10. Hukuk Dairesi 2022/7104 E. , 2023/8369 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/179 E., 2022/126 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul kısmen ret Taraflar arasındaki sigortalının iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince verilen bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın dav…
**10. Hukuk Dairesi 2022/7104 E. , 2023/8369 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/179 E., 2022/126 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul kısmen ret Taraflar arasındaki sigortalının iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince verilen bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davalılardan ... vekili tarafından temyiz edildiği anlaşıldıktan; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerinde çalışırken 08.08.2009 tarihinde iş kazası geçirerek sol bacağından dizaltında iyileşmeyen yaralanmanın meydana geldiğini, davacının %8 oranında iş gücünü kaybettiğini, sürekli iş göremez durumda olduğunu, davacıya kaza tarihinde net 1.200,00 TL ödendiğini, kazanın çöp toplama aracında görevli olarak ... ...'ta ... yönetiminde seyir halindeyken ... yönetimindeki ...'e ait aracın çarpması, ardından da ...'ın kaydırdığı aracı kaydırması sonucu, aracın arkasında tutunarak çöp toplamak için bulunan davacının kazaya uğradığını, kusurun çoğunlukla araç arkasında tutunarak gidilen çöp toplama aracında iş sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini almayan işverenlik ile araç şoförleri ve araçların işletenlerine ait olduğunu, bu nedenle davalılardan maddi ve manevi tazminat talep ettiklerini beyan ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı şirkette 20.08.2008 tarihinde işe başladığını, olaydaki kazanın oluşunda davalının hiçbir suçunun olmadığını, davalı şirketin işçilerini kazalara karşı gerektiği gibi eğittiğini ve devamlı denetim elemanları ile sürekli işyerlerini denetlediğini, davacının tazminat talebinin fahiş olduğunu, dava dilekçesinde belirttiği gibi davacının yaş ve mesleği itibariyle talep ettiği maddi ve manevi tazminatın taleplerinin fahiş olduğunu, nihai sorumlunun kazaya karışan karşı araç sürücüsü olduğunu beyanla açılan davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı ... Albayrak ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalılar aleyhine her ne kadar bu dava açılmış ise de, müvekkillerinin... şirketinin kaza tarihi itibariyle ortağı olduğunu, bu nedenle davalıya husumet yöneltilemeyeceğini beyan etmiştir. 3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; İşbu dava konusu trafik kazasının olduğu tarihte davalının Etiler'den Bebek istikametine gittiği sırada gerçekleştiğini, kazada davalının herhangi bir kusurunun söz konusu olmadığını, kazanın olduğu esnada davacının çöp kamyonunun arkasında en uç kısımda ve asılı olarak seyahat ettiğini, ki bunun gerek trafik mevzuatı iş güvenliği ve iş sağlığı açısından kabul edilebilir bi tarafının olmadığını, dava konusu olayda havanın çok yağışlı olması ve yol şartlarının kötülüğü, ikaz tabelalarının eksikliği ve yolun teknik yetersizliğinin mücbir sebep olduğunu, bu nedenlerle davanın ... için reddine karar verilmesini talep etmiştir. 4. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın açıldığı tarih itibariyle murisin vefat etmiş olduğundan davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davanın haksız fiil zamanaşımına tabi olduğunu, olay tarihi itibariyle bu sürenin 1 yıl olduğunu, Muris Cemal Munir Kısakürek terekesinin borca batık olduğundan mirasın TMK 605/2 nci maddesi gereğince hükmen ret nedeniyle davanın reddi gerektiğini, ayrıca kusur oranlarının hatalı tespit edildiğini III. BOZMA ÖNCESİ VE BOZMA KARARLARI A) İlk Mahkeme Kararı Mahkemenin 30.04.2015 tarih ve 2012/165 Esas, 2015/269 Karar sayılı ilk kararında; davacıya ait SGK ve işyeri kayıtları, tarafların yazılı beyanları, kurumlar arası yazışmalar, yeminli dinlenen tanık beyanları, bilirkişi incelemesi, bilirkişi kusur ve hesap raporu karşısında, mahkememizce de bilirkişi kusur ve hesap raporuna itibar edilerek ve kusur ve hesap raporu hüküm kurmaya elverişli bulunduğundan, her ne kadar davalı taraf açılan davanın reddini talep etmiş ise de, davacıların davalılardan ... aleyhine açmış olduğu maddi ve manevi tazminat istemli davalarını atiye terk ettiğini beyan ettiğinden, bu davalı ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden ise; olayın 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesine göre iş kazası olduğu ve olayın meydana gelmesinde, davalı... İnş. Tur. Taş. Gıda Tem. Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin %30 oranında kusurlu olduğu(bu kusur oranı içinde olmak üzere davalılar... ile ...’ın %2,5 ar oranında kusurlu olduğu), davalı ...’in %50 oranında kusurlu olduğu, davalı ... ...’in araç maliki olarak sürücünü sebebiyet verdiği kazadan sorumlu oludğu, davalı ...’ın %10 oranında kusurlu olduğu, kazalın ...’ın ise %10 oranında kusurlu olduğu tüm dosya kapsamıyla da sabit olup, 08.08.2009 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu davalıların %90 kusur oranındaki sorumluk durumuna göre davacı-müteveffa ...’ın, olay tarihinden vefat tarihine kadar geçen dönemde; geçici ve Sürekli iş göremezlik dönemine ait %8,1 maluliyeti ile ilgili bakiye maddi zararının 2.625,67 TL olduğu hususunda mahkememize tam kanaat geldiğinden davacının davalılardan... İnş. Tur. Taş. Gıda Tem. Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti.,..., ..., ... ve ... aleyhine açmış olduğu maddi tazminat istemli davalarının 23.03.2015 tarihli bilirkişi raporundaki hesap miktarı baz alınarak ispatlanması sebebiyle Kısmen kabulüne, bu itibarla; 2.625,67.-TL maddi tazminatın 08.08.2009 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan... İnş. Tur. Taş. Gıda Tem. Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti.,..., ..., ... ve ...ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,davacının davalılardan... İnş.Tur.Taş.Gıda Tem. Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti.,..., ..., ... ve ... aleyhine açmış olduğu manevi tazminat istemli davalarının ise; Ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işvereninin sağlık ve güvenlik önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı da gözetilerek ve empati yapılarak B.K.nun 47 nci maddesi ile Yargıtayın 22.06.1966 gün 7/7 sayılı Tevhidi İçtihat Kararındaki esaslar dikkate alınarak 18.000,00.-TL. olarak takdir edilen manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, bu itibarla; 18.000,00.- TL olarak takdir edilen manevi tazminatın 08.08.2009 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan... İnş.Tur.Taş.Gıda Tem. Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti.,..., ..., ... ve ...' ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. B) Bozma Kararı Kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz kararında özetle; eldeki davada, davacı sigortalının olay tarihinde davalı... İnş. Tur. Taş. Gıda Tem. Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti., işçisi olarka çalışmaktayken, davalı ...’ın sevk ve idaresindeki çöp kamyonunun arkasından tutunup çöp topladığı esnada, karşı istikametten gelen davalı ... sevk ve idaresindeki aracın çarpması neticesinde çöp kamyonunun geriye doğru kayıp başka bir araca çarpması nedeniyle davacının sol ayağının çöp kamyonu ile bu araç arasında kalması ile gerçekleşen iş kazasında, sigortalının icra ettiği işin yapılış şekli itibariyle çöp kamyonu arkasında bulunarak çöp konteynerlerini boşaltmasının gerektiği, işin başka bir şekilde icrasının mümkün olmadığının da anlaşılması karşısında, işveren şirketin alabileceği bir önlem bulunup bulunmadığının değerlendirilerek, işveren şirketin kusur oranının belirlenmesi gerekirken, işin yapılış şekline aykırı şekilde belirlenen çalışma şekline göre işveren şirketin kusur oranının belirlenmesi hatalı olmuştur. Öte yandan haklarında açılmış bir ceza dava dosyası bulunup bulunmadığı anlaşılamayan ve olayın gerçekleşmesinde şahsi kusurları tespit edilemeyen işveren şirket ortak ve müdürü... ile şirket ortağı ...’