Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/5870 E. , 2024/6094 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5870 Karar No : 2024/6094 TEMYİZ EDEN TARAFLAR : (DAVALI) ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... (DAVACILAR) 1- ... 2- ... 3- ... Turizm ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması ist
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/5870 E. , 2024/6094 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5870 Karar No : 2024/6094 TEMYİZ EDEN TARAFLAR : (DAVALI) ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... (DAVACILAR) 1- ... 2- ... 3- ... Turizm ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul İli, Şişli İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza komşu 2.170,00 m2 yüzölçümlü taşınmazın yeşil alan ve yol yapılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle 3.868.094,35 TL tutarlı... tarih ve ... sayılı ecrimisil kıymet takdiri kararı ve ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesi ile 1.031.620,71 TL tutarlı... tarih ve ... sayılı ecrimisil kıymet takdiri kararı ve ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu taşınmazın davacının bağımsız kat maliklerinden biri olduğu site yönetimi tarafından yol ve yeşil alan olarak kullanıldığı, bu dosyada dava konusu edilen işlemlerin site yönetimine tebliği üzerine site yönetimi tarafından iptali istemiyle Mahkemelerinin E:... ve... sayılı dosyalarında dava açıldığı, anılan dosyalarda yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonrasında düzenlenen bilirkişi raporuna istinaden dava konusu 2.170,00 m² yüz ölçümlü taşınmazın yol ve yeşil alan olarak kullanılmak üzere kamuya tahsis edilmiş olmasında rağmen davacı site yönetimi tarafından kullanıldığının anılan keşif ve bilirkişi incelemesi ile de sabit olduğu, bilirkişi raporunda yapılan tespit ve değerlendirmeler uyarınca 14/11/2013-14/11/2018 dönemi için ecrimisil bedeli 3.400.277,14 TL olarak hesaplandığından 3.868.094,35 tutarlı ... tarih ve ... sayılı ecrimisil kıymet takdiri kararı ile ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin 3.400.277,14 TL'lik kısmında hukuka aykırılık, 467.817,21 TL'lik kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı, 14/11/2018-01/11/2019 dönemi için ecrimisil bedeli 941.170,07 TL olarak hesaplandığından 1.031.620,71 TL tutarlı ... tarih ve ... sayılı ecrimisil kıymet takdiri kararı ile ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin 941.170,07 TL'lik kısmında hukuka aykırılık, 90.450,64 TL'lik kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle 3.868.094,35 TL tutarlı ... tarih ve ... sayılı ecrimisil kıymet takdiri kararı ile ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin 467.817,21 TL'lik kısmının iptaline, 3.400.277,14 TL'lik kısmı yönünden davanın reddine, 1.031.620,71 TL tutarlı ...tarih ve ... sayılı ecrimisil kıymet takdiri kararı ile ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin 90.450,64 TL'lik kısmının iptaline, 941.170,07 TL'lik kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davacıların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından da açıkça beyan edildiği üzere dava konusu ecrimisil ihbarnamelerinin kendilerine tebliğ edilmediği, ihbarnameye itiraz imkanını davalının ortadan kaldırdığı, zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığı, kamunun kullanımını engelleyen bir işgalin söz konusu olmadığı, davalı belediyenin yeşillendirme yapması gereken yere kendilerince yeşillendirme yapılarak güzelleştirdiği ancak bir işgalin söz konusu olmadığı, hukuka aykırı yapılan işlemler nedeniyle kararın aleyhe hüküm fıkralarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI :Taşınmaz malikleri tarafından dava konusu taşınmazın işgal edildiği, buna istinaden ecrimisil ihbarnameleri ile ödeme emirlerinin düzenlenerek davacılara tebliğ edildiği, usule uygun tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığından kararın aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. DAVACININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DAVALININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiği görüldüğünden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : Davalı idarenin temyiz isteminin incelenmesi: İdare Mahkemesince verilen karara karşı sadece davacılar tarafından istinaf yoluna başvurulduğu, davalı