Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2007 -1-159 (Devralma) Karar Sayısı : 08-16/189 -62 Karar Tarihi : 21.2.2008 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER 10 Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI Üyeler : Tuncay SONS ÖR, M. Sıraç ASLAN, Mehmet Akif ERSİN, İsmail Hakkı KARAKELLE B. RAPORTÖRLER: İsmail Atalay YOLCU, Hilal YILMAZ , Metin PEKTAŞ C. BİLDİRİMDE BULUNAN : T.C. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı D. TARAFLAR : - T.C. Özelle ştirme İdaresi Başkanlığı 20 (Sümer Holding A.Ş
Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2007 -1-159 (Devralma) Karar Sayısı : 08-16/189 -62 Karar Tarihi : 21.2.2008 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER 10 Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI Üyeler : Tuncay SONS ÖR, M. Sıraç ASLAN, Mehmet Akif ERSİN, İsmail Hakkı KARAKELLE B. RAPORTÖRLER: İsmail Atalay YOLCU, Hilal YILMAZ , Metin PEKTAŞ C. BİLDİRİMDE BULUNAN : T.C. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı D. TARAFLAR : - T.C. Özelle ştirme İdaresi Başkanlığı 20 (Sümer Holding A.Ş. Mazıdağı Fosfat Tesisleri) Ziya Gökalp Caddesi No:80 Kurtuluş/Ankara - Toros Tarım Sanayi ve Ticaret A.Ş. Tefken Tower 4. Levent, 34394 İst anbul E. DOSYA KONUSU: Sümer Holding A.Ş. ye ait Mazıdağı Fosfat Tesislerinin satış ve işletme hakkının verilmesi yöntemleri birlikte uygulanarak bir bütün halinde özelleştirilmesi yoluyla Toros Tarım Sanayi ve Ticaret A.Ş. ye devredilmesi işlemine iz in verilmesi talebi. 30 F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 5.11.2007 tarih ve 7233 sayı ile giren ve eksiklikleri en son 23. 01.2008 tarih ve 519 sayılı yazı ile tamamlanan bildirim üzerine 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 7. maddesi ile 1998/4 sayılı Özelleştirme Yoluyla Devralmaların Hukuki Geçerlilik Kazanabilme leri İçin Rekabet Kurumu na Yapılacak Ön Bildirimlerde ve İzin Başvurularında Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ ve 1997/1 sayılı Rekabet Kurulu'ndan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ in ilgili hükümleri uyarınca yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 25.1.2008 tarih ve 2007 -1-159/Ö N-08-İAY sayılı Özelleştirme Nihai Bildirim Raporu, 28.1.2008 tarih, REK.0.05.00.00 -120/16 sayılı Başkanlık önergesi ile 08-09 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek , dosyanın ek çalışma 40 yapılmak üzere incelemeye alınması karar laştırılmıştır. Yapılan ek inceleme sonucunda hazırlanan 20.2.2008 tarih ve 2007 -1-159/BN -08-İAY sayılı bilgi notu ve Rapor 20.2.2008 tari h ve REK.0.05.00.00 -120/28 sayılı Başkanlık önergesi ile 16/189 -62 sayılı Kurul Toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır. 08-16/189 -62 2 G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; 1- Bildirim Konusu devralma işleminin; a) Gerek fosfat kayası, gerek fosfat içeren güb re pazarları bakımından, 4054 sayılı Kanun un 7. maddesi ve 1998/4 sayılı Teblig in 5. maddesi uyarınca izne tabi bir devralma işlemi olduğu, 50 b) Kompoze gübre pazarında Toros Tarım Sanayi ve Ticaret A.Ş. yi (Toros) hakim duruma getireceği ve bu hakim durum un kompoze gübre pazarında rekabeti önemli ölçüde azaltacağı, bu nedenle işleme izin verilmemesi, c) Koşullu olarak izin verilip verilemeyeceği hususunda ek çalışma yapılması amacıyla nihai incelemeye alınması, 2- Bilgi isteme yazısına cevaben gönderilen b elgelerde yanlış ve yanıltıcı bilgi bulunduğundan Toros a 4054 sayılı Kanun un 16 . maddesi birinci fıkra sı (a) bendi uyarınca ceza verilmesi gerektiği ifade edilm iş, ek inceleme sonucunda hazırlanan bilgi notunda ise; Söz konusu devir işleminin; Kompoze g übre pazarında Toros u hakim duruma 60 getireceği ve bu hakim durumun kompoze gübre pazarında rekabeti önemli ölçüde azaltacağı, bu nedenle işleme Toros un toplam fosforik asit üretiminin, 3 yıl sonunda tekrar değerlendirilmek üzere, hali hazırda Samsun Gübre tesislerinde kurulu bulunan 148.500 ton P2 O5/yıl kapasite ile sınırlandırılması koşuluyla izin veril ebileceği ifade edilmektedir. H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME H.1. İ lgili Pazar H.1.1. İlgili Ürün Pazarı 70 Özelleştirmeye konu olan Mazıdağı Fosfat Tesisle ri ve ruhsat