12. Ceza Dairesi 2020/10813 E. , 2024/4615 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/186 E., 2015/332 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Mahkemece taksirle öldürme suçundan sanık ... hakkında kurulan hüküm, o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
**12. Ceza Dairesi 2020/10813 E. , 2024/4615 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/186 E., 2015/332 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Mahkemece taksirle öldürme suçundan sanık ... hakkında kurulan hüküm, o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan sanığın üzerine yüklenen suçu işlediğinin sabit olmaması gerekçesi ile beraat kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri; "...1-Söz konusu dava dosyasında sanık ... 'nın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin mahkumiyetine yeterli delil bulunmaması nedeniyle hakkında CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir, zira adı geçen sanık söz konusu davaya konu yapılan ... Apartmanı fenni mesulü, dosya kapsamındaki tanıklar, soruşturma aşamasındaki beyanlar bir bütün olarak ele alındığında, sanık ...'nın teknik uygulama sorumlusu olduğu halde üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmekte ihmal ve kusur göstererek meydana gelen ölüm olayında sorumlu olduğu sabittir. Sanığın hayatın olağan akışına aykırı olacak şekilde söz konusu bina tamamlandıktan sonra yapı kullanma izin belgesini imzaladığı şeklindeki beyanına itibar etmek uygun değildir. 2-Her ne kadar mütalaamız doğrultusunda sanık ... hakkında 5237 sayılı yasanın 85/2 maddesi gereğince cezalandırılmasına (HAGB) karar verilmiş ise de, sanık ... hakkında TCK'nın 61. Maddesi gereğince temel ceza belirlenirken failin güttüğü amaç ve saik de gerekçe gösterilerek alt sınırdan uzaklaşıldığı belirtilmiştir. Sanığın üzerine atılı suçun taksirli suç olduğu gözetildiğinde failin güttüğü amaç ve saikin nazara alınarak altı sınırdan uzaklaşılması usul ve yasaya aykırıdır, taksirli suçta failin güttüğü amaç ve saikten bahsedilemez, öte yandan söz konusu gerekçeli kararda bina sahibi olan sanığın meydana gelen depremde eşi ve yakınlarını kaybettiği belirtilmesine karşın iddianamede talep olunan TCK'nın 22/6 madde hükmü söz konusu kararda değerlendirilmemiştir. 3-Mahkemenin kabulü halinde de sanık ... hakkında TCK'nın 85/2 maddesi uyarınca hakkında HAGB kararı verilmiş, diğer sanık ... hakkında ise CMK 223/2-e maddesi gereğince beraat kararı verilmesine karşın söz konusu kararda yargılama giderlerinin sanıklardan eşit olarak tahsiline karar verildiği belirtilmiştir. 5271 sayılı yasanın 325/1 maddesi gereğincede hakkında beraat kararı verilen sanık ... açısından yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerekir. Bu nedenle dosya kapsamındaki yargılama giderlerinin toplanarak sanıklardan eşit olarak tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir..." gerekçelerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 23.10.2011 tarihinde yerel saatle 13:41 sıralarında merkez üssü Kasımoğlu Köyü civarı olan değeri değişik kuruluşlara göre 7,1 ile 7,3 arasında değişen, odak derinliği 19,02 km olan yıkıcı depremin meydana gelmesi üzerine Beyazıt 3 ada 2 parselde bulunan ... apartmanının yıkılması ve çökmesi sonucu altı kişinin göçüğe (depreme) bağlı olarak öldüğü, yapı sahibi ve müteahhidinin hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleşen temyiz dışı sanık ... olduğu, teknik uygulama sorumlusunun ise (fenni mesulun) ... olduğu olayda; 31.10.2011 tarihinde olay yerinde yapılan incelemelere esas olmak üzere kadastro bilirkişileri