TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ İKİNCİ BÖLÜM KARAR ÇAĞLAR YE ŞİLDAĞ BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2018/6904) Karar Tarihi: 8/9/2021 Başvuru Numaras ı: 2018/6904 Karar Tarihi : 8/9/2021 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI M. Emin KUZ Basri BA ĞCI Raportör : Fatma Burcu NACAR YÜCE Başvurucu : Çağlar YEŞİLDAĞ Vekili : Av. Ahmet AYAN I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru; boşanma davas ında esasl ı iddialar ın cevapland ırılmamas ı nedeniyle gerekç
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ İKİNCİ BÖLÜM KARAR ÇAĞLAR YE ŞİLDAĞ BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2018/6904) Karar Tarihi: 8/9/2021 Başvuru Numaras ı: 2018/6904 Karar Tarihi : 8/9/2021 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI M. Emin KUZ Basri BA ĞCI Raportör : Fatma Burcu NACAR YÜCE Başvurucu : Çağlar YEŞİLDAĞ Vekili : Av. Ahmet AYAN I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru; boşanma davas ında esasl ı iddialar ın cevapland ırılmamas ı nedeniyle gerekçeli karar hakk ının, dosyadaki delillere kar şı beyanda bulunma imkân ı tan ınmamas ı nedeniyle de silahlar ın eşitliği ve çelişmeli yarg ılanma ilkelerinin ihlal edildi ği iddialar ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 7/3/2018 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına gönderilmi ştir. III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formlar ı ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: 8. Başvurucu ile R.Y.Y. 2008 y ılında evlenmi şlerdir. 2012 y ılında bu evlilikten bir çocuk dünyaya gelmi ştir. Başvurucu aleyhine eski e şi taraf ından 2/10/2013 tarihinde şiddetli geçimsizlik sebebiyle bo şanma davas ı aç ılm ıştır. Başvuru Numaras ı: 2018/6904 Karar Tarihi : 8/9/2021 39. Eski e ş dava dilekçesinde; ba şvurucunun annesinin o ğluna aşırı düşkün biri olduğunu, evliliklerine çok müdahale etti ğini, başvurucunun annesi ile birlikte ya şama isteğini gizlemi ş olduğunu, evlendikten sonra bu durumu kabul ettirmeye çal ıştığını, başvurucunun annesinin evi ve maa şı olmas ına rağmen y ılın alt ı ay ı taraflar ın evlerinde kald ığını, başvurucunun kendisine a ğza al ınmayacak hakaretlerde bulundu ğunu, bebek ağlarsa uyuyamam diyerek evin küçük odas ını davac ı ve yeni do ğan bebek için haz ırlam ış olduğunu, aday memur olmas ına rağmen çocu ğuna bakabilmek için ücretsiz izin ald ığını ve çal ışmad ığını, başvurucunun kendisine '' Kızını da al git, çocuk olmasa çoktan senden boşanm ıştım.'' gibi sözler sarf etti ğini, G.Ö. ve S.A.n ın tan ık olarak dinlenmesini, boşanma davas ında müşterek çocu ğun velayetinin kendisine verilmesini, maddi ve manevi tazminat ile iştirak nafakas ına hükmedilmesini talep etmi ştir. Kocaeli 2. Aile Mahkemesinin 18/11/2014 tarihli karar ı ile taraflar ın boşanmas ına, müşterek çocu ğun velayetinin anneye verilmesine, ayl ık 900 TL nafaka ile daval ı başvurucu aleyhine 10.