12. Ceza Dairesi 2021/1534 E. , 2025/4051 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/919 E., 2016/1138 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkı
**12. Ceza Dairesi 2021/1534 E. , 2025/4051 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/919 E., 2016/1138 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğine, yetkili kişileri görevlendirdiğine, kazanın meydana gelmesinde asıl kusurlu olan kuşunun ölen işçi olduğuna, sanığın asli kusurlu olarak kabulünün mümkün olmadığına, müştekilerin zararlarının sanık tarafından karşılandığına, kusur oranının kesin olarak belirlenmediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; ölen ...'un ... Tekstil İnşaat Limited Şirketi tarafından yapılan inşaatta sigortalı işçi olarak çalıştığı, olay tarihinde ölenin inşaat şantiyesinde kolona dayalı vaziyette bulunan, 125x250 cm ebatlarındaki playwood tabir edilen tahtaları, bulunduğu yerden vincin alacağı yere doğru istiflediği sırada, tahtaların üzerine doğru devrilmesi sonucunda tahtaların altında kaldığı ve kaza nedeniyle vefat ettiği olayda sanığın inşaatın şantiye şefi olarak görevli olduğu, mahkemece yapılan değerlendirmeye göre, sanığın bina inşaatının şantiye şefi olarak yapı müteahhidi adına yapım işinin ruhsat aşamasından bitimine kadar projolere uygun olarak gerçekleştirilebilmesi için gerekli olan inşaat ve iş organizsoyunu sağlama, mevzuatın ön gördüğü her türlü tedbiri alma, uygulama ve uygulatma sorumluluğu, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili eksiklik ve kusurları öneri ve önlemleri belirleme ve şantiyede görev alan kişilere bildirme yükümlülüğünü yerine getirmediği ve kaza sebebiyle asli kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.09.2012 tarih ve 2012/9-7 Esas, 2012/1783 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği üzere, sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının, henüz seçenek yaptırım olarak adli para cezasına ve tedbire çevrilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşulları yönünden değerlendirilmesinin zorunlu olması karşısında, sanık hakkında hükmedilen ceza miktarı itibariyle yasal imkansızlık bulunduğundan, tebliğnamenin hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gereğine ilişkin, bozma öneren görüşüne iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanık hakkında tayin olunan uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında, gün sayısı ve uygulama maddelerinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. aykırı hüküm kurulması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Bursa 16. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, 3 numaralı hükmün beşinci paragrafının çıkarılarak yerine "Sanığa bu suçtan dolayı verilen uzun süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın, suçun işlenmesindeki özelliklere göre, TCK 50/4. maddesi yollamasıyla TCK'nın 52/3. maddesi gereğince 910 gün karşılığı adli para cezasına çevrilmesine, TCK 50/1-a ve 52/2. maddesi gereğince bir günlüğü taktiren 20 TL üzerinden paraya çevrilerek sanığın 18.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde karar verildi.