ın iş kazasının gerçekleşmesinde kusurlu olduğunun kabulünün hatalı olduğu, bu açıklamalar doğrultusunda iş kazasında işverenin ve diğer kişilerin alması gereken önlemlerin neler olduğu hangilerin alındığı hangilerini almadığı hususunda açık tespitlere yer vermek suretiyle alanında uzman A sınıfı İş Güvenliği Uzmanı bilirkişi heyetinden alınacak raporla tarafların kusur oranlarının tespiti, aynı zamanda eldeki davada, dava dilekçesinde davalı olarak yer alan ...’in davanın açılmasından önce 07.04.2008 tarihinde vefat ettiği, davacının bu durumu davayı açmadan önce öğrendiğinin anlaşılamamasına göre, iş bu davalının mirasçılarına HMK 55 ve 124 üncü maddesi gereğince husumet yöneltilmek suretiyle, dava dilekçesinin ve duruşma günün mirasçılara tebliğ edilmek suretiyle taraf teşkili sağlanması gerekirken, bu davalı yönünden taraf teşkili sağlanmaksızın yargılamanın yürütülmesinin de hatalı olduğu, kabule göre de, yargılamanın devamında 17.09.2013 tarihinde vefat ettiği anlaşılan davacı ... mirasçılarının taraf olarak davaya eklenmiş olmasına karşın, karar başlığında gösterilmemiş olmalarının da hatalı olduğuna işaretle karar bozulmuştur. IV. BOZMA SONRASI YARGILAMA SÜRECİ VE KARAR Bozma kararına uyan Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararda özetle; davalılardan ... davanın açılmasından önce 07.04.2008 tarihinde vefat ettiğinden, bu davalının mirasçılarına HMK 55 ve 124 üncü maddesi gereğince husumet yöneltilmek suretiyle taraf teşkili sağlanmış, alanında uzman A sınıfı İş Güvenliği Uzmanı bilirkişi heyetinden kusur raporu alınmış, heyet raporunda tarafların kusur oranları dosya kapsamına ve bozma ilamına uygun şekilde belirlendiği görülmüş, olayın gerçekleşmesinde şahsi kusurları tespit edilemeyen işveren şirket ortak ve müdürü... ile şirket ortağı ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmiş, 17.09.2013 tarihinde vefat ettiği anlaşılan davacı ... mirasçıları karar başlığında gösterilmiş olup kazanılmış hak ilkesi uyarınca, davacının ... ve... adına açıtığı davasının reddine, davacıların davalılardan ... aleyhine açmış olduğu maddi ve manevi tazminat istemli davalarını atiye terk ettiğini beyan ettiğinden, bu davalı ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, davacının davalılardan... İnş. Tur. Taş. Gıda Tem. Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti., ... ve ... mirasçıları aleyhine açmış olduğu maddi tazminat istemli davalarının 23.03.2015 tarihli bilirkişi raporundaki hesap miktarı baz alınarak kısmen kabulüne, bu itibarla; 2.625,67.-TL maddi tazminatın 08.08.2009 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan... İnş. Tur. Taş. Gıda Tem. Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti., ... ve ... mirasçılarından (miras payları oranında) müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacıların davalılardan... İnş. Tur. Taş. Gıda Tem. Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti., ... ve ... mirasçıları aleyhine açmış oldukları manevi tazminat istemli davanın kısmen kabulüne, bu itibarla; 18.000,00.- TL olarak takdir edilen manevi tazminatın 08.08.2009 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan... İnş.Tur. Taş. Gıda Tem. Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti., ... ve ... mirasçılarından (miras payları oranında) müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... Munir Kısakürek mirasçısı...vekili; gerekçeli kararda cevaplarına yer verilmemesinin hatalı olduğunu, davalı ......in davadan önce vefat ettiğinden dava ehliyeti yokluğından hakkında dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, HMK 114/1-d bendi gereğince tarafların taraf ve dava ehliyetine sahip olmalarının dava şartı olarak düzenlendiğini, zamanaşımı itirazlarının karşılanmadığını, tereke borca batık olduğundan TMK 605 gereği reddi gerektiğini, kusur oranlarının yerinde olmadığını, Kamyon şoförü B sınıf ehliyet sahibi olup C ehliyeti olmadığından kamyon kullanması söz konusu değildir şoför Hüsamettin’in %10 Kusurdan fazla kusurlu kabulü gerektiğini, Muris aracını kullanan Cemal Munir’in %50 kusurlu kabulünün hatalı olduğunu, müvekkilinin %50 kusurla sorumlu kılınması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminata hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı HMK Geçici 3 üncü maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nun 427 ilâ 444 üncü maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanun'un 332, 41, 42, 43, 45, 46 ve 47 nci maddeleri, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 2.maddesi gereğince uygulanma olanağı bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 55 inci maddesi, 4857 sayılı İş Kanun'un 77 nci maddesi, manevi tazminatın belirlenmesi yönünden 22.06.1996 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, usuli kazanılmış hak yönünden 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile Türk Medeni Kanunun 605 vd. maddeleridir. 