11. Hukuk Dairesi 2024/4264 E. , 2025/2855 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/268 E., 2021/468 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan r
**11. Hukuk Dairesi 2024/4264 E. , 2025/2855 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/268 E., 2021/468 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 23.09.1996’da, petrol ürünlerinin üretiminden tüketimine kadar olan faaliyetler zinciri üzerinde çalışmalar yapmak amacı ile ülkenin önde gelen akaryakıt dağıtım ve madeni yağ şirketleri tarafından kurulan müvekkilinin 2008/14412 sayılı "..." ibareli markasının olduğunu, çekişme konusu 2018/113384 markanın da aynı renk unsurlarını kullanılarak “...” ibaresinden oluşturulduğunu, her iki markanın da esas unsurunun “...” olarak algılanacağını, taraf markalarının birbirini çağrıştıran ilişkili emtiayı kapsadığını, dava konusu markanın tescilli olduğu 31. sınıfa dahil mal ve hizmetlerin (işlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri. Canlı hayvanlar. Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar. Hayvan yemleri. Malt. Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler) çevreyi doğrudan ilgilendirdiğini, ...’in Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Türkiye genelinde atık yağları toplamaya yetkili kılınan tek kuruluş olduğunu, ...’in Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Sosyal Sorumluluk Projeleri yürüttüğünü, Çevreye ilişkin olarak ... tarafından hazırlanan kamu spotları ve sair içerikler birlikte değerlendirildiğinde taraf markalarının içerdiği sınıfların iç içe olduğunu, davalının, davacı tarafından uydurulmuş özgün bir ibareyi seçmesinin başlı başına kötüniyetini gösterdiğini, davacının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 6/6 hükmü kapsamında hak sahibi olduğunu ileri sürerek 2018/113384 numarası ile tescil edilen “...” ibareli markanın hükümsüz sayılmasına ve markalar sicilinden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin tarım ürünleri sektöründe faaliyet gösterdiğini, “hayvan yemi” üretiminde kullanılmak üzere “...” markasını seçtiğini, hayvan anlamına gelen ... ve müvekkilinin ticaret ünvanı ...’nun ilk hecesi olan ... ibaresini birleştirerek markayı oluşturduğunu, iltibas bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, davalının "..." ibareli markası ile davacının "..." ibareli tescilli markası arasında görsel, sescil açıdan benzerlik oluşsa da davalı markasının kapsamındaki 31. sınıftaki mallar ile davacının 04. sınıftaki malları arasında benzerlik bulunmadığı, bu mallar ilişkili ve bağlantılı mallar da sayılmadığından taraf markaları arasında SMK'nın 6/1 hükmündeki iltibas-karıştırılma-benzerlik koşulunun gerçekleşmediği, davacı tarafın 31. sınıftaki malları kapsayan şekilde "..." ibareli başvuru üzerinde SMK'nın 6/3 hükmü anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin kanıtlanmadığı, davalının 31. sınıftaki malları kapsayan şekilde "..." ibareli marka dolayısıyla davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan "haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği" hususlarının kanıtlanmadığı, SMK'nın 6/5 hükmündeki nisbi ret sebebinin de oluşmadığı, davacı tarafın 31. sınıftaki malları kapsayan şekilde "..." ibareli marka üzerinde SMK'nın 6/6 hükmü anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiasının kanıtlanmadığı, dava konusu marka açısından SMK'nın 6/9 hükmü anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "..." ibareli markasıyla davacının "..." ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ancak SMK'nın 6/1 hükmünün uygulanabilmesi için karşılaştırılan markaların kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği şartının da gerçekleşmesinin gerektiği, davaya konu olan markanın kapsamında yer alan mallarının davacının itirazın mesnet olan markalarının tescil kapsamlarında yer almadığı, davacının mesnet markalarının kapsamlarındaki mallar ile davalının markasının kapsamındaki emtia arasında ikame veya bir ilişki bulunmadığı, bu nedenle de SMK'nın 6/1 hükmündeki koşulların oluşmadığı, davacı tarafın 31. sınıftaki malları kapsayan şekilde "..." ibaresi üzerinde SMK'nın 6/3 hükmü anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin kanıtlanmadığı, davalının 31. sınıftaki malları kapsayan şekilde "..." ibareli markası dolayısıyla davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hususlarının ispatlanamadığı, SMK'nın 6/5 hükmündeki koşulların oluşmadığı, davacı tarafın 31. sınıftaki malları kapsayan şekilde "..." ibaresi üzerinde SMK'nın 6/6 hükmü anlamında bir hakkının bulunduğu iddiasının kanıtlanmadığı, dava konusu marka açısından SMK'nın 6/9 hükmü anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 28.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.