sahalarında yürütülen faaliyetler, dünya genelinde fosfat kayası üretimi olarak adlandırılan, sahadan maden çıkarılması ve tesiste zenginleştirilmesi işlemlerini kapsayan bir üretim sürecinin içerisinde yer almaktadır. Dünya çapında 1999 -2004 yılları arasında, her yıl için toplam 128 -141 milyon ton arasında değişen miktarlarda fosfat kayası üretimi gerçekleştirilmiştir. Yine aynı dönemde, üretilen fosfat kayası 29 -32 milyon ton arasında değişen miktarlarda uluslararası ticarete konu olmuştu r. Ancak fosfata ilişkin dış ticaretin, yalnızca fosfat kayasına bağlı olarak düşünülmemesi gerekir. Zira, sanayide asıl kullanılan madde 80 fosfat kayasından elde edilen fosforik asit olup, kaya üreticisi ülkeler aynı zamanda fosforik asit ticareti yapmaktad ırlar. Bunun dışında, üretilen fosforik asidin esas itibarıyla gübre üretiminde kullanılmasına bağlı olarak, uluslararası gübre ticaretinin de doğrudan fosfat kayası na bağlı olduğu gözden kaçırılmamalıdır. Dünya genelinde üretilen fosfat kayasının büyü k bölümü gübre üretiminde hammadde olarak kullanılmaktadır. Fosfat kökenli hammaddeler g ıda ve yem üretimi, deterjan, alaşım endüstrisi, kağıt ve kibrit gibi alanlarında da kullanılmakla birlikte, gelişmekte olan ülkelerde %95 -99 oranında gübre sektöründe kullanılmaktadır. Bu durum Türkiye bakımından da geçerli olup, gelişmiş ülkelerde bu oran %85 -90 düzeyindedir. 90 08-16/189 -62 3 Gübre üretimi için fosfat kayası önce belirli bir saflık düzeyine getirilmekte, ardından fosforik aside dönüştürülmektedir. Bu nedenle, fosfori k asit üretim ünitesi bulunmayan gübre fabrikaları, doğrudan fosforik asit satın alıp kullanma yoluna gitmektedir. Ticari anlamda kullanılabilir nitelikteki fosfat kayasının saflık oranı, %29 ile %34 arasında değişmekte olup, ticari sınıflandırma söz konus u saflık derecesi esas alınarak yapılmaktadır. Özelleştirmeye konu olan Mazıdağı Fosfat Tesisleri ve maden ruhsat sahalarında, tüvenan fosfat madeni üretimine ilişkin madencilik faaliyeti yapılması planlanmış ve 100 elde edilen madenin saflaştırılmasına yönel ik bir işletme kurulmuştur. Dünya genelinde de fosfat kayasının sahadan çıkarılması ve zenginleştirilmesi işlemleri, entegre tesis modeliyle bir arada yürütülen bir faaliyet biçimidir. Fosforik asit üretimi ve bunun gübre sanayisinde kullanılması süreci ise fosfat kayası üretiminden ayrılabilir niteliktedir. Bu nedenle ilgili ürün pazarı fosfat kayası olarak belirlenmiştir. Ancak, fosfatın doğrudan gübre üretiminde kullanılan önemli bir girdi olması ve gübre pazarı ile dikey bir ilişkisinin bulunması, fosfat kayası pazarının gübre pazarının 110 rekabetçi yapısını etkilemesi nedeniyle, bu dosya bakımından gübre türleri dikkate alınarak etkilenen pazarlar tespit edilmiştir. Etkilenen pazar olan kimyevi gübre pazarının sınırları belirlenirken 8.2.2002 tar ih ve 02-07/57 -26 sayılı Rekabet Kurulu Kararı nda detaylı olarak yer verilen ilgili ürün pazarları esas alınmış; azotlu gübreler, fosforlu gübreler, potasyumlu gübreler ve kompoze gübreler pazarlarının mevcut dosya bakımından etkilenen pazarlar olduğu kabul edilmiştir. Gübre sanayii içinde fosfat kayası, fosforlu gübreler ile kompoze gübre çeşitlerinde 120 kullanılmaktadır. Fosforlu gübrelerin (TSP ve NSP) üretimi ve tüketimi yıllık ortalama 60-70 bin ton gibi oldukça az bir miktardadır. Fosforlu gübre ihtiy acı esas olarak kompoze gübrelerin içinde bulunan fosfordan karşılanmaktadır. Zira kompoze gübreler fosforlu gübre yanı sıra bitkinin ihtiyacı olan azotu da karşılamaktadır. Bu nedenle yıllık toplam 5 milyon ton olan gübre tüketiminin yaklaşık 2 milyon ton u kompoze gübrelerdir. Fosfat kayası, fosforlu ve kompoze gübrelerin üretimini ilgilendirdiğinden, esas itibarıyla her ikisi nin de bu dosya bakımından etkilenen pazarlar olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Ancak, yalnızca fosfor içeren gübrelerin üreti m ve satış miktarı tüm gübre pazarı içinde ihmal edilebilecek düzeyde olduğundan, değerlendirmede kompoze gübre pazarı esas alınmıştır. 