11. Hukuk Dairesi 2023/5889 E. , 2024/7491 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1188 Esas, 2023/583 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/799 E., 2019/1048 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili duruşma istemi olmaksızın davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ö
**11. Hukuk Dairesi 2023/5889 E. , 2024/7491 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1188 Esas, 2023/583 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/799 E., 2019/1048 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili duruşma istemi olmaksızın davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 358.160,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında yıllardır devam eden ticari ilişki bulunduğunu, davalı şirkete satılan ve teslim edilen dondurulmuş kuzu bağırsağı bedellerinin ödenmediğini, faturaya dayalı olarak alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itirazda bulunduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline, takibin tüm ferileri ile birlikte devamına ve davalı aleyhine icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; icra takibine dayanak olarak gösterilen fatura ve CMR belgelerinin sahte olduğunu, cevap dilekçesi ekinde sunulan ve gerçeği yansıtan fatura ve CMR belgeleri incelendiğinde, faturalardaki 0,75 euro olan birim fiyatın 2.50 euro olarak değiştirildiğini, müvekkilnin icra takibine konu fatura ve CMR belgelerinde belirtilen bedellerde davacıya borcu bulunmadığını, davacı tarafından düzenlenen sahte fatura ve CMR belgelerine ilişkin olarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde 180571 ve 156033 numaralı CMR taşıma senedi ile takibe konu emtianın davalıya teslim edildiği hususunun sabit olduğu, uyuşmazlığın emtianın birim fiyatı üzerinde toplandığı, davalı tarafın takibe konu faturaların 0,75 euro olan birim fiyatlarının 2,50 euro olarak değiştirilmek suretiyle düzenlendiğinin iddia edildiği, davacı tarafın ise 0,75 euro birim bedelli faturayı düzenleyerek malın sevkiyatını gerçekleştirildiğini, akabinde bu faturaya ilaveten 1,75 euro bedelli faturalar düzenlendikten sonra 2,50 birim bedelli toplam alacağı yansıtan faturaların düzenlendiğini, faturaların sahte olmayıp Bulgaristan Hukuku'na uygun olarak düzenlendiğinin belirtildiği, faturaların sahte olarak düzenlendiği iddiasına ilişkin olarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda takipsizlik kararı verildiği ve kararın kesinleştiği, soruşturma dosyası kapsamında davacı şirket yetkilisi ...'nın alınan ifadesinde gümrükten 0,75 euro üzerinden sokulan malın sonradan gerçek fiyatı üzerinden ödeme yapıldığını, firmanın ödeme ile 1,75 euro üzerinden fatura kestiğini, avukatının icra takibini kendisinin bilgisi olmadan bilgilendirme miktarı olan 2,50 euro üzerinden başlattığını, iki ayrı anlaşma tutarı olan 0,75 euro ve 1,75 euro birim fiyatı üzerinden icra takibi yapılmasının gerektiğini beyan ettiği, bilirkişi tarafından davalı ticari defterleri incelenmek suretiyle hazırlanan raporda davacının davalıdan 33.450,87 euro alacaklı olduğu, 180571 ve 156033 numaralı taşıma senedi ile taşınan emtianın alıcısına teslim edildiği, davalının bu emtiayı gümrük beyannamesi ve ithalat evrakına göre 33.630,00 euro bedelle satın aldığının tespit edildiği, davacı şirket yetkilisinin de soruşturma kapsamındaki beyanlarının bu doğrultuda olduğu, davalı şirket defter kayıtlarına göre davacının davalıdan 33.450,87 euro alacaklı olduğu, piyasa araştırmasına göre emtianın toplam değerinin 42.624,07 euro olduğu tespit edilmiş ise de resmi kayıtlara, gümrük beyannamesi ve ithalat evrakına göre emtianın toplam değerinin 33.633,00 euro olduğunun tespit edildiği ve resmi olan bu miktara itibar edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kabul edilen kısım 33.633,00 eurodur. Bu meblağın dava tarihindeki (24.08.2016) kur üzerinden hesaplanan karşılığı 112.334,22 TL olup, bu durumda davalı vekilince temyize konu edilen meblağ 112.334,22 TL'dir. Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığından davalı vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, 23.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.