(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/4802 E. , 2007/6063 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 16.10.1997 gününde verilen dilekçe ile kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine bozma ilamına da uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 05.07.2000 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin ka…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/4802 E. , 2007/6063 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 16.10.1997 gününde verilen dilekçe ile kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine bozma ilamına da uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 05.07.2000 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_K A R A R\_ Dava, yüklenicinin temliki ile kazanılan kişisel hakka dayalı tapu kayıt iptal ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece iddia yazılı delille kanıtlanmadığından, sözedilerek dava reddedilmiş, Hükmü davacı temyiz etmiştir. Gerçekten, Borçlar Kanunun 163. maddesi hükmünce temlikin geçerli olması yazılı yapılması şartına bağlıdır. Somut olayda ise, tarihsiz, yüklenici şirketin başlığını taşıyan fotokopi belgeye dayanılmış, mahkemece istenmesine rağmen belge aslı davacı tarafından dosyaya sunulamamıştır. Dayanılan fotokopi belgeden yüklenicinin diğer davalı arsa sahibi ile düzenlediği arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesiyle yapımını üstlendiği 14 parsel üzerindeki binanın birinci kat 6 numaralı bağımsız bölümünü davacı ...’ye sattığı görülmektedir. Yüklenici arsa sahibi ile olan sözleşmeyle kazandığı kişisel hakkı doğrudan ona karşı ileri sürebileceği gibi bu hakkı yazılı olmak koşulu ile ve arsa sahibinin rızası aranmaksızın üçüncü bir kişiye de devredebilir. Ancak az yukarıda söz edildiği üzere alacağın temliki işleminin yazılı yapılması zorunludur. Eldeki davada başlangıçta yüklenici duruşmalara katılarak savunmada bulunmamış, ölümünden sonra davaya katılmaları sağlanan mirasçıları ise, miras bırakanlarının davacının satış yaptığına inanmadıklarını, aynı bağımsız bölümün başkalarına da satıldığını savunmuştur. Yüklenici mirasçılarının davacının dayandığı fotokopi satış senedindeki miras bırakanlarının imzasına veya fotokopi belge metnine karşı yönelttikleri bir itirazı yoktur. Satış işlemine soyut nedenlerle karşı çıkmışlardır. Böyle olunca davalı yüklenicinin imzasını taşıyan ve metnine itiraz edilmeyen davacının dayandığı fotokopi senet usul hukuku açısından yazılı belge olarak kabul edilmelidir. Mahkemece imza ve içeriğinde çekişme çıkmayan fotokopi senet aslının davacıdan ısrarla istenmesi gereksiz bir işlemdir. Mahkemece; davacı, temellük ettiği hakkı yazılı delille kanıtladığından çekişmenin esasının incelenerek bir hükme bağlanması yerine davanın yazılı bazı gerekçelerle reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. Kabule göre de; 4077 sayılı kanunun 23. maddesi hükmünce Tüketici Mahkemeleri nezdinden tüketiciler tarafından açılacak davaların harçtan muaf olduğu göz ardı edilerek davacı tüketiciye harç yükletilmesi de yanlıştır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 22.05.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.