130 H.1.2. İlgili Coğrafi Pazar Fosfat kayası bakımından, halihazırda Türkiye de üretim yapılmamaktadır. Fosfat kayası kul lanıcılarının bugüne dek yapmış oldukları alımlar dikkate alındığında, Fas başta olmak üzere, Tunus, Cezayir, Mısır, Suriye, Ürdün ve İsrail i kapsayan Akdeniz havzası ülkelerinin ilgili coğrafi pazarı oluşturabilecek düzenli alım yapılan ülkeler olduğu; a ncak fosfat kayası fiyatlarının uzun süre düşük seyretmesinin ardından, gübre pazarındaki gelişmelere bağlı olarak fiyat seviyesinin önceki dönemlerle kıyaslanamayacak ölçüde yükselmiş olması neticesinde, yerli üretimin devreye 140 girebileceği, hatta ithalatı n da uygun bir seçenek olmaktan çıkabileceği görülmektedir. Nitekim Toros tarafından söz konusu ihaleye teklif verilmesi ve bir üretim planlaması 08-16/189 -62 4 yapılmış olması da bu hususa işaret etmektedir. Bu nedenle, fosfat kayası bakımından ilgili coğrafi pazarın di namik bir süreç içinde olduğu görülmektedir. Gübre pazarına bakıldığında ise taşıma maliyetlerinin firmaların ülkenin farklı bölgelerindeki tüketicilere ulaşabilmesini önleyecek nitelik ve düzeyde olmaması, gübre fiyatlarının ülke genelinde yeknesaklığ ı, gübre üretici/dağıtıcılarının bölgesel pazarlara sahip olmamaları ve gübrenin uzun mesafelere taşınabilir özellikte olması hususları dikkate alınarak, ilgili coğ rafi pazar Türkiye Cumhuriyeti sınırları olarak 150 belirlenmiştir. H.2. T ürkiye de Fosfat Madeni İşletmeciliği H.2.1. Genel Bilgiler Türkiye de Mazıdağı yöresi dışındaki fosfat yatakları, Bingöl -Bitlis yöresi ile Aşağı Fırat (Hatay, Adıyaman, Gaziantep ve Urfa) yöresinde yer almaktadır. Bingöl -Bitlis yöresi fosfatları demir madeni ağırlıklı ve düşük tenörlü olmalarına rağmen gübre üretiminde kullanılmaya elverişli hale getirilebilir nitelikte iken, Aşağı Fırat yöresi 160 fosfatlarının ise tenörü çok daha düşük olup, bu yörede işletilebilir rezerv tespiti çalışması yapılmamıştır. Türkiye de işl etilmeye en uygun fosfat yatakları 330 milyon ton toplam rezervi bulunan Mazıdağı fosfat yataklarıdır. Yataklar iki bölümden oluşmaktadır. Bunlardan yaklaşık 70 milyon ton toplam rezerv barındıran Kasrık sahası, yine yaklaşık 260 milyon ton rezerv barınd ıran Taşıt sahasına kıyasla tenör bakımından üstün bir sahadır. H.2.2. Özelleştirme Kapsamındaki Ruhsatlar 170 İşletme hakkı devri yöntemi ile özelleştirilecek olan Mardin Mazıdağı ndaki rezerv sahalarına ilişkin olarak, İR.1612, İR.1613, İR.3930 ve İR.2 675 olmak üzere 4 adet işletme ruhsatı bulunmaktadır. Önbildirim döneminde süreleri bitmek üzere olan bu dört ruhsatın geçerliliği 1.1.2040 yılına kadar uzatılmış ve ruhsat numaraları da yenilenmiş bulunmaktadır. Ayrıca, önbildirim kapsamında Kurumumuza b ildirilen dört adet işletme ruhsatına ek olarak aynı bölgede bulunan sırasıyla 3110037, 3110038 ve 3110042 erişim no lu sahalar için 20066824, 20066823 ve 20066822 no lu üç adet arama ruhsatının daha işlem konusu özelleştirme kapsamında devredileceği, ÖİB tarafından bildirilmiştir. 180 H.2.3. Üretim ve Maliyetlere İlişkin Tespitler Devre konu maden sahalarındaki mevcut fosfat rezervinin saflık derecesi yaklaşık %20 civarında olup, ticari anlamda kullanılabilmesi için konsantre hale dönüştürülmesi ve zenginle ştirilmesi gerekmektedir. Bu amaçla 1990 yılında tam olarak kurulumu tamamlanan konsantratör, yaklaşık 70 milyon tonluk rezervin ortalama 40 milyon tonunu üretime dönüştürebilecek niteliktedir; rezervin geri kalanı karbonat içerikli olup, üretime dönüştürü lebilmesi için konsantratöre ek yatırım yapılarak kalsinasyon ünitesinin kurulması gerekmektedir. 190 Tesis, halihazırdaki üretim teknolojisi ile %30,5 saflık derecesinde cevher üretilebilmekte olup; tam kapasite çalışması halinde tesisin üretim kapasitesi 5 50.000 08-16/189 -62 5 ton/yıl düzeyindedir. Dosya mevcudu bilgiler çerçevesinde, 4 adet işletme ve 3 adet arama ruhsatı ile birlikte söz konusu konsantratörün de devre konu olduğu görülmektedir. DPT, Etibank ve TÜGSAŞ tarafından fosfata ilişkin olarak hazırlanan tüm yat ırım programlarında, Mazıdağı yöresi fosfatlarının işlenmesi, yörede kurulacak bir gübre fabrikası ile birlikte değerlendirilmiş olup; söz konusu fabrikanın da GAP Projesi 200 kapsamında herhangi bir pazar sorunu ile karşılaşmayacağı ve bu sayede fosfat üretim tesislerinin de ekonomik olarak işletilebilir hale dönüşeceği öngörülmüştür. Fosfat kayasının yükte ağır bir ürün olması nedeniyle, üretim yeri yakınında bir gübre fabrikası olması önem arz etmektedir. Ancak Mazıdağı bölgesinde söz konusu gübre fabrikas ı yatırımı gerçekleştirilememiş, farklı bölgelerde kurulu bulunan mevcut gübre fabrikaları da bu ihtiyaçlarını ithalatla karşılama yolunu tercih etmişlerdir. Bu nedenle fosfat tesislerinde gerçekleştirilen üretim faaliyetleri hiçbir dönemde ekonomik olarak sürdürülebilir olma niteliğini kazanamamıştır. 