11. Hukuk Dairesi 2008/12468 E. , 2010/2433 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.05.2008 tarih ve 2005/590-2008/308 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları…
**11. Hukuk Dairesi 2008/12468 E. , 2010/2433 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.05.2008 tarih ve 2005/590-2008/308 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, dava dilekçesinde ... ‘nın davacı ... Ltd. Şti.'nin ortağı ve yetkili müdürü, diğer davacıların murisi olduğunu, şirket namına Halk Bankası Çarşamba Şubesinden kredi kullandığını, kredinin davalı tarafından 21.06.2005 tarihinde birlik kredi ve hayat sigortası yapılarak sigortalandığını, murisin 27.06.2005 tarihinde vefat ettiğini, kredi borcunun davacı mirasçılar tarafından taksitler halinde dava dışı bankaya ödemeye devam edilerek kredinin tamamen kapatıldığını, yapılan başvuruda davalının sigorta poliçesi düzenlenirken murisin kroner arter hastalığının kasden gizlediğini illeri sürerek, şimdilik 5.100,00 TL alacağın temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini verilmesini talep ve dava etmiş, ıslahla talebini 25.010,00 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili, müvekkili ile ... Ltd.Şti. arasında hukuki ilişki bulunmadığını, TTK'nun 1290. maddesi uyarınca murisin akit yapılırken beyan yükümlülüğüne aykırı davranarak ölümcül olan kroner arter hastalığının kasten gizlediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre, davacı ... Ltd.Şti. ile davalı arasında hukuki ilişki bulunmaması nedeniyle bu davacı yönünden davanın aktif husumet yokluğundan reddine, diğer davacılar yönünden ise; davacılar murisinin sözleşme sırasında beyan yükümlülüğünü kasden ihlal edildiğinin kanıtlanmaması gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, hayat sigortası poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık davacıların murisinin sözleşmenin kuruluş aşamasında beyan yükümlülüğüne aykırı davranıp davaranmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacıların murisinin beyan yükümlülüğüne aykırı davranmadığı, sözleşmenin kuruluş aşamasında murisin kendisinde mevcut olan ve sigortacının bilmesi gereken rahatsızlığı kasten gizlediğinin kanıtlanamadığı, zira beyan formunda davacılar murisinin kalp rahatsızlığına ilişkin açık bir sorunun bulunmadığı gerekçesiyle bu sonuca ulaşılmıştır.