(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/14094 E. , 2012/6349 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 02/09/1995 tarihinden itibaren geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitiyle, işçilik alacaklarının tahsili davasının yapılan yargılamasın sonunda; ilamda yazılı nedenlerle, davanın kısmen kablüne ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi ve davalılardan ... Un San. Tic. A.Ş. Vekilince de duruşma tale…
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/14094 E. , 2012/6349 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 02/09/1995 tarihinden itibaren geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitiyle, işçilik alacaklarının tahsili davasının yapılan yargılamasın sonunda; ilamda yazılı nedenlerle, davanın kısmen kablüne ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi ve davalılardan ... Un San. Tic. A.Ş. Vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabii olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17/04/2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılardan ... Un San. Tic. A.Ş. Vekili Avukat ... ile karşı taraf vekili Avukat ... geldiler. Davalılardan Kurum adına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak hazı bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıda karar tespit edildi. K A R A R Sigortalılığa ilişkin “hizmet tespiti” davaları, Sosyal Güvenlik hakkına ilişkin olarak ortaya çıkan davalardır. Yasal dayanağını 506 sayılı Yasanın 6. ve 79/10. (5510 sayılı yasa açısından ise 86/9. ) maddelerinden almaktadır. Sözü edilen 6.madde de, çalıştırılanların, işe alınmaları ile kendiliğinden sigortalı olacakları, sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği belirtilmiştir. Anılan yasanın 79/10. maddesinde ise, sigortalıların, çalışmalarının tespiti ile ilgili dava açabilecekleri hükme bağlanmıştır. Bu bakımdan, hizmet tespitine ilişkin davalar sosyal güvenlik hakkı ve kamu düzeni ile ilgili olup, kişi iradesi belirleyici etkiye sahip değildir. İçerisinde bulunduğu yasal statünün belirlediği durum doğrudan dikkate alınır. Bu nedenle hakim, kendiliğinden araştırma yapma yetkisine sahiptir. Bu yetki kapsamında, gerektiğinde tanık ve diğer deliller yoluyla doğrudan gerçeği bulma yükümü bulunmaktadır. İşçilik haklarına ilişkin davalar ise, 4857 sayılı yasadan kaynaklanmaktadır. Bu tür davalar, kişi iradesine önemli rol verilip, taraf anlaşmalarına geçerlilik tanınan, alacak ve tazminat türünde olan davalardır. Taraflar bu tür haklarından her zaman vazgeçebilir. Bu nedenle hakim, kendiliğinden araştırma yapmaz. Tarafların bildirdiği deliller dışında delil toplanması da olanaklı değildir. Kaldı ki, SGK nun bu davalarda davalı sıfatı bulunmamaktadır. Bu durumda, her iki dava türünün, taraflarının statüsü, hakimin delil araştırma bakımından kendiliğinden hareket etmesi, taraf iradelerine atfedilen rol, dava konusu edilen haktan vazgeçilip vazgeçilememesi gibi yönlerden yasal konumları birbirinden tamamen farklıdır. Her iki dava türünün birlikte görülmesi durumunda; davanın birinde birkısım