210 Tesiste, 1990 -1994 yılları arasında toplam 190.000 ton konsantre cevher üretimi gerçekleştirilmiştir. Yeterli talep bulunamaması nedeniyle fosfat kayası üretimi 1990 yılında, konsantre cevher üretimi ise 19 94 yılında durdurulmuş olup; tesiste yaklaşık 12 yıldır üretim yapılmamaktadır. Bu durumda, atıl olarak bekletilen kurulu kapasitenin, gübre sektörü bakımından önemi olup olmadığına bakmak gerekmektedir. Nitekim ÖİB tarafından daha önce açılan ihalelerde teklif gelmemiş olmasına rağmen, ruhsatlar ve işletme için açılan ihalede bu kez teklif verilmiş olması gübre ve hammaddeleri pazarlarındaki gelişmelere bakılması gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. 220 2007 yılı içerisinde, fosfat kayası ve fosforik asit fiya tlarının daha önceki dönemlerle kıyaslanamayacak ölçüde arttığı; bu durumun, gübre pazarında meydana gelen değişikliklerden kaynaklandığı, dünyada fosfat kayası pazarındaki yoğunlaşma düzeyi ve koordinasyon a müsait pazar yapısının da söz konusu fiyat artış larını kolaylaştırdığı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda yapılan incelemelerin sonuçları, söz konusu fiyat artışlarının altında, Doğu Asya ülkelerinde tarımsal ürünlere duyulan talebin artması ve dünya genelinde biyo-yakıt üretim artışının bulunduğu ve bu tre ndin devam edeceği, bunun sonucunda, gübre sektörü üzerindeki talep ve fiyat artışı baskısının artarak süreceği yönündedir. 230 Gübre fabrikalarının tümü doğrudan fosfat kayası talep etmemekte olup, fosfor esaslı gübre üreticilerinden bazıları doğrudan fosfor ik asit ithal etmeyi tercih etmektedir. Türkiye de kurulu bulunan fabrikalardan yalnızca Samsun ve Mersin de bulunan Toros Gübre ye ait üretim tesisleri ile Bandırma da bulunan Bagfaş a ait fabrikada doğrudan fosfat kayası talebi mevcut olup, bunlardan Mer sin tesisi ise 1999 yılından beri kapalı durumdadır. Halen faal durumdaki gübre fabrikaları mevcut olarak yıllık yaklaşık 500.000 ton civarında fosfat kayası ithal etmektedir. TMMOB verilerine göre ithal gübreler de dahil 240 olmak üzere, fosfor kökenli gübr elerin tümünün Türkiye de üretilmesi ve girdi olarak yerli fosfat kayası kullanılması halinde, Türkiye nin toplam fosfat kayası talebinin yıllık 2.8 milyon ton olacağı görülmektedir. Ancak, bugüne kadar uygulanan tarım politikalarının sonucu olarak gübre e ndüstrisi ithalatın ağırlık kazandığı bir görünüm 08-16/189 -62 6 kazanmıştır. Gerek gübre ve gerekse hammaddeler bakımından ithal fiyatların yerli üretim maliyetleri karşısındaki rekabetçi konumu da bu gelişmeyi hızlandırmıştır. Dolayısıyla, Mazıdağı ndaki üretimin yak laşık 12 yıldır durdurulmuş olması, mevcut pazar yapısının bir sonucu olarak ortaya çıkmış ve başlangıçta planlandığı gibi bölgede gübre fabrikası kurulamaması ve ithal hammadde fiyatlarıyla rekabet 250 edilememesi nedeniyle tesis kapanma noktasına gelmiş ve ö zel sektöre devredilmesine yönelik seçenekler değerlendirilmeye başlanmıştır. Dosya mevcudunda yer alan iki ayrı çalışmada , tesisin özel sektör eliyle yeniden faaliyete başlaması halinde oluşacak üretim maliyetlerine ilişkin projeksiyonlar yapılmıştır. G erek bu projeksiyonlar a, gerekse güncel veriler kullanılarak yapılan değerlendirmelere göre , Mazıdağı nda üretim yapılması sonucunda ithal fosfat kayası kullanımı ile kıyaslandığında, kompoze gübre üretiminde ton başına minimum 95 ABD dolarına ulaşan maliy et avantajlarının ortaya çıkacağı tespit edilmiştir. 