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminata hükmedilmi ştir. 10. Kararda davac ı tan ığının ''... daval ının annesinin o ğluna aşırı düşkün olmas ı ve taraflar ın evinde 6-7 ay kalmas ı ve gelinine olan antipatisi nedeniyle taraflar aras ında huzursuzluk ç ıktığını duyduğunu, taraflar aras ındaki sorunlar nedeniyle bar ıştırmak için gittiklerinde daval ının k ızınızı al ın gidin, çocuk olmasa zaten bo şard ım, dediğini...'' beyan etmesi, daval ı tan ıklar ının da ''...taraflar ın evliliklerindeki problemler nedeniyle evlilik terapistine gittiklerini daval ının anlatt ığını, daval ının annesinin taraflar ın müşterek hanesine geldiğini ancak sürekli mü şterek hanede kalmad ığını, Kocaeli'de k ız kardeşi ve onun çocuklar ının yan ında kald ığını, çocuk do ğduktan sonra çocu ğu bakmak için sürekli olara k taraflar ın müşterek hanesinde kald ığını, daval ının çocukla görü şemediğini...'', ''... daval ının annesinin taraflar ın evine k ış mevsiminde birkaç ayl ığına gittiğini ancak sebepsiz gitmediğini, bir k ış daval ı ameliyat oldu ğu için, bir k ış da daval ı Somali'ye göreve gitti ği için, bir k ışın da taraflar ın çocuklar ı olduğu için gitti ğini ancak gitti ğinde sadece taraflar ın müşterek hanesinde de ğil kardeşlerinde, karde şinin çocuklar ında da kald ığını, daval ının annesinde taraflar ın evinin anahtar ının olmad ığını, taraflar ın evlendikten sonra ilk üç ay daval ının annesi ile birlikte ya şadıklar ını, daha sonra evlerini ay ırdıklar ını, davac ının 1 Mart 2013 tarihinde evi terk etti ğini, taraflar ın o günden bu yana ayr ı olduklar ını, davac ının babas ının daval ıya "geri zekal ı herif salak salak konu şma" diye hakaret etti ğini, daval ının deniz yüzba şı olduğunu, davac ının ise avukat oldu ğunu, çocu ğun anne yan ında olduğunu, davac ının giderken alt ınlar ını valizine koydu ğunu...'' şeklinde beyanlar ının bulundu ğu söylenmiştir. Söz konusu hususlar ve di ğer deliller de ğerlendirilerek ba şvurucunun davac ı ile odalar ı ay ırdığı, evlilik birli ğinin görevlerini yerine getirmedi ği, geçimsizli ğe neden olan olaylarda kusurlu oldu ğu, davac ının ise kusurunun bulunmad ığı, evlilik birli ğinin temelinden sars ıldığı, bundan sonra bir araya gelip evlilik birli ğini devam ettirmelerinin mümkün olmad ığı, birbirlerine sayg ı ve sevgilerinin kalmad ığı belirtilmi ştir. 11. Taraflar bo şanma ve velayete ili şkin k ısım d ışındaki karar yönünden hükmü temyiz etmi ştir. Temyiz dilekçesinde davac ı, boşanma ve velayete ili şkin hükümler yönünden karar ın onanmas ını talep etmi ştir. Ayr ıca G.Ö. ve S.A.n ın tan ık olarak dinlenmesini istedi ği hâlde Mahkemece dinlenmedi ğini, başvurucu ile aras ındaki mesajla şmalar ın içeriğine ve bir kısım tan ık beyan ına gerekçeli kararda de ğinilmediğini, manevi tazminata hükmedilirken az kusurlu kabul edilmesinin çeli şkili olduğunu belirterek karar ın bozulmas ını istemiştir. 12. Temyiz dilekçesinde ba şvurucu; bo şanmay ı, davac ıya nafaka verilmemesini ve velayet ile ilgili hükümlerin onanmas ını istemiştir. Davac ı lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat ile yüksek i ştirak nafakas ında mali durumlar ın dikkate al ınmad ığını, tan ık Başvuru Numaras ı: 2018/6904 Karar Tarihi : 8/9/2021 4Ç.Y.nin beyanlar ının hatal ı değerlendirilerek kendisinin kusurlu kabul edildi ğini, davac ının evi terk etti ğini, daha sonra bir araya gelip aile terapistine gittiklerini, sonras ında beraber Çeşme'de bir gün tatil yapt ıklar ını, annesinin ortak karar ile mü şterek konuta ça ğrıldığını, bebeğin bak ımına ve ev i şlerine yard ım ettiğini, k ısa süreliğine yanlar ında kald ığını, davac ının ve babas ının kendisine hakaret etti ğini, davac ının kusurlu oldu ğunu belirterek kusur, maddi ve manevi tazminat ile i ştirak nafakas ı yönünden karar ın bozulmas ını istemiştir. 