Başvuru, sermaye şirketi olan başvurucuya ait taşınmaz payının kamulaştırma bedelinin Katma Değer Vergisi KDV) dikkate alınmadan belirlenmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, sermaye şirketi olan başvurucuya ait taşınmaz payının kamulaştırma bedelinin Katma Değer Vergisi (KDV) dikkate alınmadan belirlenmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 14/3/2014 tarihinde İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 31/3/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 29/12/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 26/1/2016 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamdaki görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: İstanbul ili Pendik ilçesi Kurtdoğmuş köyü 1035 parsel sayılı taşınmazın 761/2400 payı tapuda başvurucu adına kayıtlı iken İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresince (İSKİ) bu taşınmazın Ömerli Barajı mutlak koruma alanı ve su havzasında kalması nedeniyle 22/12/2010 tarihinde kamulaştırılmasına karar verilmiştir. İSKİ tarafından uzlaşma amacıyla başvurucuya 19/1/2011 tarihinde taahhütlü olarak ihtarname gönderilmiş, başvurucu tarafından ihtarnameye herhangi bir cevap verilmemesi üzerine İSKİ, başvurucu aleyhine Pendik Asliye Hukuk Mahkemesinde 13/1/2012 tarihindekamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davası açmıştır. Mahkemece dava konusu taşınmazın başında uzman bilirkişi kuruluyla birlikte 24/5/2012 tarihinde keşif yapılmış, bilirkişi kurulundan 6/6/2012 tarihli rapor ve 3/7/2012 tarihli ek rapor aldırılmıştır. Bilirkişi kurulu; arazi niteliğinde kabul edilmesi gerektiği belirtilen dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin, net gelir yöntemine göre 761,47 TL olarak hesaplandığını bildirmiştir. Başvurucu vekili 10/7/2012 tarihli üçüncü oturumda başvurucu davalı şirketin KDV yükümlülüğünün olduğunu belirterek bu yükümlülüğün dikkate alınarak %18 KDV ilavesi ile kamulaştırma bedelinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme 12/10/2012 tarihli ve E.2012/24, K.2012/630 sayılı kararıyla kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasının kabulüne; KDV'ye ilişkin talep dikkate alınmadan kamulaştırma bedelinin 761,47 TL olarak tespitine, bloke edilen bu bedelin davalıya ödenmesi için banka müdürlüğüne, dava konusu taşınmazdaki davalı payının iptali ile davacı adına tescili için de tapu müdürlüğüne yazı yazılmasına karar vermiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısımları şöyledir:"... Gerekli ilanlar yapılmış ,yapılan keşifte Kurtdoğmuş köyü sınırları içeresinde kalan taşınmazın İBB mücavir alanı kapsamında kalmasına rağmen,yerleşim yerlerine olan uzaklığı, çevresi dahil yapılaşmanın bulunmayışı,ulaşım ve alt yapı hizmetleri ve fiili kullanım şekli dikkate alındığında tarım arazisi olduğu anlaşılmıştır.Bu nedenle ekilebilir ürün geleri yöntemi uygulanarak değer tespiti yoluna gidilmiştir.2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun maddesinin üçüncü fıkrasında(f) bendi uyarınca;tarım arazisi niteliğindeki taşınmazın mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde ekilecek ürünler ve münavebeye alınan bu ürünlerin elde edilmesi için yapılacak harcamalar gözönünde tutularak,net gelirin hesaplanması ve bilimsel yolla değerinin bulunması ,bedel tespitinde etkisi olan diğer objektif ölçülerde dikkate alınarak maddesinin (i) bendi uyarınca her unsurun gerekçeleri ve değere katkı oranları ayrı ayrı belirtilip gösterilmek suretiyle kamulaştırma karşılığının tespit edilmesi gerekir.Yapılan keşifte taşınmazın fiilen sulanmadığı,bu şekli ile susuz arazi vasfında olduğu anlaşılmıştır.Yapılan keşif sonrası sunulan bilirkişi raporuna göre; kamulaştırılan yerin metrekare değeri 85,90 TL; kamulaştırma nedeniyle toplam ödenmesi gereken miktar ise 761,47 TL olup bilirkişi kurulunun tespit ettiği bu bedel hakkaniyete uygun kabul edilerek tespit edilen kamulaştırma bedelinin ilanda yazılı bankaya depo edilerek makbuzunu ibraz etmesi için davacı vekiline yasadaön görülen süreler verilmiş,davacı vekili de tespit edilen kamulaştırma bedelini depo ederek banka dekontunu dosyaya ibraz etmiştir.Hal böyle olunca 2942 sayılı [Kanun'un] maddesinde ön görülen koşullar davacı yararına gerçekleşmiş olduğundan davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin 761,47 TL