260 H.3. Değerlendirme H.3.1. Genel Değerlendirme Dünya genelinde de fosfat madeni miktarı bakımından herhangi bir sıkıntı olmamakla birlikte, esas itibarıyla bu madenlerin ülkeler ve bölgeler itibarıyl a dağılımında orantısızlık vardır. Yukarıda fosfat yataklarına ilişkin olarak yer verilen bölümde yer verildiği üzere, tüm fosfat yatakları, sayıları 10 u geçmeyen belirli ülkelere dağılmış durumdadır. Bu nedenle, fosfat madeni uluslararası bir pazar olm akla birlikte, yoğunlaşma oranının çok yüksek olduğu, bu durumun rekabetçi fiyatlandırmanın 270 önünde önemli bir engel teşkil ettiği görülmektedir. Türkiye de de mevcut durum itibarıyla Eti Maden İşletmeleri tarafından işletilebilir rezerv tespiti yapılmış ve tüm çalışmaları tamamlanmış olan tek fosfat sahası Mazıdağı dır. Önemli sayılabilecek diğer 2 fosfat sahası ise Bingöl -Bitlis yöresi yatakları ile Aşağı Fırat yatakla rıdır. Bunlardan Bingöl -Bitlis yatakları magmatik nitelikli olup, esas itibarıyla demir madeni rezervi niteliğindedir. Bir başka ifadeyle sahada yer alan fosfat, demir madeni ile karışık halde olup, ancak demir madeni işletmeciliğinin bir yan ürünü ola rak fosfat elde 280 edilmesi mümkündür. Bununla birlikte, söz konusu madenin demir tenörü düşük olduğundan ekonomik bulunmamakta ve işletilememektedir. Hatay yöresinde bulunan Aşağı Fırat fosfatlarının ise 90 milyon tonluk toplam rezerve sahip olduğu tahmin edilmekle birlikte, tenörü çok düşük olduğundan saha da işletilebilir rezerv tespit çalışması yapılmamıştır. Dolayısıyla, bugün itibarıyla, toplam 330 milyon ton toplam rezerve sahip olan Mazıdağı fosfatları, Türkiye nin ithalat dışındaki tek temin kaynağı olarak ortaya çıkmaktadır. Tesisin işletilebilmesi bakımından teknik olarak her hangi bir engel mevcut değildir. 290 Buna rağmen bugüne kadar işletilememiş olmasının altında yatan nedenler uluslararası fiyatlar a bağlı olarak pazar bulmakta karşılaşılan güçlük lerdir. Zira, tesislere yakın olan fabrikalar kapanmış, Samsun ve Bandırma da kurulu fabrikalar ise fiyat avantajı nedeniyle ithalatı tercih etmişlerdir. Bölgede, fosfat madeninin nakliyesinde avantaj sağlayacak herhangi bir ulaşım yatırımı yapılmamış olup , 08-16/189 -62 7 tesislerde üretilecek madenin yurt içinde ya da dışında değerlendirilmesini kolaylaştırabilecek şekilde herhangi bir limana ya da gübre fabrikasına doğrudan demiryolu bağlantısı da kurulmadığından, işletme çalışamaz hale gelmiştir. Özetle belirtmek ger ekirse; yukarıda sayılan tüm olumsuz koşullar bir araya 300 geldiğinden, bugüne kadar Mazıdağı Tesisleri nin işletilmesi ya da özelleştirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Ancak , gübre ve hammaddeler pazarlarında ortaya çıkan talep ve fiyat artışları net icesinde, söz konusu olumsuzluklar ortadan kalkmış, aksine Mazıdağı nda üretim yapacak teşebbüs bakımından maliyet avantajı yaratacak noktaya gelinmiştir. H.3.2. Yurtiçi Gübre Pazarına İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler Fosforlu ve kompoze gübre üretimin de kullanılan fosfor, fosfat kayası ve sülfürik asitten fosforik asit üretilip, daha sonra fosforik asidin gübre üretim sürecine katılması 310 şeklinde 2 aşamalı olarak sağlanmaktadır. Türkiye de 1. aşama olan fosfat kayasından fosforik asit üretimi Toros ve B agfaş tarafından gerçekleştirilebilmekte, diğer fosforlu ve kompoze gübre üreticisi olan Gübretaş ve İgsaş ise fosforik asit ithal ederek gübre üretmektedir. Fosfat kayasının ikamesi bulunmazken, fosforik asit yerine fabrikaların üretim teknolojisinin uygu n olması durumunda MAP, MOP gibi yarı mamullerden gübre üretimi de mümkündür. Gübre üretimi yapan 5 adet teşebbüsün, azotlu, fosforlu, potasyumlu ve kompoze gübrelerden oluşan tüm gübre pazarlarında son dönemlerdeki durumuna topluca bakıldığında, Gübreta ş ın üretimdeki payı sabitken, Bagfaş ve Gemlik in üretimdeki 320 paylarının dalgalı bir seyir izlediği, Toros un üretiminin pazardaki payının arttığı tespit edilmiştir. 2007 yılında İgsaş kompoze gübre tesisini yenilemesi nedeniyle kompoze üretimini, doğalg az fiyatlarındaki artış nedeniyle de üre üretimini durdur muştur. Toros un pazar payı ise, Toros un Samsun Gübre yi 2005 yılı ortasında devralması1 ve gerekli yatırımları yaptıktan sonra Şubat 2006 tarihinde üretime başlaması ile artmıştır. Sektörde teşebbü sler açısından üretim yapmanın avantajı ve dolayısıyla üretimin önemi, ithalatın risklerine karşı teşebbüslere hareket alanı vermesi, esneklik sağlamasından gelmektedir. Tüm gübreler e ilişkin son dönemlerdeki satış verilerine 330 bakıldığında da Toros un pazar payının arttığı görülmektedir. Kompoze gübre pazarı dört üreticinin