13. Yarg ıtay 2. Hukuk Dairesi 22/10/2015 tarihinde davac ı kad ının tahkikattan önce bildirmiş olduğu ve aç ıkça vazgeçmedi ği tan ıklar ı G.Ö. ve S.A.n ın dinlenilmeden, eksik inceleme ile hüküm tesis edildi ği gerekçesiyle karar ı bozmuştur. 14. Mahkemece 10/5/2016 tarihli duru şmada dinlenen davac ı tan ığı S.A.n ın beyan ı şöyledir: '' Evlendikten sonra da arkada şımla düzenli olarak görü ştüm. Evlilikleri bildi ğim kadar ıyla kay ınvalidesinin neredeyse senenin yar ısını [R.] larda geçirmesi sebebiyle sorunluydu. O zamanlar benim gördü ğüm kadar ıyla sanki evin sahibi [R.] nın kay ınvalidesiydi. Anne o ğul adeta davac ı arkadaşıma yabanc ı muamelesi yap ıyorlard ı. Çocuk dünyaya geldikten sonra sorunlar hepten artt ı. Ben ziyaretlerine gitti ğimde [R.] çocukla ba şka odada kal ıyordu. Zira yat ılı kald ım. Bu durumu do ğru bulmad ım. [R.] doğum sonras ı ilgiye ihtiyac ı olduğu halde ben ayr ı kalmalar ını yanl ış bulunca aman kay ınvalidem duymas ın tats ızlık ç ıkmas ın diyerek adeta ürktü. Daha sonra kay ınvalidesine durumu dile getirdi. O da o ğlunun en ufak sesten uykusunun bölündü ğünü bunun i şine olumsuz aksettiğini bu sebeple ayr ı odalarda kald ıklar ını olağan bir şeymiş gibi savundu. Sabah yine anne oğul kahvalt ılar ını yapt ılar. Baba ne çocu ğunu ne e şini görmedi bile. Davac ı arkadaşımı adeta d ışlam ışlard ı. Bak ıcı pozisyonundayd ı, ayr ıldıklar ından sonra da daval ı baba çocu ğunu aramad ı. Daval ının annesinin anahtar ı vard ı. İstediği gibi girip ç ıkıyordu . Düğünden bir hafta sonra tak ılan tak ılar ı salon masraflar ı için bozdurduklar ını biliyorum. Ayr ıca tak ılardan sadece annesinden kalan hat ıra niteliğindeki küpe, yüzük ve dü ğünde tak ılan seti [R.]'ya kalm ıştı, dedi. Soruldu; ben aldatma ve dövmesini görmedim ancak yanlar ında bulundu ğum sürede daval ı kocan ın kar ısına saçma sapan konu şma, salak salak konu şma, gerizekal ı şeklinde sözler söyledi ğini duydum. Ben birden çok kez e şimle de taraflar ın müşterek evine geldim. Diğer geldiğim seferlerde de kay ınvalide yanlar ındayd ı. Yat ılı kald ığım yukar ıdaki olayda anahtar ı kay ınvalide de gördüm. Eve kendisi kap ı aç ıp gelmişti. Diğer seferlerde kay ınvalideyi kap ı aç ıp eve geldi ğini görmedim zira ak şam gelip gece döndük. Ya da sabah erken döndük, dedi. Soruldu: do ğumdan sonra davac ı aday memur oldu ğu için bir buçuk ay kada r kay ınvalide ile dönü şümlü bakt ılar, daha sonra arkada şım ücretsiz izin ald ı, beni m gördüğüm [R.] çocuğuna bak ıyordu, kay ınvalide de o ğlu Çağlar'a bak ıyordu, dedi.'' 15. Bozmaya uyan Mahkeme taraf ından tan ıklar dinlenmi ş; 15/6/2016 tarihli kararla başvurucu aleyhine 20.000 TL maddi, 15.000 TL manevi tazminata hükmedilmi ştir. Ayr ıca dava tarihinden geçerli olmak üzere mü şterek çocuk için ayl ık 900 TL tedbir nafakas ının başvurucudan al ınarak davac ıya verilmesine, karar kesinle ştikten sonra i ştirak nafakas ı olara k devam ına ve fazlaya ili şkin talebin reddine karar verilmi ştir. Karar ın gerekçesinin ilgili k ısm ı şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2018/6904 Karar Tarihi : 8/9/2021 5" ... Mahkememizce dinlenen tan ık beyanlar ı değerlendirildi ğinde; daval ı erkek e şin annesinin taraflar ın ortak ya şamlar ına müdahale etti ği, Torbal ı Aile Mahkemesi'nin 2014/46 say ılı talimat evrak ı ile dinlenen davac ı tan ığı; taraflar ın 2008 y ılında