olarak tespitine ve dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı kurum adına tesciline karar verilmesi gerekmiştir." Başvurucu 7/12/2012 tarihinde, İSKİ adına alacak miktarı olarak 391,08 TL ve bu alacak üzerinden % 18 KDV olarak hesaplanan 370,39 TL olmak üzere toplam 761,49 TL tutarında bir fatura düzenlemiştir. Başvurucu ayrıca bu faturaya dayalı olarak 24/1/2013 tarihinde Halkalı Vergi Dairesine verilmek üzere KDV beyannamesi düzenlemiştir. Bununla birlikte başvuru formu ve eklerinde, bu KDV tutarının ödendiğine dair herhangi bir belge ise ibraz edilmemiştir. Taraflarca temyiz edilen hüküm Yargıtay Hukuk Dairesinin 13/5/2013 tarihli ve E.2013/4266, K.2013/9254 sayılı ilamıyla faiz yönünden düzeltilerek onanmıştır. İlamın gerekçesinin ilgili kısımları şöyledir:"Arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle davacı idare vekilinin tüm, davalının ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir...Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının bendinin sonuna (tespit edilenbedele 2012 tarihinden ilk karar tarihi olan 2012 gününe kadar yasal faiz işletilmesine) ibaresinin eklenmesine,Hükmün böylece düzeltilerek onanmasına [karar verildi.]" Taraflar karar düzeltme talebinde bulunmuşlar, aynı Dairenin 14/1/2014 tarihli ve E.2013/17776, K.2014/303 sayılı ilamıyla; "dosyada bulunan kanıt ve belgelere, Yargıtay kararında yazılı gerekçelere göre karar düzeltme [isteklerinin] HUMK'un maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirine uymadığı" gerekçesiyle karar düzeltme taleplerinin reddine karar verilmiştir. Nihai karar başvurucu vekiline 17/2/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 14/3/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun "Kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili" kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "Kamulaştırmanın satın alma usulü ile yapılamaması halinde idare, 7 nci maddeye göre topladığı bilgi ve belgelerle 8 inci madde uyarınca yaptırmış olduğu bedel tespiti ve bu husustaki diğer bilgi ve belgeleri bir dilekçeye ekleyerek taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine müracaat eder ve taşınmaz malın kamulaştırma bedelinin tespitiyle, bu bedelin, peşin veya kamulaştırma 3 üncü maddenin ikinci fıkrasına göre yapılmış ise taksitle ödenmesi karşılığında, idare adına tesciline karar verilmesini ister." 2942 sayılı Kanun'un "Kamulaştırma bedelinin tespiti esasları" kenar başlıklı maddesi şöyledir: “15 inci madde uyarınca oluşturulacak bilirkişi kurulu, kamulaştırılacak taşınmaz mal veya kaynağın bulunduğu yere mahkeme heyeti ile birlikte giderek, hazır bulunan ilgilileri de dinledikten sonra taşınmaz mal veya kaynağın;a)Cins ve nevini,b) Yüzölçümünü.c) Kıymetini ektileyebilecek bütün nitelik ve unsarlarını ve her unsurun ayrı ayrı değerini,d)Varsa vergi beyanını,e)Kamulaştırma tarihindeki resmi makamlarca yapılmış kıymet takdirlerini,f) Arazilerde, taşınmaz mal veya kaynağın mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini.g) Arsalarda, kamulaştırılma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerini,h) Yapılarda, resmi birim fiyatları ve yapı maliyet hesaplarını ve yıpranma payını,ı) Bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçüleri,Esas tutarak düzenleyecekleri raporda bütün bu unsurların cevaplarını ayrı ayrı belirtmek suretiyle ve ilgililerin beyanını da dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespit ederler....” 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun "Verginin konusunu teşkil eden işlemler" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Türkiye'de yapılan aşağıdaki işlemler katma değer vergisine tabidir: Ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler,..." 3065 sayılı Kanun'un "Teslim" kenar başlıklı maddesi şöyledir: " Teslim, bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesidir. Bir malın alıcı veya onun adına hareket edenlerin gösterdiği yere veya kişilere tevdii teslim hükmündedir. Malın alıcıya veya onun adına hareket edenlere gönderilmesi halinde, malın nakliyesinin başlatılması veya nakliyeci veya sürücüye tevdi edilmesi de mal teslimidir. ..." 3065 sayılı Kanun'un "Mükellef" kenar başlıklı maddesi şöyledir:" Katma Değer Vergisinin Mükellefi:a) Mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde bu işleri yapanlar, ..."