3. Değerlendirme 1.Mirasın reddi, Türk Medeni Kanunu'nun 605 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, anılan Kanunun 605 inci maddesinde, yasal ve atanmış mirasçıların mirası reddedebilecekleri belirtilmiştir. 2.Yasal ve atanmış mirasçılar mirası, TMK.'nın 606 ncı maddesi gereğince üç ay içinde reddedebilirler. Bu üç aylık süre hak düşürücü bir süredir. Bu süre yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri kanıtlanmadıkça, miras bırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten işlemeye başlar. Atanmış mirasçılar için ise süre, miras bırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar. 3.605 nci maddesinin 2 nci fıkrasında ise, mirasın hükmen reddi düzenlenmiştir. Ölümü tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır. Bu olgunun saptanması için her zaman dava açılabilir. Bu hüküm çerçevesinde, mirasın hükmen reddi bir süreye tabi olmayıp, mirasçılar, alacaklılara karşı açacakları tespit davası ile terekenin borca batık olduğunun tespitini her zaman isteyebilecekleri gibi, mirasçılara karşı açılacak davada defi olarak da her zaman terekenin borca batık olduğu ileri sürülebilecektir. 4.610 uncu maddesinde, yasal süre içinde mirası reddetmeyen mirasçının, mirası kayıtsız koşulsuz kazanmış olacağı, ret süresi sona ermeden mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya miras bırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapan, ya da tereke mallarını gizleyen veya kendisine mal eden mirasçının, mirası reddedemeyeceği hüküm altına alınmıştır. 5.Türk Medeni Kanunu'nun 612 inci ve devamı maddelerine göre, en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflâs hükümlerine göre tasfiye edilir. Mirasçılar, mirası reddederken kendilerinden sonra gelen mirasçılardan mirası kabul edip etmeyeceklerinin sorulmasını tasfiyeden önce isteyebilirler. Bu taktirde ret, Sulh Hakimi tarafından sonra gelen mirasçılara bildirilir, bunlar bir ay içinde mirası kabul etmezlerse reddetmiş sayılırlar. Bunun üzerine miras, yine iflas hükümlerine göre tasfiye edilir ve tasfiye sonunda arta kalan değerler, önce gelen mirasçılara verilir. En yakın yasal mirasçıların reddi, kendilerinden sonra gelen mirasçılar yararına olmadıkça ve bunlar Kanun'un 614 üncü maddesinde gösterilen usul çerçevesinde mirası açıkça kabul etmedikçe miras, sonra gelen mirasçılara geçmez. Bunlar, miras bırakanın borçlarından sorumlu da tutulamaz. 6. Somut olayda yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda; davalılardan Cemal Munir Kısakürek mirasçısı olarak husumet yöneltilmek suretiyle bozma kararından sonra hakkında yargılamaya devam olunan ...'in Türk Medeni Kanunun 605/2 inci maddesi kapsamında mirasın hükmen reddedilmiş sayılmasına yönelik savunması karşısında murisin vefatı tarihi itibarıyle murisin ödemeden aczinin açıkça belli veya resmen tespit edilmiş olup olmadığının, giderek aynı kanunun yukarıda açıklanan maddeleri kapsamında temyiz eden iş bu davalını ret süresi sona ermeden mirasçı olarak tereke işlemlerine karışıp karışmadığı, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya miras bırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapıp yapmadığı veya tereke mallarını gizleyip gizlemediği veya giderek terekeden kendisine mal edinip edinmediği araştırılarak sonucuna göre davalı ...'in tazminat alacağından sorumlu olup olmadığı hususunda bir karar verilmesi gerekirken anılan savunmaya yönelik araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur. 7. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 8. O halde, temyiz eden davalı Aziz Asli Gülten vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları dikkate alınarak, bozma sebebine göre bu aşamada temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin Mahkemece verilen hüküm bozulmalıdır. VII. KARAR 1.Davalı Aziz Asli Gülten vekilinin temyiz itirazlarının yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda kabulü ile bu aşamada bozma sebebine göre temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin Mahkeme kararının BOZULMASINA, 2.Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde yatırana iadesine, 3.Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine, 19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.