22. Hukuk Dairesi 2017/33694 E. , 2017/10991 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli bir neden bulunmaksızın 11.12
**22. Hukuk Dairesi 2017/33694 E. , 2017/10991 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli bir neden bulunmaksızın 11.12.2013 tarihinde belirli süreli iş sözleşmesinin sona ermesi gerekçesiyle feshedildiğini öne sürerek feshin geçersizliğinin tespitine, davacının işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Savunmasının Özeti: Davalı vekili, davacı ile imzalanan iş sözleşmesinin belirli süreli olduğundan davacı hakkında işe iade hükümlerinin uygulanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, fesih bildiriminin davacı tarafça öğrenildiği tarihin araştırılması ve davanın süresinde açılıp açılmadığının belirlenmesine yönelik bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın 10.01.2014 tarihinde ikame edildiği, fesih tarihinden itibaren 1 aylık süre dolmadan davanın yasal süresi içinde açıldığı ve feshin geçerli bir nedeni bulunmadığı gerekçesiyle davacının işe iadesine karar verilmiştir. Temyiz: Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Gerekçe: Taraflar arasında davacının şahsi dosyasında yer alan 20.11.2013 tarihli gizli ibareli ve iş sözleşmesinin 11.12.2013 tarihinde süresinin dolacağı, sözleşmenin 1. maddesinde belirtildiği şekilde sona ereceği ve devam etmeyeceğini hatırlatır yazının davacıya tebliğ edilmediği, edilmiş ise tarihi ve buna göre 10.01.2014 tarihinde açılan davanın süresinde açılıp açılmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, re'sen dikkate alınması gerekir. İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikayet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır. İş sözleşmesinin önel verilerek feshi halinde, dava açma süresi önelin sona ereceği tarihte değil, işverenin fesih bildirimini tebliğ ettiği tarihten başlar. Somut uyuşmazlıkta, davalı bankanın şubesinde müdür olarak çalışan davacı, iş akdine 11.12.2013 tarihinde son verildiğini öne sürmekte, davalı banka ise iş akdine son verileceğinin davacıya 20.11.2013 tarihindeki iç yazışma ile bildirildiğini, 20.11.2013 tarihinden itibaren de davacının idari izinli olduğunu yerine vekil şube müdürü görevlendirildiğini savunmaktadır. Dosya içeriğine göre, her ne kadar davacıya gönderilen feshi bildirir e-mailin davacı tarafından okunup okunmadığı teknik olarak belirlenememiş ise de; iş sözleşmesinin süre bitiminde sona ereceği ve süre bitim tarihine kadar izinli olduğuna yönelik e-mail, davacının e-mail adresine 20.11.2013 tarihinde saat 15.45.48 de gönderilmiş, davacının bilgisayar açılış kapanış kayıtlarına göre davacı 16.04.59 da bilgisayarını kapatarak çıkış yapmıştır. İnsan Kaynakları Müdürü, 20.11.2013 tarihinde tüm Genel Müdür Yardımcılarına mail göndererek davacının 21.11.2013 tarihi itibariyle izne ayrıldığını, 11.12.2013 tarihinde de görevden ayrılacağını, 25.11.2013 tarihi itibariyle ... Şubesi Ticari Pazarlama Yönetmeni ...'un yerine vekalet etmeye başlayacağını, Pazartesi günü banka geneline duyuru yapılacağını bildirmiştir. 29.11.2013 tarihli e-mail ile ise tüm bankaya davacının görevden ayrılacağı ve yerine bahsedilen kişinin vekalet edeceği duyurulmuştur. 25.11.2013 tarihli işyeri giriş bildirgesinden, davalı banka tarafından vekil müdürün davacı yerine şubede çalışmaya başladığının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiği anlaşılmaktadır. Davacı tanık bildirmemiş, davalı tanığı İnsan Kaynakları Yönetmen Yardımcısı ise, iç yazışma şeklindeki fesih bildirimini hazırlayan kişi olup içeriğini 20.11.2013 tarihinde davacıya bildirildiğini doğrulamıştır. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacının 20.11.2013 tarihinde kendisine gelen e-mailden sonra bilgisayarını kapatarak işyerinden ayrıldığı anlaşıldığından feshin davacı tarafça 20.11.2013 tarihinde öğrenildiğinin kabulü gerekir. Dava ise 10.01.2014 tarihinde açılmıştır. Bildirim tarihine göre davanın bir aylık dava açma süresi geçtikten sonra açıldığı anlaşılmaktadır. Dava hak düşürücü süre içinde açılmamıştır. Davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır. 4857 sayılı Kanun'un 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 31,40 karar ve ilam harcından, peşin alınan 25,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 6,20 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 1.120,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 1.980,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.05.2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.