Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2020/4801 E. , 2024/16138 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2020/4801 Karar No : 2024/16138 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ..., Hukuk Müşaviri V. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Muğla İli, Menteşe İl…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2020/4801 E. , 2024/16138 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2020/4801 Karar No : 2024/16138 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ..., Hukuk Müşaviri V. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Muğla İli, Menteşe İlçesinde hemşire olarak görev yapmakta iken Olağanüstü Hâl (OHAL) kapsamında görevden uzaklaştırılmasını müteakip 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kamu görevinden çıkarılan ve bilâhare 697 sayılı KHK ile görevine iade edilen davacının, görevden uzaklaştırma ve kamu görevinden çıkarma işlemleri nedeniyle uğradığı zararın karşılığı olarak 300.000,00-TL manevî tazminatın görevden uzaklaştırıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; 7098 sayılı Kanun ile kanunlaşan 697 sayılı sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirlerin Alınması Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. maddesine göre, anılan kararname ile görevlerine aide edilenlerin, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamayacakları kurala bağlandığından, davacının kamu görevinden çıkarılması işlemi nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü manevî zararın tazminine karar verilmesine kanunen olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 16/02/2017 tarihinde davalı kurum tarafından görevden uzaklaştırıldığı, akabinde 14/07/2017 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 692 sayılı KHK da isminin olması nedeniyle kamu görevinden çıkarıldığı, 12/01/2018 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 697 sayılı KHK ile göreve iade edildiği, ByLock listelerinde hatalı olarak adına yer verilmesi nedeniyle travma yaşadığı, bu nedenle idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, idarenin hem mağduriyetine yol açtığı hem de bu mağduriyete karşı kendisini koruyacak hukuki yolları tıkadığı, işsiz kaldığı dönemde tuvalet temizliği dışında iş bulamadığı, yaşlı annesinin bakımını yapamadığı, üniversitede okuyan kızına harçlık gönderemediği, insanların birçoğu ile iletişiminin düzelmeyecek şekilde bozulduğu, çok ciddi bir gelecek kaygısı çektiği, mağdur olduğu iddia edilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın usule ve kanuna uygun olduğu, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Dava konusu uyuşmazlığın dayanağı olan 7098 sayılı Kanun ile kanunlaşan 697 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesinin 2. fıkrasının 4. cümlesinde yer alan, "Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz." ibaresinin Anayasa Mahkemesi'nin 23/07/2024 tarih ve E:2024/89, K:2022/148 sayılı kararı ile iptal edildiği anlaşıldığından, temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı, Muğla İli, Menteşe İlçesinde hemşire olarak görev yapmakta iken, 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmış ve 697 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile görevine iade edilmiştir. Davacı, 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılması nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü manevi zararlarının giderilmesi istemiyle uğradığı zararın karşılığı olarak 300.000,00-TL manevî tazminatın görevden uzaklaştırıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 08/03/2018 tarih ve 30354 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7098 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun ile kanunlaşan 697 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirlerin Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin "İade hükümleri" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasında, "Ekli (2) sayılı listede yer alan kişiler, ilgili kanun hükmünde kararnamenin eki listelerin ilgili sıralarından çıkarılmıştır." kuralı; aynı maddenin 2. fıkrasında, "İlgili kanun hükmünde kararname hükümleri, birinci fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ilgili kanun hükmünde kararnamenin yayımı tarihinden geçerli olmak üzere ortadan kalkmış sayılır. Söz konusu personelden bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren on gün içerisinde göreve başlamayanlar çekilmiş sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz. Bu personelin görevlerine iadesi, kamu görevinden çıkarıldıkları tarihte bulundukları yöneticilik görevi dışında öğrenim durumları ve kazanılmış hak aylık derecelerine uygun kadro ve pozisyonlara atanmak suretiyle de yerine getirilebilir. Bu maddeye ilişkin işlemler ilgili bakanlık ve kurumlar tarafından yürütülür." kuralı yer almakta olup, anılan 2. fıkranın "Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz." düzenlemesinin yer aldığı 4. cümlesinin iptali istemiyle iş bu dava dosyası ile aynı konulu Dairemizin E:2020/4766 sayılı dosyasında, 10/11/2023 tarihli ara kararıyla, mahkeme kararına dayanak alınan söz konusu düzenlemenin Anayasaya aykırı olduğu düşüncesiyle Anayasa Mahkemesine başvurulmuştur. Anayasa Mahkemesi'nin 07/10/2024 tarih ve 32685 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 23/07/2024 tarih ve E:2024/89, K:2022/148 sayılı kararı ile, 08/03/2018 tarih ve 30354 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7098 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun ile kanunlaşan 697 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirlerin Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin "İade hükümleri" başlıklı 2. maddesinin 2. fıkrasında yer alan, "Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz." düzenlemesi iptal edilmiştir. Söz konusu kararda; itiraz konusu kuralla, OHAL KHK’sıyla doğrudan kamu görevinden çıkarılıp başka