14. Hukuk Dairesi 2014/3297 E. , 2014/4370 K. "" MAHKEMESİ : Bayburt Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 21/03/2013 NUMARASI : 2011/93-2013/73 Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.03.2011, birleştirilen davada 29.07.2011 gününde verilen dilekçeler ile elatmanın önlenmesi ve derenin eski haline iadesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın kabulüne birleştirilen davanın reddine dair verilen 21.03.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar/bi…
**14. Hukuk Dairesi 2014/3297 E. , 2014/4370 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bayburt Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 21/03/2013 NUMARASI : 2011/93-2013/73 Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.03.2011, birleştirilen davada 29.07.2011 gününde verilen dilekçeler ile elatmanın önlenmesi ve derenin eski haline iadesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın kabulüne birleştirilen davanın reddine dair verilen 21.03.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar/birleştirilen davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_K A R A R\_ Davacılar asıl dava ve birleştirilen davada maliki oldukları taşınmazlara sınır olan dere yatağına davalıların duvar inşa etmek suretiyle müdahalede bulunduğunu belirterek elatmasının önlenmesini, duvarın kal'ini ve dere yatağının eski haline getirilmesini talep etmişlerdir. Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davalılar/birleştirilen davanın davacıları vekili temyiz etmişlerdir. Dava, komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesi isteğine ilişkindir. TMK m. 683'deki "Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir” hükmü ile mülkiyet hakkının kanunla toplum yararına kısıtlanabileceği temel ilke olarak kabul edilmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında, mülkiyet hakkının nasıl korunacağı hükme bağlanmış, 730 ve 737. maddeleriyle de taşınmaz malikinin başkalarına zarar vermesinin önlenmesi hedeflenmiştir. Yapma, kaçınma, katlanma olarak özetlenebilecek bu sınırlamaların önemli bir bölümü TMK’nın "komşu hakkı" başlığı altında, 737 ile 750. maddelerinde düzenlenmiş, 751 ile 761. maddelerinde de yine malikin yapması ve katlanması gereken hususlar belirtilmiştir. Mahkemece yapılacak araştırmalarda somut olayın özelliği, komşu taşınmazların yerleri, nitelikleri, konumları, kullanma amaçları göz önünde tutularak, normal bir insanın hoşgörü ve tahammül sınırlarını aşan bir elatmanın bulunup bulunmadığı tespit edilmelidir. Davacının sübjektif ve aşırı duyarlılığı ile değil, objektif her normal insanın duyarlılığına göre elatmaya katlanıp katlanamayacağı araştırılmalı; sonuçta katlanılabilir, hoşgörü sınırlarını aşan bir zarar veya elatmanın varlığı tespit edildiği takdirde mülkiyet hakkının taşkın olarak kullanıldığı sonucuna varılmalıdır.