evlendiklerini, 1,5 ya şında bir k ızlar ı olduğunu, daval ının annesinin o ğluna aşırı düşkün olmas ı ve taraflar ın evinde 6-7 ay kalmas ı ve gelinine olan antipatisi nedeniyle taraflar aras ında huzursuzluk ç ıktığını duyduğunu, taraflar aras ındaki sorunlar nedeniyle bar ıştırmak için gittiklerinde daval ının k ızınızı al ın gidin, çocuk olmasa zaten bo şard ım, dediğini; Denizli Aile Mahkemesi taraf ından al ınan beyanda daval ı tan ığının davac ının babas ının daval ıya "geri zekal ı herif salak salak konu şma" diye hakaret etti ğini, dosya kapsam ından daval ının davac ı ile odalar ı ay ırdığı, birlik görevlerini yerine getirmedi ği, geçimsizlikte kusurlu oldu ğu anlaşılmakla daval ının kusurunun daha fazla oldu ğu kan ısına var ılmıştır. Maddi Tazminat: TMK 174/1. maddesi, 'mevcut veya beklenen bir menfaati bo şanma yüzünden zedelenen kusursuz veya az kusurlu taraf ın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilece ğini" öngörmü ştür. Boşanmayla davac ı en az ından diğerinin maddi desteğini yitirmi ştir. Bu nedenle taraflar ın sosyal ve ekonomik durumlar ı ile kusurlar ı ve hakkaniyet ilkesi göz önünde bulundurularak davac ı lehine maddi tazminata hükmedilmi ştir. Manevi Tazminat: TMK174/2. maddesi, "bo şanmaya sebebiyet vermi ş olan olaylar yüzünden ki şilik haklar ı sald ırıya uğrayan taraf ın, kusurlu olandan manevi tazmina t isteyebilece ğini" öngörmü ştür. Dosya kapsam ından, evlilik birli ğinin temelinden sars ılmas ına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davac ının ağır ya da e şit kusurlu olmad ığı, bu olaylar ın kişilik haklar ına sald ırı oluşturduğu anlaşılmaktad ır. Bu nedenl e taraflar ın sosyal ve ekonomik durumlar ı, tazminata esas olan eylemlerin a ğırlığı özellikl e kocan ın sözlü ve psikolojik bask ı gösteren davran ışı ile hakkaniyet kurallar ı göz önünde bulundurularak davac ı lehine manevi tazminata hükmedilmi ştir. Nafaka Yönünden: Davac ı hazine avukat ıdır. Daval ı ise TSK'da görevli subayd ır. TMK md. 169 uyar ınca tedbir nafakas ına hükmedilmi ştir. Taraflar ın ortak 1 çocu ğu bulunmaktad ır. Taraflar ın sosyal ve ekonomik durumlar ı gözetilerek hüküm f ıkras ında belirtilen nafakan ın ödenmesine karar vermek gerekmi ştir. '' 16. Karar taraflarca temyiz edilmi ştir. Temyiz dilekçesinde ba şvurucu, aleyhine beyan veren tan ıklar ın davac ının yak ın arkada şlar ı olduğunu, yanl ı şekilde beyan verdiklerini, davac ı taraf ından 15/6/2016 tarihli duru şma öncesi 14/6/2016 tarihinde Mahkemeye dilekçe ile ekran görüntüleri ve foto ğraflar sunularak sadakatsizlik iddias ında bulunuldu ğunu ancak bunun do ğru olmad ığını bu hususa ili şkin savunma haz ırlamak için kendisine süre verilmedi ğini, davac ının iddialar ı kapsam ında ayn ı celsede karar verildi ğini, boşanma aşamas ında şimdiki eşiyle birlikte ya şadığı iddialar ının as ılsız olduğunu, aldatma iddias ının tesiri alt ında kalarak tazminat miktar ını art ıran hâkimin, 15 Temmuz darbe teşebbüsünden sonra Fetullahç ı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yap ılanmas ı (PDY) içinde yer ald ığı iddias ıyla görevden el çektirildi ğini, gerekçeyi ba şka hâkimin yazd ığını, bu durumun gerekçeye yans ıtılmad ığını, kusur tespitinin do ğru yap ılmad ığını ve daha önceki iddialar ını da yineleyerek karar ın bozulmas ını istemiştir. 