bir OHAL KHK’sı ile görevine iade edilenlerin kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamayacaklarının hükme bağlandığı, kuralın, OHAL süresini aşacak biçimde uygulanmaya imkân verdiği, başka bir ifadeyle kuralın OHAL süresiyle sınırlı bir düzenleme öngörmediği, bu nedenle kurala ilişkin incelemenin Anayasa’nın olağan dönem kuralları yönünden öngördüğü denetim rejimine göre yapılması gerektiği, Anayasa Mahkemesi 30/06/2022 tarih ve E:2018/137, K:2022/86 sayılı kararında 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Kararların uygulanması" başlıklı 10. maddesinin 1. fıkrasının son cümlesinde yer alan OHAL KHK’sıyla doğrudan kamu görevinden çıkarılıp Komisyon tarafından görevine iade edilenlerin kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamayacaklarına dair kuralı iptal ettiği, anılan kararda söz konusu kuralın, temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiğini iddia eden kişilerin yetkili makamlara başvurmasını güvence altına alan Anayasa’nın 40. maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkı çerçevesinde incelenmesi gerektiği belirtildikten sonra kamu makamlarının hukuka aykırı fiilleri nedeniyle maddi ve manevi yönden zarara uğradığını iddia eden bireylere zararlarının giderilmesi için idari ve yargısal mercilere başvurma imkânının tanınmasının Anayasa’nın 40. maddesinin bir gereği olduğunun ifade edildiği, kararın devamında; olağanüstü hâl tedbirleri kapsamında terör örgütlerine veya devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı bulunduğu değerlendirilen kişilerin liste usulüyle kamu görevinden çıkarıldıkları, Komisyonca tedbire ilişkin şartların oluşmadığı gerekçesiyle başvurunun kabulüne karar verilerek kişilerin göreve iade edilmesinin, tedbirin sebep unsurunun gerçekleşmediğinin, başka bir deyişle bu kişilerin herhangi bir örgüt ya da yapıya aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatlarının belirlenemediğinin ve hukuka aykırı olarak kamu görevinden çıkarıldıklarının idare tarafından tespit edildiği anlamına geldiği belirtilmiştir. Belirtilen değerlendirmeler sonrasında Anayasa Mahkemesi, Komisyon kararıyla kamu görevine iade edilen kişilerin tedbir süreci nedeniyle maddi ve manevi yönden zarara uğrayabileceklerini ve OHAL kapsamında hukuka aykırı bir şekilde haklarında tedbir uygulanan kişilerin uğrayabilecekleri maddi ya da manevi zararların giderilmesi için gerekli idari ve yargısal yollara başvurma imkânının tanıması gerektiğini vurgulamıştır. Ayrıca Anayasa Mahkemesi, göreve iade edilenlerin kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamayacaklarının öngörülmesiyle bu kişilerin tedbir işleminin haksız uygulanmasından dolayı uğrayabilecekleri maddi ve manevi zararları giderme fırsatının ortadan kaldırıldığı, kamu makamlarının hukuka aykırı uygulamaları nedeniyle zarara uğradığını iddia eden kişilere dava açma imkânı verilmemesinin, devletin kişinin maddi ve manevi varlığına yönelik müdahalelere karşı etkili giderim mekanizmasını sağlama yükümlülüğüyle bağdaşmadığını ifade ederek söz konusu kuralın Anayasa’nın 40. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir. İtiraz konusu 697 sayılı KHK'nın 2. maddesinin 2. fıkrası açısından Anayasa Mahkemesi'nin 30/06/2022 tarih ve E:2018/137, K:2022/86 sayılı kararında belirlenen ilkelerden ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmadığı belirtilerek, kural kapsamında, göreve iade edilenlerin kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamayacaklarının öngörülmesinin, Anayasa'nın 40. maddesine aykırı olduğu, devletin kişinin maddi ve manevi varlığına yönelik müdahalelere karşı etkili giderim mekanizması sağlama yükümlülüğüyle bağdaşmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu işlemin dayanağını oluşturan yasa kuralı Anayasa Mahkemesince iptal edildiğinden, Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi ve söz konusu kararlardan önce yürürlükte olan Anayasa'ya aykırı kurallara göre tesis edilen işlemlere karşı açılan ve halen görülmekte olan davaların Anayasa Mahkemesi kararlarından ne şekilde etkileneceği hususunun öncelikle açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, Resmi Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez"; beşinci fıkrasında, "İptal kararları geriye yürümez"; altıncı fıkrasında ise, "Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar." kuralları yer almaktadır. Anayasa Mahkemesi'nce bir kanunun veya kararnamenin tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde eldeki davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği gibi, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğu yönündeki hükme de aykırılık oluşturacaktır. Yukarıda belirtildiği üzere, dava konusu işlemin dayanağını oluşturan 7098 sayılı Kanun ile kanunlaşan 697 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesinin 2. fıkrasının 4. cümlesinde yer alan, "Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz." ibaresi Anayasa Mahkemesi'nin 07/10/2024 tarih ve 32685 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 23/07/2024 tarih ve E:2024/89, K:2022/148 sayılı kararıyla iptal edilmiş ve bu karar Resmi Gazete'de yayımlandığı 07/10/2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu durumda, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, OHAL kapsamında görevden uzaklaştırılmasını müteakip 692 sayılı KHK'yla kamu görevinden çıkarılan, bilâhare yine OHAL kapsamında yürürlüğe konulan 697 sayılı KHK'yla görevine iade edilen (ve açıkta geçirdiği süre boyunca elde ettiği gelir-yarar uğradığı maddî zarardan mahsup edilmeksizin tüm malî ve sosyal hakları ödenen) davacının kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamayacakları kuralına istinaden, davacının tazminat talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesini kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 22/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.