Başvuru, gözaltı tedbiri dolayısıyla ödenen tazminatın yetersiz olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, gözaltı tedbiri dolayısıyla ödenen tazminatın yetersiz olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 13/8/2020 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturmaları kapsamında terör örgütüne üye olma suçlamasıyla 5/4/2017 tarihinde gözaltına alınmıştır. Başsavcılık 11/4/2017 tarihinde 2/1/2017 tarihli ve 684 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin maddesi uyarınca gözaltı süresinin yedi gün uzatılmasına karar vermiştir. 17/4/2017 tarihinde kollukta başvurucunun ifadesi alınmıştır. Başvurucuya ifadesi sırasında İçişleri Bakanlığı hukuk müşaviri iken ByLock kullanıcısı olduğu için tutuklanan Y. isimli kişiyi tanıyıp tanımadığı, bu kişinin kullandığı hat ile oğlunun kullanımında olan hat arasında 758 defa, eşinin kullanımında olan hat arasında 17 defa, kendisinin kullandığı hat arasında 2 defa gerçekleşen telefon irtibatı sorulmuştur. Başvurucu; bu kişiyi tanımadığını, oğlunun hattı üzerinden daha çok konuşulduğu için bu kişinin muhtemelen oğlunun arkadaşı veya okuldan öğretmeni olabileceğini ileri sürmüştür. Başvurucu 5/4/2017 tarihinden 18/4/2017 tarihine kadar gözaltında kalmıştır. Başvurucu 18/4/2017 tarihinde Hâkimlik huzuruna çıkarılmış, İstanbul Sulh Ceza Mahkemesince adli kontrol şartı ile serbest bırakılmıştır. Yapılan soruşturma sonucunda 28/1/2019 tarihinde başvurucu hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Kararda başvurucunun ByLock kullanıcısı olan Y.yle irtibatının olduğuna ilişkin tespitte maddi bir hata bulunduğu, başvurucunun öne sürdüğü şekilde irtibatlı olduğu kişinin oğlunun arkadaşı olan Y. isimli başka bir kişi olduğunun anlaşıldığı belirtilmiştir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmesi üzerine başvurucu, tazminat davası açmıştır. Dava dilekçesinde başvurucu; yeterli ve dikkatli bir araştırma yapılmadan, isimlerin karıştırılmasından kaynaklı yanlış HTS kaydı değerlendirmesi nedeniyle on dört gün özgürlüğünden yoksun bırakıldığını, bu yanlışlığın kolaylıkla tespit edilebileceğini, hakkında hiçbir delil olmadığını, gözaltına alınmasından sonraki süreçte iki yıl boyunca hakkında herhangi bir işlem yapılmadığını, iki yılın sonunda da hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddesinin (a) bendi kapsamında tazminata hak kazandığını belirterek 000 TL manevi tazminat ödenmesini talep etmiştir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi başvurucuya 000 TL manevi tazminat ödenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "Davacının; CMK’nın maddesinin e bendinde belirtildiği gibi kanuna uygun olarak gözaltına alındıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, ilgililerin, masumiyet karinesi, lekelenmeme hakkı ve AİHS'de ve T. Anayasasında güvence altına alınmış haklarının ihlal edilmiş olması halinde devletten tazminat talep etmeleri tartışmasız olup davacının ihlal edilen bu hakları nedeniyle CMK 141 vd. maddeleri doğrultusunda manevi tazminat talep edebileceği anlaşılmıştır....Bu kriterlere göre somut olay davacının sadece manevi tazminat talebi olmakla bu yönden değerlendirilmiş olup, davacının gözaltında kaldığı süre, sosyal ve ekonomik durumu, toplumsal konumu, atılı suçun niteliği, gözaltına alınan şahsın üzerinde bıraktığı olumsuz etkiler ve gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu'nun 2017/46946 Soruşturma ve 2019/9892 K. Sayılı ve 2019 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararındaki 'Yine Yavuz Yakışkan hakkındaki suçlamanın ise şüpheli Yavuz Yakışkan'ın adına kayıtlı hatlardan ... T. Nolu Y. isimli şahıs adına kayıtlı ... numaralı hat ile 777 kez irtibatının bulunduğu, Y. isimli şahsın İçişleri Bakanlığı Hukuk Müşaviri iken Bylock kullanıcısı olduğu ve tutuklandığının tespit edildiği, şüpheli Yavuz Yakışkan hakkında ise Bylock kullanıcısı bu şahıs ile irtibatı nedeniyle soruşturma başlatıldığı ancak yapılan tespitte maddi bir hata bulunduğu, şüpheli Yavuz Yakışkan'ın irtibatlı olduğu Y.nin ... T. Nolu şüpheli Yavuz'un oğlunun arkadaşı olan başka bir Y. olduğunun şüpheli müdafii tarafından belirtilmesi üzerine Turkcel'e yazılan müzekkere cevabının incelenmesinde, ... numaralı hattın... T. Kimlik numaralı Y. isimli şahıs adına kayıtlı olduğunun anlaşıldığı, böylece Bylock kullanıcısı olan Y.nin bahse konu hattın sahibi olmadığı, İl Emniyet Müdürlüğü görevlilerince yapılan tespitte maddi bir hata olduğunun değerlendirildiği, şüphelinin üzerine atılı suçu işlediğine dair yeterli delil olmadığı anlaşıldığından şüpheli Yavuz Yakışkan hakkında da takipsizlik kararı verilmesi gerektiği,' gerekçesi ile takipsizlik verilmesi, zenginleşmeye de sebep olmayacak şekildeki hususların ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek 000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 5/4/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine... [karar verildi.]" Başvurucu, dava dilekçesindeki iddialarını yinelemiş; tazminat miktarının düşük olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi 2/7/2020 tarihinde istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar vermiştir. Başvurucu 13/8/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili hukuk için bkz. A.A. [GK], B. No: 2017/34502, 21/10/2021, §§ 22-