tarafından yıkılan binaya ilişkin ada, parsel, taşınmaz cinsi ve taşınmaz yüzölçümünü ve krokisini gösterir 23.11.2011 tarihli bilirkişi raporunun hazırlandığı, yine 31.10.2011 tarihli olay yerinde yapılan incelemelere esas olmak üzere, inşaat mühendisi bilirkişiler tarafından binanın kiriş, döşeme, perde ve kolonlarına, kullanılan demire, etriye aralığına, çiroza dair bilgiler içeren 23.11.2011 tarihli raporun hazırlandığı, 22.12.2011 tarihinde olay yerinde zemin etüdüne ilişkin yapılan incelemelere esas olmak üzere ise jeoloji mühendisi tarafından binanın bulunduğu yerin zemin özelliklerini içerir 23.01.2012 tarihli raporun hazırlandığı, Karadeniz Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığına bağlı İnşaat Mühendisliği Bölümü tarafından Haziran 2012 tarihli raporda; “deprem nedeni ile yıkılan binada iş aşaması ve sorumluluk ilişkilendirilmesi” adı altında tablo hazırlandığı, söz konusu binanın yapılış tarihi itibariyle, 1997 Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmeliğe tabi olduğu, binada kullanılan betonun yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan C16'yı dahi sağlamadığı, beton içerisinde standart dışı irilikte agregaların mevcut olduğu, zemin kat kolon boyutları, donatı çap ve adetlerinde farklılıklar göründüğü, binanın bazı kat kolon ve kirişlerinin kesit ve donatı alanı açısından yetersiz olduğu, binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırmasında ve etriye aralığı açısından yetersizlikler olduğunun ve bu yetersizlikler dolayısıyla proje müellifleri, yapı sahibi ve müteahhidinin, teknik uygulama sorumlusunun ve belediyenin ilgili birimlerinin sorumlu olduğunun belirtildiği, ... Apartmanının yapım yılı tam olarak bilinmemekte olup, 23/11/2011 tarihli bilirkişi raporuna göre binanın 20 yıl önce inşa edildiğinin belirtildiği, binanın yapım tarihinin ve buna bağlı olarak hangi yönetmeliğe tabi olduğunun tespiti amacıyla 07.12.1999 Tarihli yapı ruhsatı, gerekli muvafakat yazıları ve noter evraklarından binanın 1999 yılı içinde ve /veya sonrasında yapıldığının belirlendiği, apartmana ait mimari, statik ve elektirk tesisat projeleri bulunmakta iken, statik hesap raporları ile zemin raporlarının bulunmadığı, 23.11.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre binanın taşıyıcı sistemi betonarme olup 1 zemin ve 3 normal kat olmak üzere toplam 4 kattan oluştuğu, yapı ruhsatına göre bina, dükkan olarak kullanılan zemin ve 3 normal kat ile birlikte 4 kattan oluştuğu, mimari projeden ise binanın zemin ve 4 normal kat olmak üzere 5 kattan oluştuğu, yapı ruhsatında belirtilen zemin ve 3 normal kat yükseklikleri mimari ve statik proje ile uyumlu olduğunun belirlendiği, sonuç olarak, soruşturma dosyası üzerinden yapılan inceleme, değerlendirme ve elde edilen bulgular neticesinde, söz konusu binada projelendirme, yapım ve iş bitimi aşamalarında Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelik ve İmar Kanunu esaslarına yeterince uyulmadığı şeklinde raporlar düzenlendiği anlaşılmıştır. Mahkemece alınan 07/09/2015 tarihli bilirkişi heyet raporunda; "...Soruşturma kapsamında yapılan detaylı Bilirkişi incelemeleri neticesinde dava konusu ... Apartmanı'na ilişkin görsel ve deneysel olarak tespit edilen teknik yetersizliklere Bilirkişi Kurulumuzca da itibar edildiği, Dava konusu binanın yapı ruhsatının bulunduğu, ancak yapı kullanım izni almamış bir yapı olduğu, resmi olarak 1999 yılında inşaatına başlanıldığı, sanık ... 'nın yıkılan binanın '' fenni Mesulü ''olduğu, bu konuda taahhütname verdiği, ancak fenni mesul olmaktan kaynaklanan görevlerini yerine getirmediği, ruhsatsız bir yapıyı yeni bir yapı inşaatı başlatılıyor gibi gösterip, fenni mesuliyetini üstlenerek yasal hale getirmek sureti ile binanın yıkılmasına neden olan imalat hatalarından sorumlu olduğu, binanın yıkılması sonucunda meydana gelen ölüm ve yaralanmalar bakımından dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal eden ihmali davranışının müessir olduğu, ancak somut olayda sanık bakımından ihmali davranışının yol açabileceği sonuçları öngörebildiği bir halin varlığından bahsetmek mümkün olmadığından sanığın taksirinin bilinçli olmadığı, Murat 'nın ifadesinde belirttiği, fenni mesullüğün şeklen binanın inşaatının tamamlanmasından sonra sırf ruhsat işlemlerinin yürütülmesi bakımından üstlendiği yolundaki beyanının doğruluğunun belirlenmesi halinde bu sanığın meydana gelen ölüm ve yarlanmalardan dolayı sorumlu tutulamayacağı, Sanık ...'in söz konusu binanın sahip ve müteahhidi olarak yapımından sorumlu olduğu halde yürürlükteki kurallarına uygun bir inşaat yaptırmak bakımından kendi üzerine düşen dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle sorumlu olduğu, ancak yıkılan binanın sanık ve sanığın aile efradı tarafından kullanılmakta olduğu göz önünde bulundurulduğunda, sanığın imalatında gerekli dikkat ve özeni göstermediği binanın yıkılabileceğimi öngörmediği sonucuna varılması gerektiği, dolayısıyla bina sahibi olan sanığın binanın yıkılmasından dolayı bilinçsiz taksirlerinin varlığından bahsetmek gerektiği, İmar mevzuatına göre belediyelerin; ilgili tarihte, inşaatların ruhsata uygun bir şekilde yapılıp yapılmadığını denetleme görevlerinin 1580 sayılı Belediye Kanunu 15.Madde 79.bendinde; '' İmar planlarının yapımı ve uygulanması ile yapıların inşaat ve iskan ruhsatı aşamasında, Türk Standartları Enstitüsünün ilgili standardına uygunluk sağlamak, uygulamaları denetlemek ve bütünlüğü sağlayıcı tedbirleri almak,'' olarak belirtilmekte, ancak gerek dosya içeriği, gerekse KTÜ raporunda anlaşılacağı üzere somut olayda ... Apartmanı için ; zemin etüd raporu, statik hesap raporu olmadığı halde yapı ruhsatı verilmesini sağlayan Belediye görevlilerinin (Burhan Aldaşer, Atilla Zorlu, Bülent Erdinç'in ) görevi kötüye kullandıkları, aynı zamanda zemin etüd raporu ve statik hesap ve raporu olmadan ruhsat vermek suretiyle binanın standartlara uygun bir şekilde imal edilmemesinde müessir oldukları bu nedenle meydana gelen ölüm ve yaralanmalardan taksirli bakımından sorumluluklarının bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Mahkemece; sanık ... hakkında, sanığın olayın başından beri tutarlı ve istikrarlı bir şekilde beyanda bulunduğu ve söz konusu belgeleri bina tamamlandıktan sonra imzaladığını ve bunun karşılığında hiçbir bedel olmadığını beyan ettiği, yine bina sahibi olan sanık ...'in oğlu olan müşteki ...'in alınan beyanlarında, sanık ...'ın söz konusu belgeleri hatır için imzaladığını bu iş karşılığında para almadığını beyan ettiği, 07/09/2015 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, sanık ...'nin yıkılan binanın '' fenni mesulü ''olduğu, bu konuda taahhütname verdiği, ancak fenni mesul olmaktan kaynaklanan görevlerini yerine getirmediği, ruhsatsız bir yapıyı yeni bir yapı inşaatı başlatılıyor gibi gösterip, fenni mesuliyetini üstlenerek yasal hale getirmek sureti ile binanın yıkılmasına neden olan imalat hatalarından sorumlu olduğu, binanın yıkılması sonucunda meydana gelen ölüm ve yaralanmalar bakımından dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal eden ihmali davranışının müessir olduğu, ancak somut olayda sanık bakımından ihmali davranışının yol açabileceği