tanımlanmaktadır. Bilirkişi mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlediği raporunda; imalatın; ön ve iki yan cephesi açık pergola tipi sundurmadan ibaret olduğunu ve gölgelik olarak kullanıldığını belirtmiştir. Dosyadaki fotoğraflara ve yapı tatil tutanağına göre, terasta, profil demir direkler üzerine yerleştirilen, üç tarafı açık, açılır kapanır, 22,10 metrekare ebadında pergola tipi sundurmadan ibaret yapının, bina niteliğinde bulunmadığı, imalatta kullanılan malzemenin niteliğine göre, binanın taşıyıcı sistemini olumsuz etkilemediği ve yükletilen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından, sanığın beraatine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur." Hüküm fıkrası yerine;"1-Sanığın imar kirliliğine neden olma suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de dosya kapsamına göre, sanık tarafından gerçekleştirilen fiilin, kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanığın beraatine,2-Yargılama giderlerinin, Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına," İbareleri eklenmek ve diğer yönleri aynen bırakılmak suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Bölge Adliye Mahkemesi kararının, hukuka uygun olduğu anlaşılmış, Tebliğname görüşüne bu nedenle iştirak edilmemiştir. A. Katılan Vekilinin Belirttiği Hukuka Aykırılık Nedenleri Yönünden Yapılan İncelemede Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak, Olay ve Olgular başlıklı bölümün (B) bendinde belirtilen hususlar karşısında, sanık hakkında beraat kararı verilmesinde, Bölge Adliye Mahkemesinin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. B. 5271 Sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri de Gözetilerek Maddi Hukuka İlişkin Sair Yönlerden Yapılan İncelemede Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin kararına yönelik katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile maddi ceza hukukuna ilişkin sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gebze 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.05.2024 tarihinde karar verildi.