17. Hukuk Dairesi 2013/1087 E. , 2013/2041 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı müvekkiline ait aracın çalındığını, ihbara rağmen davalının zararı karşılamadığını belirterek şimdilik 20.00…
**17. Hukuk Dairesi 2013/1087 E. , 2013/2041 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı müvekkiline ait aracın çalındığını, ihbara rağmen davalının zararı karşılamadığını belirterek şimdilik 20.00 TL’nın ihbar tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, davacıya ait müvekkiline kaskolu aracın kendi anahtarı ile çalındığını, kontak anahtarının zor kullanmadan ele geçirildiğini, sigortalının koruma tedbirini yerine getirmediğini, poliçeye göre hasarın teminat kapsamında olmadığını, temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilebileceğini, tazminat miktarını kabul etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak, davacı sigortalı tarafından davalı kasko sigorta şirketine karşı açılan maddi tazminat istemine ilişkindir. TTK’nin 1263.maddesine göre sigorta sözleşmesi hiçbir şekle tabi tutulmamış ise de, sözleşme yapmaya ehil kişilerin karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamalarıyla sigorta sözleşmesinin kurulacağı kuşkusuzdur. Sözleşmenin yazılı bir belgeye bağlanması ancak ispat açısından önem taşır ve 6100 Sayılı HMK’nın 200.(mülga 1086 Sayılı HUMK 288 md.) maddesinde düzenlenmiş şekilde ispati gerekir. Sigortacının TTK 1265 ve 1267 maddeleri uyarınca imzalı bir sigorta poliçesini belli bir süre içinde sigortalıya vermesi zorunludur. TTK 1265, 1267 ve 1295/1.maddeleri birlikte incelendiğinde, sigorta şirketinin kendileri tarafından imzalanmış bulunan poliçenin bir örneğini sigortalının ikametgahına götürülerek ona vermek, dilerse bir suretini sigortalıya imzalattırarak almakla yükümlü olduğu görülecektir.