sonuçları öngörebildiği bir halin varlığından bahsetmek mümkün olmadığından sanığın taksirinin bilinçli olmadığı, ...'nin ifadesinde belirttiği, şeklen binanın inşaatının tamamlanmasından sonra sırf ruhsat işlemlerinin yürütülmesi bakımından üstlendiği yolundaki beyanının doğruluğunun belirlenmesi halinde bu sanığın meydana gelen ölüm ve yarlanmalardan dolayı sorumlu tutulamayacağının belirtildiği, bu haliyle, sanık ...'nin savunmalarının aksine bir delilin dosyada bulunmadığı, böylece sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak soyut isnattan öte herhangi bir delil elde edilememesi nedeniyle amacı maddi gerçeğin ortaya çıkartılması olan ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden olan ''şüpheden sanık yararlanır'' ilkesi uyarınca sanığın üzerine suçu işlediğinin sabit olmaması gerekçeleri ile 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e. maddesi gereğince beraat kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre; o yer Cumhuriyet savcısının yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 3194 sayılı İmar Kanunun 28. maddesinde yapının fenni mesuliyetini üzerine alan meslek mensuplarının, (fenni mesul mimar ve mühendisler uzmanlık alanlarına göre) yapının, tesisatı ve malzemeleri ile birlikte, Kanuna, ilgili diğer mevzuata, uygulama imar planına, ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere, standartlara ve teknik şartnamelere uygun olarak inşa edilmesini denetlemekle görevli olduğu, ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılması halinde durumu ruhsatı veren Belediyeye bildirmekle mükellef olduğunun düzenlendiği, bu konuda 11.11.1999 tarihli taahhütname vermiş olan sanık ...'nin fenni mesul olmaktan kaynaklanan denetim görevini yerine getirmediği, 1. derece deprem bölgesinde yer alan ... Apartmanının teknik uygulama sorumlusu olduğu halde binanın yapımı aşamasında fiilen denetim yapmaması, fiilen denetim yapmadığı söz konusu binada yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan C 16’yı sağlamayan beton kullanılması, beton içerisinde standart dışı irilikte agregaların mevcut olması, zemin kat kolon boyutları, donatı çap ve adetlerinde farklılıklar göründüğü, binanın bazı kat kolon ve kirişlerinin kesit ve donatı alanı açısından yetersiz olduğu, binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırmasında ve etriye aralığı açısından yetersizlikler olması hep birlikte dikkate alındığında inşaatın tekniğine uygun imal edilmesinde sorumluluk üstlendiği, dolayısıyla binanın yıkılmasına neden olan imalat hatalarından sorumlu olduğu sonucuna varıldığı, dosya kapsamında yer alan müşteki ... ve temyiz dışı sanık ...'in soruşturma ve yargılama aşamasındaki beyanları bir bütün olarak ele alındığında, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik şekilde binanın tamamlanmasından sonra ruhsat alabilme amacıyla sözkonusu belgeleri imzaladığı şeklindeki savunmasına itibar edilmeyerek, yıkılan binanın proje aşamasında, yapım aşamasında ve iş bitimi aşamasında, üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği anlaşılan, öngörülebilen netice bakımından dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranan sanık ... hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, oluşa ve dosya kapsamına uygun olmayan gerekçelerle sanık ...'nin beraatine karar verilmesi, Kabul ve uygulamaya göre de; sanık ...'nin beraatine karar verilmesine rağmen yargılama giderlerinin yarısını ödemeye mahkum edilmesi; Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Erciş Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2024 tarihinde karar verildi.