11. Hukuk Dairesi 2011/3335 E. , 2011/6450 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/11/2008 gün ve 2006/518-2008/658 sayılı kararı bozan Daire’nin 25/11/2010 gün ve 2009/1003-2010-12023 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya …
**11. Hukuk Dairesi 2011/3335 E. , 2011/6450 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/11/2008 gün ve 2006/518-2008/658 sayılı kararı bozan Daire’nin 25/11/2010 gün ve 2009/1003-2010-12023 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili müvekkili ile davalı yanın KORDON İnş. San.ve Tic.Ltd.Şti.'nin %43 er hisse ile ve münferit imza yetkisine sahip ortağı olduklarını, bu aile şirketinin müvekkili ve davalının müşterek malik olduğu, İzmir Urla İlçesi 737 ada 44 parsel ve 1558 ada 5 parselde kayıtlı yaklaşık 130 dönüm büyüklüğünde bulunan iki arazi üzerine villa tipi bağımsız bölümlerden oluşan inşaat yapımı işini üstlendiğini, diğer müşterek malikler ile birlikte 06.04.1995 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını, bu sözleşmenin 3-4. maddelerinde “inşa olunacak villaların 11 adetinin arsa sahibinin diğerlerinin ise müteahhidin olacağını“ belirlediklerini, ancak müvekkilinin 2000 yılında bu şirket ile ilişkisini fiilen bitirdiğini, diğer arazi paydaşlarının bu bağımsız bölümden kendilerine düşen miktardaki villaları aldıklarını, fakat müvekkiline hiçbir villanın verilmediğini, öte yandan şirkete müteahhit sıfatıyla düşen taşınmazların satışlardan elde edilen gelirin şirket kayıtlarına yansımadığını ve rayiçler karşısında düşük kaldığını, arazi parçalarının usulsüz vekaletlerle satıldığını bu arada davalının müvekkilinin imza yetkilerini kaldırmaya çalıştığını, buna karşılık ihtiyadi tedbir kararları ile engel olunması ile davalının şirket mallarını bir başka firmaya muvazaalı olarak satmaya çalıştığını, davalının aslında var olmayan bir zarar çıkarmaya çalışıp, şirketi zarar soktuğunu ve şirkete borç vermiş gibi bir durum meydana getirerek alacaklı duruma geçtiğini, şirket üzerindeki villaların çok ucuza satılmış gibi kayıtlandırıldığını, oysa bu villaların çok daha fazla bedelle satılabileceğini, şirketi zarara soktuğu gibi en azından bu sonucu doğuracak kayıtlar tuttuğunu, TTK m.305'e göre davalının bu fiilinden dolayı şirket paydaşlarına ve alacaklılarına karşı sorumlu olduğunu ve elde edilecek tazminatın şirkete verileceğini, bu nedenle davalının kendisine menfaat sağlayan kusurlu davranışları nedeni ile T.T.K.m 309 ve 336' ya göre sorumlu olup gerek şirkete gerek müvekkiline karşı tazminat borcu bulunduğunu öne sürerek, şirket için 50.000 YTL maddi ve müvekkili için de (ayrı) yine 100.000 YTL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıya ödetilmesini, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 25.11.2010 tarihli ilamında yazılı gerekçeyle davacı yararına bozulmuştur. Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 27/05/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.