17. Temyiz dilekçesinde davac ı taraf; başvurucunun dört y ıldır öz k ızını görmediğini, birlikte ya şadığı kişi ile başvurucunun kendisini terke zorlad ığını, evi terk etmedi ğini, boşand ıktan k ısa bir süre sonra da ba şvurucunun evlendi ğini ileri sürerek karar ın onanmas ını Başvuru Numaras ı: 2018/6904 Karar Tarihi : 8/9/2021 6talep etmi ştir. An ılan karar, Dairenin 14/6/2017 tarihli karar ıyla onanm ış; 11/1/2018 tarihli karar ıyla da karar düzeltme talebinin reddine karar verilerek ayn ı tarihte kesinle şmiştir. 18. Ret karar ı 9/2/2018 tarihinde ba şvurucuya tebli ğ edilmiş, 7/3/2018 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunulmu ştur. IV. İLGİLİ HUKUK 19. 22/11/2001 tarihli ve 4721 say ılı Türk Medeni Kanunu nun 174. maddesi şöyledir: Mevcut veya beklenen menfaatleri bo şanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir. Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden ki şilik hakk ı sald ırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesin i isteyebilir. V.İNCELEME VE GEREKÇE 20. Anayasa Mahkemesinin 8/9/2021 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gere ği düşünüldü: A. Gerekçeli Karar Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 1. Başvurucunun İddialar ı 21. Başvurucu, aleyhine belirlenen tazminat miktar ının bozma ilam ı sonras ı verilen hükümde hangi ilave kusur nedeniyle art ırıldığı hususunda gerekçeli kararda aç ıklama yap ılmad ığını belirterek gerekçeli karar hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. 2. Değerlendirme 22. Anayasa'n ın 36. maddesinin birinci f ıkras ında, herkesin adil yarg ılanma hakk ına sahip oldu ğu belirtilmi ş ancak aç ıkça gerekçeli karar hakk ından söz edilmemi ştir. Bununla birlikte Anayasa'n ın 36. maddesine " ...adil yarg ılanma " ibaresinin eklenmesine ili şkin gerekçede, Türkiye'nin taraf oldu ğu uluslararas ı sözleşmelerce de güvence alt ına al ınan adil yarg ılama hakk ının madde metnine dâhil edildi ği vurgulanm ıştır. Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi'nin 6. maddesinin (1) numaral ı fıkras ındaki hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ının kapsam ına gerekçeli karar hakk ının da dâhil oldu ğu Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesinin (A İHM) birçok karar ında vurgulanm ıştır. Dolay ısıyla Anayasa n ın 36. maddesinde düzenlenen adil yarg ılanma hakk ının gerekçeli karar hakk ı güvencesini de kapsad ığının kabul edilmesi gerekir ( Abdullah Topçu, B. No: 2014/8868, 19/4/2017, 75). 23. Anayasa'n ın 141. maddesinin üçüncü f ıkras ında da Bütün mahkemelerin her türlü kararlar ı gerekçeli olarak yaz ılır. denilerek mahkemelere kararlar ını gerekçeli yazma yükümlülü ğü yüklenmi ştir. Anayasa n ın bütünlü ğü ilkesi gere ği an ılan Anayasa kural ı da gerekçeli karar hakk ının değerlendirilmesinde gözönünde bulundurulmal ıdır (Abdullah Topçu, 76). Başvuru Numaras ı: 2018/6904 Karar Tarihi : 8/9/2021 724. Gerekçeli karar hakk ı, kişilerin adil bir şekilde yarg ılanmalar ını sağlamay ı ve denetlemeyi amaçlamakta; taraflar ın muhakeme s ıras ında ileri sürdükleri iddialar ın kurallar a uygun biçimde incelenip incelenmedi ğini bilmeleri ve ayr ıca demokratik bir toplumda, kendi adlar ına verilen yarg ı kararlar ının sebeplerini toplumun ö ğrenmesinin sa ğlanmas ı için de gerekli görülmektedir ( Sencer Ba şat ve diğerleri [GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, 31, 34). 