Başvuru, tutuklunun hastalığı ile görme yetersizliğinin ceza infaz kurumunda tutulmasına kesin olarak uygun olmamasına rağmen tutukluluğun devam ettirilmesi, ceza infaz kurumundaki tutma koşullarının da tutuklunun hastalığına ve görme yetersizliğine uygun olmaması nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; tutuklunun hastalığı ile görme yetersizliğinin ceza infaz kurumunda tutulmasına kesin olarak uygun olmamasına rağmen tutukluluğun devam ettirilmesi, ceza infaz kurumundaki tutma koşullarının da tutuklunun hastalığına ve görme yetersizliğine uygun olmaması nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Avukat olan başvurucu 10/5/1966 doğumludur. Başvurucu, İzmir Alsancak Nevvar Salih İşgören Devlet Hastanesi tarafından hakkında düzenlenen 9/12/2014 tarihli sağlık kurulu raporuna göre yüzde doksan görme engellidir. Ayrıca başvurucunun hemofili hastası olduğuna dair 18/4/2007 tarihli Antalya Devlet Hastanesi sağlık kurulu raporu da mevcuttur. Başvurucu, Mardin'de avukatlık yapmakta iken 22/11/2016 tarihinde Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına (FETÖ/PDY) üye olma suçundan yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanmıştır. Başvurucunun ceza infaz kurumundaki şartlardan ve her iki gözünün görme yetisinden yoksun olduğundan bahisle tahliye talebinde bulunması üzerine Mardin Sulh Ceza Hâkimliğinin 20/12/2016 tarihli kararıyla serbest bırakılmasına karar verilmiştir. Tutukluluk hâli sona eren başvurucu, Mardin'den İzmir'e taşınmış ve avukatlık yapmaya devam etmiştir. Yukarıda anılan suç kapsamında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada 6/2/2018 tarihinde başvurucunun tutuklanmasına İzmir Sulh Ceza Hâkimliğince karar verilmiştir. Başvurucu hakkında düzenlenen iddianame İzmir Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) tarafından kabul edilmiş ve kovuşturma aşamasına geçilmiştir. Mahkeme 27/6/2018 tarihinde başvurucunun serbest bırakılmasına karar vermiştir. Kararın gerekçesinde 8/6/2018 tarihinde Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulunun başvurucu ile ilgili olarak düzenlediği bir rapora dayanılmıştır. Bu raporda başvurucunun her iki gözünde görme kaybı olduğu, başkasının yardımına muhtaç olduğu ve ceza infaz kurumunda hayatını tek başına idame ettiremeyeceği belirtilmiştir. Başvurucu hakkında İzmir Katip Çelebi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 14/3/2018 tarihli raporda rehabilitasyon tipi ceza infaz kurumunda kalmasının uygun olduğu belirtilmiştir. Mahkeme 11/1/2021 tarihinde, başvurucunun FETÖ/PDY'ye üye olma suçundan 8 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hükümle birlikte tutuklanmasına karar vermiştir. Anılan karara yönelik istinaf ve temyiz talepleri reddedilerek karar 2/3/2022 tarihinde kesinleşmiştir. Başvurucu müdafii; başvurucunun hemofili hastası olduğunu, görme yetisinin olmadığını, belirtilen gerekçelere dayanılarak daha önce tutukluluk hâlinin kaldırılmasına karar verilmesine rağmen Mahkemece tekrar tutuklanmasına karar verilmesinin kabul edilemez olduğunu ifade ederek tutuklama kararına itiraz etmiştir. İtirazı inceleyen İzmir Ağır Ceza Mahkemesi başvurucunun ceza infaz kurumundaki tutulma şartları konusunda ceza infaz kurumundan gerekli bilgileri istemiştir. Mahkemece anılan raporda başvurucunun ceza infaz kurumunda tek başına hayatını idame ettiremeyeceğinin belirtildiği vurgulanmış ve doğrudan tahliyesini gerektirir bir durumun bulunmadığı belirtilmiştir. Mahkeme, ceza infaz kurumundan gelen bilgiler doğrultusunda başvurucunun durumuna uygun klozetli bir bölümde, kendisine yardımcı olması için aynı suçtan tutuklu üç kişiyle birlikte tutulduğuna işaret ederek itirazı reddetmiştir. Anılan karar başvurucuya 22/1/2021 tarihinde tebliğ edilmiş, başvuru 29/1/2021 tarihinde yapılmıştır. Başvurucu tedbir talebinde bulunmuştur. 5/2/2021 tarihinde Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm tarafından başvurucunun adli yardım talebinin, yaşamının ve maddi ve manevi bütünlüğünün korunması için gerekli tedbirlerin alınmasına yönelik tedbir talebinin kabulüne, tahliye talebinin reddine karar verilmiştir. Bireysel başvuru tarihinden sonra başvurucu 26/5/2021 tarihinde tekrar Adli Tıp Kurumuna sevk edilmiştir. Anılan tarihte düzenlenen Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulu raporunda 8/6/2018 tarihli rapora benzer şekilde başvurucunun hayatını tek başına idame ettiremeyeceği belirtilmiştir. Anılan ihtisas kurulunun başvurucu hakkında düzenlediği 28/9/2023 ve 31/1/2024 tarihli raporlar da aynı yöndedir. Başvurucu 8/7/2021 tarihinde Menemen R (Rehabilitasyon) Tipi Ceza İnfaz Kurumuna nakledilmiştir. Başvurucu 30/8/2021 tarihli dilekçesi ile Anayasa Mahkemesine R tipi ceza infaz kurumunda ihtiyaçlarını kendisinin karşıladığını, kimseyle konuşmasının mümkün olmadığını, gazete veya hakkındaki mahkeme kararlarını dahi okutabilecek kimseyi bulamadığını belirtmiş ve F tipi ceza infaz kurumuna naklinin kendisi açısından daha iyi olacağını dile getirmiştir. Başvurucu 25/11/2022 tarihinde İzmir 1 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledilmiştir.