5. Hukuk Dairesi 2025/15349 E. , 2026/5521 K. "" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/127 Esas, 2025/3206 Karar DAVA TARİHİ : 06.12.2021 KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Şereflikoçhisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/531 Esas, 2023/473 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştı…
5. Hukuk Dairesi 2025/15349 E. , 2026/5521 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/127 Esas, 2025/3206 Karar DAVA TARİHİ : 06.12.2021 KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Şereflikoçhisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/531 Esas, 2023/473 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin ve irtifak hakkı bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın ve irtifak hakkının bedelinin davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ... ilçesi, ...Mahallesi 1 70... parselin kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini, aynı yer 1 70... parsel sayılı taşınmazdaki irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın yüzölçümünün gerekçeli kararda hatalı olarak yazıldığını, kuru ve sulu tarım arazisi olarak değerlendirilen taşınmazların değerinin bir tutulduğunu, kapitalizasyon faiz oranının % 4 alınmasının hatalı olduğunu, objektif değer artış oranına gerekçe gösterilen kriterlerin aynı zamanda kapitalizasyon faiz oranının belirlenmesinde esas alınan kriterler olduğunu, bu sebeple taşınmaza mükerrer artış uygulandığını ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlara belirlenen kamulaştırma bedelinin taşınmazların gerçek değerinin çok altında olduğunu, yerel mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, Anayasa Mahkemesince faiz hükmünün kaldırıldığını bu sebeple kamulaştırmla bedeline işletilen fazinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazdan arta kalan alanın değerinin belirlenmesinin eksik inceleme ile yapıldığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kuru arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net gelirine göre değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik bulunmadığı, taşınmazların konumu, bilirkişi raporunda yazılı özelliklerine göre %10 oranında objektif değer artışı uygulanması doğru olduğu gibi Mahkemece hüküm fıkrasında 1 70... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümü ile ilgili yapılan hatanın tashih edilerek düzeltiğinden bu hususlardaki taraf istinafının yerinde görülmediği, ancak değerlendirme tarihi olan ve dosya arasına alınan 2021 yılı Şereflikoçhisar İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün tarım verileri, maliyet cetveli ile Dairelerinden aynı bölgeden geçen dosyalarda kuru tarım arazilerinde uygulanan değerler de nazara alındığında dava konusu taşınmazlara değer biçilmesinde verim değerleri yönünden Yargıtay'dan aynı bölgeden geçen dava dosyalarında benzer nitelikteki taşınmazlar ilişkin uygulanan verim değerleri dikkate alınarak buğday yönünden hükme esas alınan rapordaki verim değeri uygun ise de samanın 300 kg, bostan ürününün veriminin 1500 kg, kg satış fiyatlarının ve arazi kirası, değişken masraflar ve genel idare giderleri dahil edilmeksizin giderlerin 2021 yılı Şereflikoçhisar Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine göre alınarak değer biçilmesi, dava konusu 1 70... parsel sayılı taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alındığında irtifak değer düşüm oranının binde 3’den fazla olamayacağı değerlendirildiğinden, kamulaştırma bedelinin yeniden hesaplanması için bilirkişi kurulundan ek rapor alınmasına karar verildiği, ek raporun incelenmesinde aynı bölgeden aynı kamulaştırma kapsamında Dairelerine intikal eden dava dosyalarında aynı değerlendirme tarihi itibarıyla buğday fiyatının 3,00 TL /kg, giderinin 288,80 TL; bostan fiyatının 1,75 TL, giderinin 469,00 TL alınarak değer biçildiği, bu değerlerin Şereflikoçhisar İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2021 verilerine uygun olduğu gözetildiğinde, ek rapordaki diğer unsurlar korunarak fiyat ve giderlerin yukarıda belirtildiği şekilde alınması suretiyle resen yapılan hesaplama sonucunda %10 objektif değer artışıyla birlikte bulunan 43,62 TL/m² değerinin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında değinilen yeknesaklık ilkesi ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin aynı bölgeden geçen dava dosyaları (Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2024/9650 Esas) gözetilmek suretiyle adil ve hakkaniyete uygun olduğu, buna göre dava konusu 1 70... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin 783.272,56 TL, 1 70... parsel sayılı taşınmazdaki daimi irtifak hakkı kamulaştırma bedelinin Dairelerince alınan ek raporda belirlenen irtifak değer düşüm oranına göre hesaplandığında 7.275,50 TL olmak üzere toplam kamulaştırma bedelinin 790.548,06 TL olduğunun tespiti ile bu bedelden Mahkemece bloke ettirilen kısmın mahsubu ile 437.536,50 TL fark bedelin bloke edildiği ve bedel yönünden yeniden karar verildiği, ayrıca 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı gözetilerek istinaf itirazlarının 01.08.2023 tarihinden sonra yapılması ve bu tarihten sonra yapılan istinafta faiz yönünden açık istinaf bulunmadığı gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesi tarafından karar verilen kısım yönünden bir düzeltme yapılmamış ise de fark kısım yönünden söz konusu Anayasa Mahkemesi kararı ile Anayasa'nın 46 ncı maddesi hükümleri dikkate alınarak dava tarihinden iş bu karar tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanan en yüksek oranda faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiği gibi dava konusu 1 70... parsel yol vasfını kazanmış ise de dava dilekçesinde tescil talep edilen hallerde davacı idare lehine tescil kararı verilmesi gerektiği dikkate alınmadan terkin kararı verilmesinin hatalı olduğu gerekçeleri ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf itirazlarını tekrar etmiş, ayrıca Bölge Adliye Mahkemesince kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin uygulanmasının hatalı olduğunu, fark kamulaştırma bedeline yasal faiz uygulanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf itirazlarını tekrar etmiş, ayrıca Bölge Adliye Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasına rağmen davalının İlk Derece Mahkemesinde vekille temsil edilmemesi sebebiyle lehine vekâlet ücreti takdire yer olmadığı kararının hatalı olduğunu, davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. Bölge Adliye Mahkemesince 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrasının iptal edildiği gerekçesiyle fark bedele kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faiz uygulanmasına karar verilmiş ise de eldeki dava 01.08.2023 tarihinden önce 06.12.2021 tarihinde açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline de 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerektiğinden hükmün bozulması gerekir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2.Davacı idare vekilinin temyiz isteminin kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (B) bendinin (1-a) numaralı alt bendinin "kalan 437.536,50 TL 'lik kısmına ise dava tarihinden iş bu karar tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanan en yüksek oranda faiz işletilmesine" kısmının hükümden çıkartılması, yerine "kalan 437.536,50 TL 'lik kısmına ise 07.04.2022 tarihinden Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi olan 09.09.2025 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar sayılı kararı ve müstakar kararlarında da açıkça ifade edildiği üzere Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesin hüküm halini almamış derdest davalar yönünden uygulanmaları gerekir. Zira Anayasa Mahkemesinin iptal kararları usulî kazanılmış hakkın ve aleyhe bozma yasağının istisnasını teşkil ederler. Bu nedenle somut olayda kanaatimce; Her ne kadar 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmünün iptali yönünde Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ve 01.08.2023 tarihli, 32266 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas - 2023/69 Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda karar verilmesi ve “dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar geçen süre için kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması”, diğer bir ifadeyle Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü nazara alınarak “dava tarihinden itibaren karar tarihine kadar faize hükmedilmesi (aynen temyiz incelememize konu Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14 üncü Hukuk Dairesinin; “… dava tarihinden iş bu karar tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanan en yüksek oranda faiz işletilmesine, ” ilişkin kararında olduğu gibi)” gerekmekte ise de; Davalı tarafın, “dava tarihinden itibaren” “Yasal Faiz”in dışında bir “Faiz”in uygulanmasına ilişkin” Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26/1 inci maddesinde düzenlenen “Taleple bağlılık ilkesi” kapsamında değerlendirilebilecek açık bir temyiz talebi de söz konusu olmadığından, Anayasa Mahkemesi iptal kararının uygulanmadığı, Dairemiz Sayın çoğunluğu tarafından verilen, sonucu ve diğer yönleri itibarıyla katıldığım, “Düzeltilerek Onanma Kararı”nın, “Gerekçe/Değerlendirme” bölümünün 4 No’lu bendinde yazılı olan gerekçelere (hususen de bu bentte yazılı olan; “davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerektiği” gerekçesine) “faizin başlangıç tarihi” ve “faizin türü” yönünden, açıkladığım nedenlerle katılmıyorum. 01.04.2026