idare tarafından istinaf yoluna başvurulmadığı, dolayısıyla mahkeme kararının davalı idare açısından kesinleştiği, istinaf başvurusu üzerine verilen kararın ise davalı yönünden yeni aleyhe sonuç doğuran bir durum meydana getirmediği anlaşıldığından, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının davalı idare tarafından temyizine ilişkin istemin incelenmesine olanak bulunmamaktadır. Davacının idarenin temyiz isteminin incelenmesi: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde; İdari dava türleri arasında; İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları olarak ifade edilmiştr. Dosyanın incelenmesinden; İstanbul ili, Şişli ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmaza komşu 2.170,00 m2 taşınmazın yeşil alan ve yol yapılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle 14/11/2013-14/11/2018 dönemi için 3.868.094,35 TL tutarlı ... tarih ve ... sayılı ecrimisil kıymet takdiri kararı ve ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesi ile14/11/2018-01/11/2019 dönemi için 1.031.620,71 TL tutarlı... tarih ve ... sayılı ecrimisil kıymet takdiri kararı ve ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle site yönetimi tarafından dava açıldığı, bağımsız bölüm maliki olan davacının da site yönetiminin bildirimi ile haberdar olması üzerine aynı işlemlerin iptali istemiyle dava açıldığı görülmüştür. Dava konusu 3.868.094,35 TL tutarlı ... tarih ve ... sayılı ecrimisil kıymet takdiri kararı ile ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin site yönetimine 14/03/2019 tarihinde tebliğ edildiği, dava konusu 1.031.620,71 TL tutarlı ...tarih ve ... sayılı ecrimisil kıymet takdiri kararı ile... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin site yönetimine 06/12/2019 tarihinde tebliğ edildiği, anılan işlemlerin iptali istemiyle yönetim tarafından süresinde dava açıldığı, site yönetiminin şifahen bilgilendirme yapması üzerine kat malikleri olan davacıların dava konusu işlemlerden haberdar olduğu, kendilerine ayrıca tebliğ edilmeyen işlemlerin bu aşamada davacıların hukuki durumunda etki doğurmasının söz konusu olmadığı anlaşılmıştır. Davacılar adına düzenlenip tebliğ edilen bir idari işlem bulunmadığı göz önüne alındığında, henüz tebliğ edilmeyen işlem ile kat malikleri arasında sıkı menfaat bağı bulunduğundan söz edilemeyeceği, dolayısıyla davacıların hak ve menfaatlerini etkileyen ortada hukuki denetimi yapılabilecek davacılar adına düzenlenip tebliğ edilen bir idari işlem olmadığından konusu bulunmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu durumda; işin esasına girilerek verilen Mahkeme kararına dair istinaf başvurularının reddine ilişkin İdare Dava Dairesinin temyize konu kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. . Davalı idarenin temyiz isteminin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, davacının temyiz isteminin KABULÜNE, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin... TL tutarlı kısmının BOZULMASINA, 3.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 4. Kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 04/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin 1/a bendinde; iptal davaları "idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalar" olarak tanımlanmakta; yargı kararlarında "menfaat" kavramının davacı ile iptalini istediği idari işlem arasındaki bağı, ilgiyi ifade ettiği belirtilmekte ve idari işlem ile dava açan kişi arasında meşru, güncel ve ciddi bir ilişki söz konusu ise, davada menfaat bağının bulunduğu kabul edilmekte; bunun dışında ayrıca sübjektif bir hakkın ihlâl edilmesi koşulu aranmamaktadır. İdari işlemler menfaatleri ihlal edilenler tarafından dava konusu edilebilirler. Davacının sitede kat maliki olduğu ve dava konusu işlem kendisine tebliğ edilmemiş ise de site yönetimince şifahen bilgilendirme yapılması üzerine haberdar edildiği anlaşılmıştır. Dava konusu ecrimisil bedelinin site yönetimi tarafından kat maliklerinden alınacak aidatlarla ödeneceği hususunun açık olduğu, dava konusu işlemle davacılar arasında yakın bir menfaat ilişkisinin bulunduğu, ortada davacıların hak ve güncel menfaatini etkileyen türde ve idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem bulunduğundan, işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, aksi yönde verilen çoğunluk kararına katılmıyoruz