Başvuru, ceza infaz kurumu personeli tarafından uygulanan şiddet nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza infaz kurumu personeli tarafından uygulanan şiddet nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu, Bolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü sıfatıyla bulunduğu dönemde 28/1/2019 tarihinde, telefon görüşme hakkını kullanmakta iken kurum personeli tarafından kendisine fiziksel şiddet uygulandığı iddiasıyla Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) nezdinde şikâyetçi olmuştur. 4/2/2019 tarihli dilekçesinde başvurucu, infaz koruma memurlarının telefon görüşmesi sonrası kendisine tekmeler atarak hücresine götürmek istediklerini, direnince şiddetin yoğunluğunun arttığını, olayın akabinde ağrı ve ciddi sağlık sorunları ile karşı karşıya kaldığını belirtmiştir. Başvurucu ayrıca olay sırasında bir başka mahpusun (İ.K.) kendisini korumaya çalıştığını beyan etmiştir. Başvurucu hakkında düzenlenen 31/1/2019 tarihli adli raporda "sağ kaval kemiğinde 3-5 gün önce oluştuğu tahmin edilen ekimoz alanı bulunduğu, göğsüne darbe aldığını ileri süren başvurucunun fiziksel muayenesinde ilgili bölgede sadece hassasiyet tespit edildiği, harici fiziki muayenede bulguların normal olduğu" ifade edilmiştir. Başsavcılık, olaya ilişkin olarak başlattığı soruşturma sürecinde ayrıca olay anına ilişkin görüntü kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırmıştır. 22/3/2019 tarihli bilirkişi raporunda; başvurucunun koğuşundan çıkarılıp iki personel eşliğinde koridordan geçirilerek ankesörlü telefona götürüldüğü, diğer bir personelin de yanlarına gitmesi ile başvurucu ile kurum görevlileri arasında bir hareketlilik yaşandığı, başvurucunun yere yatırıldığı, kollarından tutulup sürüklenmek suretiyle koğuşuna götürüldüğü, koğuşun kapısının açılarak içeri konulduğu, yaklaşık bir dakika sonra koğuş kapısının kapatıldığı ve personelin alanı terk ettiği ifade edilmiştir. Kamera kayıtlarına ilişkin bilirkişi incelemesi raporunda kamera kayıtlarından elde edilen fotoğraflara yer verilmiştir. Fotoğraflardan, kameraların yerleşiminin olayın başladığı ankesörlü telefonun bulunduğu yere uzak olduğu, koğuş içinin kayıt edilmesine imkân tanımadığı, ayrıca başvurucunun koridorda kollarından tutularak yerde sürüklendiği anlaşılmıştır. Ceza İnfaz Kurumu; Başsavcılığa sunduğu 5/3/2019 tarihli yazıda başvurucunun iddialarının asılsız olduğunun düşünüldüğünü, başvurucu hakkında doktor raporu düzenlendiğini, kurum personelinin olayda bir kusuru/suçu bulunmadığından idari soruşturma açılmadığını ifade etmiştir. Soruşturma sürecinde, olaya şahit olduğu ileri sürülen İ.K.nın ve/veya kurum görevlilerinin tanık/şüpheli sıfatıyla ifadelerine başvurulduğuna dair bir kayıt bulunmamaktadır. Başsavcılık 25/3/2019 tarihli kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Gerekçede; kamera kayıtlarında başvurucunun darbedildiğine dair bir görüntüye rastlanmadığı, başvurucuya zor kullanma yetkisi dâhilinde müdahale edildiği, yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu, zor kullanma sınırlarının aşıldığına dair bir delilin bulunmadığı belirtilmiştir. Karara yönelik itiraz, Bolu Sulh Ceza Hâkimliği tarafından9/4/2019 tarihinde reddedilmiştir. Başvurucu, nihai kararı 12/4/2019 tarihinde tebellüğ etmesinin ardından 7/5/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmektedir. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.