11. Hukuk Dairesi 2010/6739 E. , 2011/16813 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/02/2010 tarih ve 2008/517-2010/95 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2010/6739 E. , 2011/16813 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/02/2010 tarih ve 2008/517-2010/95 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortaladığı Etisan Etiket Mat.Amb. Ltd. Şti'ne ait baskılı kutu emtiasının Türkiye'den Azerbaycan'a nakliyesinin davalı şirketçe üstlenildiğini, Bakü Gümrük deposunda yapılan tahliye sırasında emtiaların bir kısmının hasarlı olduğunun görüldüğünü ve tutanak tutulduğunu, sigortalının zararın ödendiğini ileri sürerek, 8.904 USD’nin tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket yetkilisi, Etisan'ın ürünlerinin 12.02.2008 tarihinde eksiksiz teslim edildiğini, aksi yönde CMR belgesinde kayıt olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, sigorta eksperinin alıcının beyanlarına göre rapor tanzim ettiği, hasara ilişkin 12.02.2008 tarihli tutanağın davalının gıyabında düzenlendiği, teslim tarihi tutanak tarihi ile aynı olan taşıma senedinde hasar şerhi bulunmadığı, CMR 30/1. maddesine uygun hasar tespiti ve ihbarı yapılmadığı, ayrıca ödeme şeklinin “Teyitli Akreditif” olduğundan nakliye hasarı yüzünden davacının sigortalısının zarar görmediği, dolayısıyla davalıya karşı dava açma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, davalı taşıyıcı aleyhine açılan rücuen tazminat davası olup, mahkemece davacı tarafın sigortalısının zararının bulunmadığı, davacının sigortalısına lütuf ödemesi yaptığı ve CMR 30. madde gereğince süresinde taşıyıcıya ihbarda bulunulmadığı gerekçeleriyle dava reddedilmiştir. Ancak CMR 30/1. maddesine göre hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde hasan taşıyıcıya bildirilmeden mal tesellüm edilirse aksi ispat olununcaya kadar alıcının yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturur. Karine bu şekilde olduğundan, bu durumda hasarın taşıma esnasında meydana geldiğini ispat yükü davacıya geçmektedir. Davacı, malın teslim edildiği gün gümrük memurlarıyla tutulan ve malın hasarlı olduğunu gösteren tutanağı delil olarak ibraz etmiştir. Mahkemece davacının delilleri değerlendirilip bu hasarın taşıma esnasında gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılmaksızın belirtilen gerekçelerle davanın reddi doğru olmamıştır. Ayrıca, davacı vekili bilirkişi raporuna karşı beyanlarını sunduğu 03/02/2010 tarihli dilekçesinde sigortalısının mal alıcısı firmanın zararını karşıladığını ve alıcıdan hasar bedelinin sigortalı firmaya ödenmesi konusunda muvafakat alındığına dair belge getireceğini bildirdiğinden, bu konudaki mehil talebi hakkında mahkemece hiçbir karar verilmeksizin davacının aktif dava ehliyeti olmadığı gerekçesiyle de davanın reddi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.