25. Mahkemelerin an ılan yükümlülü ğü, yarg ılamada ileri sürülen her türlü iddia ve savunmaya karar gerekçesinde ayr ıntılı şekilde cevap verilmesi gerekti ği şeklinde anlaşılamaz. Ancak derece mahkemeleri, kendilerine sunulan tüm iddialara cevap vermek zorunda de ğilseler de ( Yasemin Ek şi, B. No: 2013/5486, 4/12/2013, 56) davan ın esas sorunlar ının incelenmi ş olduğu gerekçeli karardan anla şılmal ıdır. 26. Bir kararda tam olarak hangi unsurlar ın bulunmas ı gerektiği davan ın niteliğine ve koşullar ına bağlıdır. Muhakeme s ıras ında aç ık ve somut bir biçimde öne sürülen iddia ve savunmalar ın davan ın sonucuna etkili olmas ı, başka bir deyi şle davan ın sonucunu değiştirebilecek nitelikte bulunmas ı hâlinde davayla do ğrudan ilgili olan bu hususlara mahkemelerce makul bir gerekçe ile yan ıt verilmesi gerekir ( Sencer Ba şat ve diğerleri , 35). 27. Aksi bir tutumla mahkemenin davan ın sonucuna etkili oldu ğunu kabul etti ği bir husus hakk ında ilgili ve yeterli bir yan ıt vermemesi veya yan ıt verilmesini gerektiren usul ya da esasa dair iddialar ın cevaps ız b ırak ılm ış olmas ı hak ihlaline neden olabilecektir ( Sencer Başat ve diğerleri , 39). 28. Öte yandan temyiz merciinin yarg ılamay ı yapan mahkemenin karar ını uygun bulmas ı hâlinde bunu ya ayn ı gerekçeyi kullanarak ya da bir at ıfla karar ına yans ıtmas ı yeterlidir. Burada önemli olan husus, temyiz merciinin bir şekilde temyizde dile getirilmi ş ana unsurlar ı inceledi ğini, derece mahkemesinin karar ını inceleyerek onad ığını ya da bozduğunu göstermesidir ( Yasemin Ek şi, 57). 29. Somut olayda, Mahkemece verilen 18/11/2014 tarihli karara kar şı davac ı taraf ından taraflar ın ekonomik ve sosyal durumuna göre hükmedilen maddi, manevi tazminat ve nafaka miktar ının az oldu ğu ileri sürülerek karar ın temyiz edildi ği, Yarg ıtay taraf ından eksik ara ştırma yap ıldığı gerekçesiyle hükmün bozuldu ğu, Mahkemenin eksik tan ıklar ı dinleyerek yeniden kusur durumunu takdir etti ği ve tazminat miktar ını art ırdığı anlaşılmaktad ır. Yarg ılama sürecinde bozma öncesi verilen kararda hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlar ı kesinleşmemiştir. Mahkeme dinlenilmeyen tan ıklar ın beyan ını alarak yeniden kusur de ğerlendirmesi yapmak suretiyle tazminat miktarlar ını art ırm ış ve buna ilişkin ''... taraflar ın ekonomik sosyal durumlar ı tazminata esas olan eylemlerin a ğırlığı özellikle kocan ın sözlü ve psikolojik bask ı gösteren davran ışlar ı ile hakkaniyet kurallar ı göz önünde bulundurularak ...'' şeklinde aç ıklama yapm ıştır. Dolay ısıyla tazminat art ırımına ilişkin kararda gerekçe bulunmad ığı ileri sürülemez. 30. Buna göre yarg ılamada tazminat miktarlar ının art ırılmas ına ilişkin makul ve kabul edilebilir ölçüde gerekçe sunularak sonuca ula şıldığı anlaşılm ıştır. Bu hâle göre gerekçeli karar hakk ına yönelik bir ihlal bulunmad ığının aç ık olduğu anlaşılmaktad ır. 31. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurunun bu k ısm ının diğer kabul edilebilirlik koşullar ı yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle kabu l edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekir. Başvuru Numaras ı: 2018/6904 Karar Tarihi : 8/9/2021 8B. Silahlar ın Eşitliği ve Çelişmeli Yarg ılama İlkesinin İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 1. Başvurucunun İddialar ı 32. Başvurucu; dosyaya sonradan sunulan delillere kar şı beyanda bulunma imkân ı tan ınmad ığını, kusur hesab ını etkileyece ği aşikâr olan aldatma iddias ını 15/6/2016 tarihli karar duru şmas ında öğrendiğini, bu iddiaya kar şı beyanda bulunma talebinin dikkate alınmad ığını, süre verilmedi ğini belirterek silahlar ın eşitliği ve çelişmeli yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. 