Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalının taşeron olarak çalıştığı ...’ya ait ... Mah. ... Yolu, No: ... , ..., İstanbul adresindeki ... adlı yaşam ve site alanı inşaat şantiyesinde kurulu beton santralinin kaldırılması işini yaptığını, ancak işin karşılığının kısmen ödendiğini, bakiyesinin ödenmediğini, ... Noterliği’nin 02.07.2015 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile fatura aslının tebliğ edildiğini, ancak davalı tarafından fatura iadesi hk. başlıklı ... Noterliği'
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı müvekkilinin 31.01.2020 tarihli fatura alacağına istinaden icra takibine girişildiğini, davalı şirket tarafından takibe itiraz edildiğini,Müvekkili şirketin davalı borçludan satın almış olduğu malları-ziynet eşyalarını geri iade ettiğini ve akabinde davalı borçluya 241.785,00 TL bedelli iade faturası kesildiğini, borçlu şirket ile yapılan görüşmelerde davalının fatura bedelini yani iade edilen malların bedelini müvekkiline ödemeye yanaşmadığını ve akabinde borçlu hakkında icra takibine başlandığını, icra takibi başladıktan sonra borçlu şirketin itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, icra takibinin durdurulmasından sonra borçlu vekilinin taraflarına göndermiş oldukları mail ile müvekkili şirkete her ne kadar 29.02.2020 tarihinde 48.357,00 TL ödediğini beyan etti ise de kayıtlarında böyle bir para girişi olmadığını araştırmalarının devam ettiğini, bu sebeple şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla fatura tarihi itibariyle 193.428,00 TL ve ticari faizini ve yaptıkları masrafları ve sair ücretleri bakımından itirazın iptalini talep ettiklerini, her iki tarafında tacir olması sebebiyle takip konusu borcun da kesin vadeye bağlanmış bir alacak olduğundan fatura tarihine kadar davalının temerrüde düşmüş olacağını, icra takibine yapılan itirazın ödemeyi geciktirmek, takibi sürüncemede bırakmak amacıyla yapıldığını, bu sebeple alacak miktarının likit ve belli olmasını da göz önüne alınarak davalı yanın %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma olmadığını belirterek, davanın kabulü ile icra takibine yapılan itirazın iptaline ve takibin 193.428,00 TL asıl alacak ve ticari faizinin hesaplanarak devamına, alacağın likit olması ve davalının haksız ve mesnetsiz itirazı ile takibin durdurulduğu göz önüne alınarak borçlunun %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.