bulunduğu oligopolistik bir pazar olup, gübre pazarında faaliyet gösteren neredeyse tüm üreticilerin (Gemlik Gübre hariç) kompoze gübre üretim kapasitesi bulunmaktadır. Sektörde, kompoze gübrede yıllık ortalama 2 milyon ton tüketim ve 1,5 milyon ton üretim olmasına karşın, kurulu kapasite 2, 6 milyon ton civarındadır. Teşebbüsler bazında kurulu kapasite verilerine göre Toros un tek başına kurulu kapasitenin %52 sine sahip olduğu görülmekte dir. Toros un kapasite kullanım oranı diğer teşebbüslere kıyasla düşük olup, üretimdeki pazar payı % ( ) olarak gerçekleşmiştir. Bunun yanı sıra, ithalatın da etkisi dikkate alındığında, 340 kompoze gübre tüketimi içinde Toros un pazar payının % ( ) olarak ortay a çıktığı tespit edilmiştir. 1 Rekabet Kurulu nun 05.05.2005 tarih ve 05 -30/373 -92 sayılı kararı ile sö z konusu özelleştirme işlemine izin verilmiştir. 08-16/189 -62 8 Mevcut veriler çerçevesinde, Toros un pazar payları itibarıyla sektördeki en büyük teşebbüs olduğu görülmektedir. Ancak mevcut pazar payları Toros un potansiyelini yansıtma maktadır . Zira sülfürik asit tesisindeki problemler ve yenileme yatırımı nedeniyle Samsun Gübre tam randımanlı çalıştırılamamıştır. Ayrıca Toros un 1998 yılından itibaren atıl olarak bekletilen Mersin deki fosforik asit ve kompoze gübre üretim tesislerinde üretime başlaması , Ceyhan daki tesislerinde de Mazıda ğı fosfatından üretilecek fosforik asi din kullanımına geçilmesi muhtemeldir. 350 Toros un kompoze gübre satışlarındaki en büyük rakibi Gübretaş olarak görü lmektedir. Tarım Kredi Kooperatifleri (TKK) , 2002 yılından itibaren toplu alım ihaleleri ile gübre tedariği yönteminden vazgeçerek, Gübretaş ın bayisi olarak çalışmaya başlamıştır. TKK ve Gübretaş ın, kompoze gübre pazarında yıllar itibar ıyla %( ) ortalama ile payını koruduğu söylenebilir. Toros karşısında Gübretaş , kompoze gübre satışları itibarıyla % ( ) luk pazar payı ile güçlü bir rakip olarak görü lmekle birlikte , kompoze gübre üretimin e bakıldığında bu oranın %( ) olduğu, dolayısıyla satışlardaki gücünün daha çok ithalata bağlı olduğu anlaşılmaktadır. Ay rıca, fosforik ve sülfürik asit tesisi bulunmadığın dan söz konusu tesislere sahip olan Bagfaş ve Toros a göre Gübretaş ın 360 maliyet dezavantajı bulunmaktadır. Gübretaş ile aynı kurulu kompoze gübre kapasitesine sahip olan ve fosforik asit tesis i de bulunan Bagfaş ın ise 2005 yılındaki üretimde % ( ) olan pa yı % ( ) a düşmüş, satışta % ( ) olan payı da % ( ) ye gerilemiştir. İgsaş, 118.000 ton kapasiteli kompoze gübre tesisini yenilemekte, 240.000 ton kapasiteli kompoze gübre tesisini Mart 2008 de faaliyete geçirmeyi planlamaktadır. Söz konusu tesiste hem yarı mamul (MAP, MOP, AS, Potasyum klorür), hem de fosforik asitten üretim yapılacaktır. İgsaş, yenileme döneminde üretim yapamamış ve kompoze 370 gübreler pazarında zaten düşük olan (% - ) pazar payını kaybetmiştir. Ancak İgsaş ın mevcut kurulu kompoze gübre kapa sitesinin %9 u büyüklüğündeki yeni tesisi devreye girdikten sonra pazarda nisbeten daha etkin olarak faaliyet gösterebileceği söylenebilir. Ancak gübre pazarındaki gücünü üre üretiminden alan İgsaş ın yüksek doğalgaz fiyatları nedeniyle üre üretimini durdu rması, pazarda önemli ölçüde güç kaybetmesine neden olmuştur. İthalatçılar ise, kurulu üretim kapasitesinin yıllık tüketimden fazla olduğu kompoze gübre pazarında, azotlu gübreler pazarında olduğu ka dar etkili olamayıp, ortalama %10 pazar payına sahip ol muştur. Gübre üreticisi teşebbüslerin de ithalat yapıyor 380 olması bu durumun sebeplerindendir. İthalatçılardan en büyüğü olan Ost Olgun firması, İskenderun Gübre San. A.Ş. nin büyük ortağı olarak kompoze gübre üretimine başlamıştır. 