2. Değerlendirme 33. Anayasa n ın Hak arama hürriyeti kenar ba şlıklı 36. maddesinin birinci fıkras ı şöyledir: "Herkes, me şru vas ıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yarg ı mercileri önünde davac ı veya daval ı olarak iddia ve savunma ile adil yarg ılanma hakk ına sahiptir." 34. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un 48. maddesinin (2) numaral ı fıkras ında aç ıkça dayanaktan yoksun ba şvurular ın Anayasa Mahkemesince kabul edilemezli ğine karar verilebilece ği belirtilmiştir. Bu ba ğlamda ba şvurucunun ihlal iddialar ını kan ıtlayamad ığı, temel haklara yönelik bir müdahalenin olmad ığı veya müdahalenin me şru olduğu aç ık olan ba şvurular ile karmaşık ya da zorlama şikâyetlerden ibaret ba şvurular aç ıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir ( Hikmet Balabano ğlu, B. No: 2012/1334, 17/9/2013, 24). 35. Anayasa'n ın 36. maddesi uyar ınca herkes iddia, savunma ve adil yarg ılanma hakk ına sahiptir. Anayasa'n ın an ılan maddesinde adil yarg ılanma hakk ından ayr ı olarak iddia ve savunma hakk ına birlikte yer verilmesi, taraflara iddia ve savunmalar ını mahkeme önünde dile getirme f ırsat ı tan ınmas ı gerektiği anlam ını da içermektedir ( Mehmet Fidan , B. No: 2014/14673, 20/9/2017, 37). 36. Diğer yandan Anayasa'n ın 36. maddesine adil yarg ılanma ibaresinin eklenmesine ili şkin gerekçede, Türkiye'nin taraf ı olduğu uluslararas ı sözleşmelerce de güvence alt ına al ınan adil yarg ılama hakk ının madde metnine dâhil edildi ği vurgulanm ıştır. Nitekim Anayasa Mahkemesi de Anayasa n ın 36. maddesi uyar ınca inceleme yapt ığı birçok karar ında, AİHM içtihad ıyla adil yarg ılanma hakk ının kapsam ına dâhil edilen silahlar ın eşitliği ilkelerine Anayasa n ın 36. maddesi kapsam ında yer vermektedir. Bu itibarla an ılan ilkenin adil yarg ılanma hakk ının kapsam ve içeri ğine dâhil oldu ğu sonucu ortaya çıkmaktad ır. An ılan ilkeye uygun yürütülmeyen bir yarg ılaman ın hakkaniyete uygun olmas ı olanakl ı değildir ( Mehmet Fidan , 38). 37. Silahlar ın eşitliği ilkesi, davan ın taraflar ının usule ili şkin haklar bak ımından ayn ı koşullara tabi tutulmas ı ve taraflardan birinin di ğerine göre daha zay ıf bir duruma düşürülmeksizin iddia ve savunmalar ını makul bir şekilde mahkeme önünde dile getirme fırsat ına sahip olmas ı anlam ına gelir ( Yaşasın Aslan, B. No: 2013/1134, 16/5/2013, 32). Bu usul güvencesi gere ğince uyuşmazl ığın her iki taraf ına da savunmas ının temel dayana ğı olan delilleri sunma imkân ı tan ınmas ını kapsamaktad ır (Yüksel Hançer, B. No: 2013/2116, 23/1/2014, 18). Başvuru Numaras ı: 2018/6904 Karar Tarihi : 8/9/2021 938. Silahlar ın eşitliği ilkesi kapsam ında yap ılacak inceleme, ba şvuru konusu yarg ılaman ın bir bütün olarak adil olup olmad ığının değerlendirilmesidir ( Yüksel Hançer , 19). 