(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2016/12091 E. , 2016/19185 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı işçi, davalı şirketin hizmet sunduğu aşçıbaşı olarak 01/01/2012-27/03/2015 tarihine kadar çalıştığını, 18/03/2015-27/03/2015 tarihleri arası raporlu olup rapor dönüşü işverence yerine personel alındığından işe b…
**(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2016/12091 E. , 2016/19185 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı işçi, davalı şirketin hizmet sunduğu aşçıbaşı olarak 01/01/2012-27/03/2015 tarihine kadar çalıştığını, 18/03/2015-27/03/2015 tarihleri arası raporlu olup rapor dönüşü işverence yerine personel alındığından işe başlatılmadığını, istifasının istenildiğini iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine ve buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin hüküm altına alınması isteğinde bulunmuştur. Davalı vekili davacının 28/03/2015 tarihinden sonra işyerine devam etmediğini iş akdinin 16.04.2015 tarihinde devamsızlık nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davacıya devamsızlığı ile ilgili mazeretini sunması için ihtarname gönderilmiş olup, ihtarnameye cevap vermemesi üzerine iş akdinin feshedildiği dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden anlaşıldığından davalı tarafından iş akdinin haklı nedenlerle fesih edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 4857 sayılı İş Kanununun 25 II- ( g) bendinde, “işçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi” halinde işverenin haklı fesih imkanının bulunduğu kurala bağlanmıştır. Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. İş Kanunu’nun 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20.maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.