10. Hukuk Dairesi 2011/5955 E. , 2012/10920 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi No :416-244 Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava, trafik-iş kazası sonucu vefat eden sigortalının h…
**10. Hukuk Dairesi 2011/5955 E. , 2012/10920 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No :416-244 Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava, trafik-iş kazası sonucu vefat eden sigortalının haksahiplerinden ...'a bağlanan gelir nedeniyle meydana gelen Kurum zararınını 506 sayılı Yasa'nın 10. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin olup, 506 sayılı Kanunun 26/1.inci maddesindeki “....sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarlarla sınırlı olmak üzere...” bölümünün, Anayasa Mahkemesince 23.11.2006 tarih ve 2003/10 Esas 2006/106 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş olması karşısında, bundan böyle Kurumun Rücu hakkının, “halefiyete” değil, “kanundan doğan basit rücu hakkına” dayandığının kabul edilmesi ve bu kabul çerçevesinde, Kurumun rücu alacağının, ilk peşin değere göre belirlenmesinin zorunlu olmasına, öte yandan, kesinleşen önceki rücu davalarında hükmolunan miktarın mahsubu yapılırken, sigortalıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin esas alınması gerektiğine; şayet, ilk peşin sermaye değerli gelirle birlikte artışlara da hükmedilmişse, artışların hükmolunacak rücu tazminatından mahsup edilmesine olanak bulunmamasına, bu çevrede meseleye fiili ödemeler açısından bakıldığında ise, fiili ödemenin mevcudiyeti halinde, Kurumun talep edebileceği miktarın hesabının da aynı şekilde gerçekleştirilmesi gerekmekte olup; şayet, ilk peşin sermaye değerli gelirin kusur karşılığı, fiili ödeme miktarından düşük ise, o takdirde, ilk peşin sermaye değerine itibar edilmesi; aksine, fiili ödeme miktarı, ilk peşin değerden düşük ise, o takdirde de, fiili ödeme miktarının esas alınması gerektiğine göre, ilk rücuda davalı işverenin kusursuz, ancak 10. maddeye göre % 50 oranında sorumlu olduğu kabul edilerek, bu orana isabet eden sorumluluğuna hükmedilmiş olup, eldeki davanın ise, gelirde meydana gelen artışlara ilişkin olduğunun anlaşılmış bulunmasına göre, bakiye rücu alacağı kalmadığından davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı görülmüştür. O halde, davalı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 07.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.