39. Silahlar ın eşitliği ilkesinin tamamlay ıcısı olan çeli şmeli yarg ılama ilkesi, kural olarak bir hukuk ya da ceza davas ında tüm taraflara, gösterilen kan ıtlar ve sunulan görü şler hakk ında bilgi sahibi olma ve bunlarla ilgili görü ş bildirebilme imkân ı vermektedir. Bu çerçevede ba şvuranlar ın bilirkişi raporunun sonucuna itiraz edememesi ya da delillerle ilgili görüş bildirmelerine f ırsat verilmemesi çeli şmeli yarg ılama ilkesinin ihlali olarak değerlendirilebilmektedir ( Hüseyin Sezen , B. No: 2013/1793, 18/9/2014, 38). 40. Hakkaniyete uygun yarg ılanman ın temel unsurlar ı, yarg ılaman ın çelişmeli olmas ı ve taraflar aras ında silahlar ın eşitliğinin sağlanmas ıdır. An ılan ilkelere uygun yürütülmeyen bir yarg ılaman ın hakkaniyete uygun olmas ı olanakl ı değildir. Ancak silahlar ın eşitliği ve çelişmeli yarg ılama ilkeleri uyar ınca taraflara delillerini sunma ve inceletme noktas ında uygun imkânlar ın tan ınıp tan ınmad ığı yarg ılaman ın bütünü nazara al ınarak değerlendirilecektir. Anayasa Mahkemesinin bireysel ba şvuru kapsam ındaki görevi, somut olay ın usul kurallar ına uygunlu ğunu denetlemek de ğil adil yarg ılanma hakk ı kapsam ındaki güvencelerin somut olayda ihlal edilip edilmedi ğini yarg ılaman ın bütünü ışığında denetlemektir ( Fazl ı Celep , B. No: 2015/1025, 21/3/2018, 25). 41. Genel anlamda hakkaniyete uygun bir yarg ılaman ın yürütülebilmesi için silahlar ın eşitliği ilkesi ışığında taraflara delillerini sunma, inceletme noktas ında uygun imkânlar ın tan ınmas ı ve yarg ılamaya etkin kat ılımlar ının sağlanmas ı gerekir. Bu anlamda delillere ili şkin dengesizlik veya hakkaniyetsiz olma iddialar ı da yarg ılaman ın bütünü kapsam ında değerlendirilecektir. Ceza davalar ı ile medeni hak ve yükümlülüklere ili şkin davalar ın usul kurallar ı da dâhil olmak üzere yarg ılaman ın tüm aşamalar ında silahlar ın eşitliği ilkesinin güvence alt ına al ınarak adil yarg ılanma hakk ının korunmas ı hukuk devleti olman ın bir gere ğidir ( Mustafa Kupal, B. No: 2013/7727, 4/2/2016, 50-52). 42. Başvurucu somut davada, davac ı taraf ından sonradan sunulan delile kar şı beyanda bulunma ve kar şı delil sunma hakk ı tan ınmadan yarg ılaman ın sona erdirilmesi nedeniyle silahlar ın eşitliği ilkesinin ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. Mahkemenin gerekçeli karar ında, davac ı taraf ından sonradan dosyaya sunulan aldatma iddias ı ile ilgili herhangi bir değerlendirme yap ılmad ığı, başka bir ifadeyle sadakatsizlik olgusunun taraflar ın kusurunun belirlenmesinde dikkate al ınmad ığı anlaşılmaktad ır. Dolay ısıyla başvurucuya söz konusu meseleyle ilgili beyanda bulunma ve kar şı delil sunma hakk ı tan ınmamas ı silahlar ın eşitliği ilkesinin bir unsuru olan taraflar ın usule ili şkin haklarda e şit koşullara tabi tutulmas ı yönüyle başvurucuyu di ğer tarafa kar şı zay ıf duruma dü şürmemiştir. 43. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurunun bu k ısm ının diğer kabul edilebilirlik koşullar ı yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle kabu l edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. 1. Gerekçeli karar hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDU ĞUNA, Başvuru Numaras ı: 2018/6904 Karar Tarihi : 8/9/2021 102. Silahlar ın eşitliği ve çelişmeli yarg ılama ilkesinin ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDU ĞUNA, B. Yarg ılama giderlerinin ba şvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 8/9/2021 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Başkan Üye Üye Kadir ÖZKAYA Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI Üye Üye M. Emin KUZ Basri BA ĞCI