Hukuk Genel Kurulu 2019/223 E. , 2019/491 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Taraflar arasındaki “işçilik alacağı” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Edirne İş Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 26.04.2013 tarihli ve 2012/126 E.- 2013/146 K. sayılı kararın temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi üzerine Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 13.10.2014 tarihli ve 2013/17361 E.- 2014/27307 K. sayılı kararı ile; "...Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait…
**Hukuk Genel Kurulu 2019/223 E. , 2019/491 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Taraflar arasındaki “işçilik alacağı” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Edirne İş Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 26.04.2013 tarihli ve 2012/126 E.- 2013/146 K. sayılı kararın temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi üzerine Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 13.10.2014 tarihli ve 2013/17361 E.- 2014/27307 K. sayılı kararı ile; "...Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 14.10.2006-27.03.2009 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak işveren tarafından feshedildiğini beyanla kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalı işverenden alınarak kendilerine verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının işyerinde sürekli çalışmadığını, ihtiyaç duyulduğunda yevmiye karşılığı çalıştırıldığını, taraflar arasında iş ilişkisi bulunmadığını, davacının hiçbir alacağının olmadığı beyanla açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının mevsimli işçi olduğu ve iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği gerekçesi ile davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, genel tatil ücreti ve fazla mesai alacaklarının kabulüne, yıllık ücretli izin alacağının reddine karar verilmiştir. Karar davacı ve davalı vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı ve davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Taraflar arasında öncelikle çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için gerekli şartları taşıyıp taşımadığı noktasında toplanmaktadır. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesiyle, mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda yer almayan yeni bir dava türü olarak belirsiz alacak ve tespit davası kabul edilmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 107. maddesine göre,"(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir. (3) Ayrıca, kısmi eda davasının açılabildiği hâllerde, tespit davası da açılabilir ve bu durumda hukuki yararın var olduğu kabul edilir."