2007 yılı yaz döneminde d eneme üretimine başlayan ve asit tesisleri bulunmayan fabrikada, ara mamul (AS, DAP, MAP gibi) kullanarak 280 -300 bin ton kompoze üretim yapılabilecektir. Gübre pazarının dağıtım aşamasına bakıldığında ise, Toros un pazarda bayilik ağı , bölge depoları, h olding şirketi olmasından kaynaklanan avantajlarla rakiplerine göre oldukça güçlü olduğu görülmekte dir. 390 Gübre pazarı, pazara giriş engellerinin oldukça yüksek olduğu bir pazardır. Türkiye ekonomisinin istikrarsızlığı, sektörün hammadde kaynakları bakımın dan ithalata bağımlı olması, tarım sektörüne hitap etmesinden kaynaklanan pazardaki belirsizlikler, yeni bir üretim tesisi kurma maliyetinin 300 -400 milyon ABD Doları olması, gübrenin 08-16/189 -62 9 taşınmasında ve üretiminde ölçek ekonomilerinin geçerliliği; ayrıca faal iyetlerin sürdürülebilmesi için büyük önem taşıyan liman kullanımı, depo ve ambalajlama tesisinin kurulması ile bayi ağının oluşturulmasının zor ve masraflı olması başlıca pazara giriş engelleridir. H.3.3. Hakim Durum Değerlendirmesi 400 Yukarıda yer verilen bilgi ve değerlendirmeler ışığında Toros un; - Tüm gübrelerdeki kurulu kapasite itibar ıyla2 %( ), - Tüm gübrelerdeki üretim miktarı itibarıyla % ( ), - Tüm gübrelerdeki satışlar itibarıyla % ( ), - Kompoze gübrelerdeki kurulu üretim kapasitesi itibarıyla % ( ), - Kompo ze gübrelerdeki üretim itibarıyla % ( ), - Kompoze gübrelerdeki satışları itibarıyla % ( ) pay sahibi olduğu görülmektedir. Kompoze gübre üretim kapasiteleri itibarıyla, Toros un diğer üreticilerden önemli ölçüde güçlü olduğu açıktır. Buna rağmen tüm gübre ür etim ve satışlara bakıldığında 410 ise pazar payları itibarıyla, kurulu kapasitesi kadar güçlü gözükmemektedir. Bunun nedeni, yukarıda da belirtildiği üzere, dünya genelinde, gübre pazarında, geçmiş yıllar itibarıyla önemli bir sorunla karşılaşılmamış olması v e fiyatların son dönemlerdeki kadar hızlı bir artış sürecine girmemesi; buna bağlı olarak, gerek diğer üreticilerin, gerekse ithalatçıların, uygun koşullarda gübre ithalatı gerçekleştirebilmeleridir. Mevcut piyasa koşullarında ise gübre ve hammadde fiyatl arında önceki dönemlerle kıyaslanamayacak ölçüde yükselmeler olmuştur. Tarım sektöründe de gübreye olan talep genel olarak artmakla birlikte, talebin fiyat esnekliğinin yüksek olması nedeniyle; gübrenin ucuza mal edilmesi ve satılması, pazar payı kazanmak ya da artırmak 420 bakımından daha önemli hale gelmiştir. Azotlu gübrelerde temel hammadde doğal gaz (amonyak) olup, Türkiye doğal gaz ithalatçısı olduğundan, fiyat değişimlerinden tüm gübre üreticileri aynı oranda etkilenmektedir. Kompoze gübrelerde doğal gazın yanı sıra fosfat kayası (fosforik asit) temel girdilerdendir. Dolayısıyla kompoze gübre pazarında, fosfat kayası bakımından elde edilecek bir maliyet avantajı, pazarın işleyişi bakımından önemli değişiklikler ortaya çıkaracaktır. 430 Bu g irdilerin, kom poze gübre üretimindeki payları dikkate alınarak yapılan ağırlık lı ortalama hesabına göre, kompoze gübre üretiminde ton başına minimum 95 ABD doları maliyet avantajı oluş acağı hususuna yukarıda yer verilmiştir. Bu avantaj doğrudan hammadde temininin üretim sürecine oransal yansımasını ifade etmekte olup; ölçek ekonomisinden sağlanabilecek ek avantajlar dışarıda bırakılmıştır. Şöyle ki, Toros un 2007 yılı itibarıyla kapasite kullanım oranının % ( ) civarında olduğu dikkate alındığında, hammadde teminindeki bu avantaj sayesinde ithal gübre getirmek yerine yerli üretimin artırılması daha cazip bir seçenek olarak ortaya çıkacak ve ka pasite kullanım oranının artırılması ile sonuçlanabilecektir. 440 2 DPT Dokuzuncu Kalkınma Planı (2007 -2013) Kimya Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Gübre Çalısma Grubu Raporu 08-16/189 -62 10 Bu durumda, Türkiye nin yıllık kompoze gübre tüketiminin 2 milyon to n ve Toros un kurulu kompoze gübre kapasitesinin 1,3 milyon ton olduğu ve tam kapasite ile çalışması durumunda, Toros tarafından hiç ithalat yapılmadığı ve kapasite artırımına gidilmediği varsayımlarıyla minimum pazar payının %65 olacağı öngörül ebilmektedi r. Toros un uzun dönemde ithalata da devam etmesi ya da kapasite artırımına gitmesi halinde bu pazar payının daha da yükseleceği açıktır. Yurt içi üretimin artması ve bu üretimin hammadde teminine dayalı maliyet avantajları sayesinde daha ucu za gerçekleşt irilmesi kısa dönemde rekabetçi unsurlar gibi 450 gözükse de; orta ve uzun vadede, p azara giriş engelleri, Toros un dağıtım ağındaki gücü (münhasır bayilikler, ürün çeşitliliği, marka imajı , vs ) gibi yukarıda bahsedilen kriterler de dikkate alındı ğında, söz k onusu devir işlemi Toros u kompoze gübre pazarında hakim duruma getirecek ve kompoze gübre pazarındaki bu durum diğer gübre pazarlarını da etkileyece ktir. Bu