4. Hukuk Dairesi 2017/2020 E. , 2017/8211 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 12/08/2011 gününde verilen dilekçe ile kasten adam öldürmeden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/07/2013 günlü kararın Yargıtayda duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından, duruşmasız olarak incel…
**4. Hukuk Dairesi 2017/2020 E. , 2017/8211 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 12/08/2011 gününde verilen dilekçe ile kasten adam öldürmeden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/07/2013 günlü kararın Yargıtayda duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından, duruşmasız olarak incelenmesi de davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 12/12/2017 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine davacılar adına gelen olmadı. Karşı taraftan davalılar vekili Avukat ... geldi. Davacılar vekili Avukat ...'ın mazeret dilekçesi gönderdiği görüldü. Başka duruşmaları olduğundan gelemeyeceğini bildirdiği anlaşıldı. Mazereti reddedildi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, kasten adam öldürmeden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, maddi tazminat davasının kabulüne, manevi tazminat davasının ise kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Davacılar vekili, davalı ...'in müteveffa ...'i üzerine araba sürerek kasten öldürdüğünü, ...'nin anne ve babası olan davalılar ... ve ...'in davacılara karşı hem velayeten, hem de olay tarihinde reşit olmayan davalı küçük üzerinde koruma ve gözetim görevinden dolayı kusursuz olarak sorumlu olduklarını iddia ederek oluşan maddi ve manevi zararlarının davalılardan tazmini isteminde bulunmuşlardır. Davalılar vekilleri, olayın mekanda yaşanan tartışma sonucu meydana geldiğini davalı ...'nin bir kusuru bulunmadığını belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece, alınan bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 369. maddesinde ev başkanının, ev halkından olan küçüğün verdiği zarardan, alışılmış şekilde durum ve koşulların gerektirdiği dikkatle onu gözetim altında bulundurduğunu veya bu dikkat ve özeni gösterseydi dahi zararın meydana gelmesini engelleyemeyeceğini ispat etmedikçe sorumlu olacağı düzenlenmiştir.