noktada, Mazıdağı fosfat madeninin bölünerek satılması ya da kaynaktan diğer üreticilerin de yar arlandırılması gibi seçenekler de değerlendirilmiş olmakla birlikte, bu seçenekler önünde birçok teknik ve fiili engel bulunduğu ve uygulama olanağının bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle, Toros un, Mazıdağı ndaki üretiminden 460 kaynaklanacak maliyet a vantajını , kompoze gübre pazarında diğer üreticilere karşı ölçüsüz biçimde kullanmasının önüne geçilmesi en son seçenek olarak karşımıza çıkmaktadır. Nitekim Raportörlerce Toros ile yapılan yazışma ve görüşmelerde, Mazıdağı nda yapılacak üretimin yalnız ca Samsun Gübre tesislerinde kullanıma yönelik olacağı, zira tam kapasite ile çalış ılması halinde Mazıdağı ndaki üretim kapasitesinin ancak Samsun tesislerinin ihtiyacını karşılamaya yeteceği; dolayısıyla Mazıdağı na yapılacak yatırımların, Samsun dışında kalan yerlerle herhangi bir ilgisi olmadığı ifade edilmiştir. Ancak Toros tarafından ifade edilen bu hususlara ilişkin olarak yeterli gerekçeler 470 gösterilememiştir. Bu nedenle, Mazıdağı nda üretim yapılarak elde edilecek olan ve hakim durum yaratacak ölçüde yüksek olduğu görülen maliyet avantajın ın, kompoze gübre pazarındaki diğer teşebbüsler aleyhine kullanılmasını engellemek maksadıyla, Toros un fosforik asit üretiminin sınırlandırılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. H.4.Yanıltıcı Bilgi Verilmesi Toros a gönderilen bilgi isteme yazı sında Toros dan Münhasır satış yetkisine sahip bayileriniz varsa bunların sayısı, bulundukları iller ve iletişim bilgilerini gösterir liste nin Kurumumuza gönderilmesi istenmiştir. Toros un gönderdiği cevabi yazı sına 480 bayilik listesi eklenmiş, ancak münhasır bayilerine ilişkin hiçbir ifadeye yer verilmemiştir. Bunun üzerine Toros a tekrar gönderilen yazı ile söz konusu eksiklik ifade edilerek, eksikliğin tamamlanması istenmiştir. Toros un gönderdiği yazıda Şirketi mizin münhasır satış yetkisine sahip bayisi bulunmamaktadır. denilmiştir. Ancak, pazardaki gübre üreticileri ve ithalatçılarla yapılan görüşmelerde Toros un bayilerinin münhasır olduğu, kendilerinin Toros la ortak bayilerinin bulunmadığı ifade edilmiş ; ayrıca Toros un internet sitesinde özgün (münhasır) bayilerinin bulunduğu bilgisine de yer verildiği görülmüştür. Bunun üzerine Raportörlerce Toros un iki bayisine gidilerek görüşmeler yapılmış, bayilik sözleşmelerinin birer örneği alınmış , sözleşmelerde mün hasırlık koşulunun yer aldığı görülmüştür. Dolayısıyla Toros un 490 yanıltıcı bilgi verdiği anlaşılmakta ; bu nedenle 4054 sayılı Kanun un 16 . maddesi nin birinci fıkra sının (a) bendi uyarınca ceza landırılması gerek tiği kanaatine ulaşılmaktadır. 08-16/189 -62 11 I. SONUÇ Düzenl enen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, 1. Sümer Holding A.Ş. ye ait Mazıdağı Fosfat Tesislerinin satış ve işletme hakkının verilmesi yöntemleri birlikte uygulanarak bir bütün halinde özelleştirilmesi yoluyla Toros Tarım Sanayi ve Ticaret A.Ş. ye d evredilmesi işleminin; a) Fosfat kayası ve kompoze gübre pazarları bakımından, 4054 sayılı Kanun un 7. maddesi ve 1998/4 sayılı Tebliğ in 5. maddesi uyarınca izne tabi olduğuna , 500 b) Kompoze gübre pazarında Toros Tarım Sanayi ve Ticaret A.Ş. yi hakim duruma getireceğine ve bu hakim durumun kompoze gübre pazarında rekabeti önemli ölçüde azaltacağına; bu nedenle işleme Toros Tarım Sanayi ve Ticaret A.Ş nin toplam fosforik asit üretiminin, 3 yıl sonunda tekrar değerlendirilmek üzere, hali hazırda Samsun Gübre tesislerinde kurulu bulunan 148.500 ton P2O5/yıl kapasite ile sınırlandırılması koşuluyla izin verilmesine, 2. Bilgi isteme yazısına cevaben gönderilen belgelerde yanlış ve yanıltıcı bilgi bulunduğundan Toros Tarım Sanayi ve Ticaret A.Ş. ye 4054 sayılı Kanun u n 16 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 2008/1 sayılı Tebliğ uyarınca 3.679 YTL idari para cezası verilmesine, 510 3. İşlemin gerçekleştiği tarihte adı geçen teşebbüsün Yönetim Kurulu nda görev alan Erhan ÖNER, Esin METE, Cengiz YAMAN, Osman Reha YOLA LAN, Ahmet İPEKÇİ ye teşebbüse verilen cezanın takdiren %5 i oranında ve her birine ayrı ayrı olmak üzere 183,95 YTL idari para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.