6. Hukuk Dairesi 2011/9861 E. , 2011/15685 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Ortaklığın giderilmesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, 22 adet taşınmazın ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir. Mahkeme satış suretiyle ortaklığın giderilmesine …
**6. Hukuk Dairesi 2011/9861 E. , 2011/15685 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Ortaklığın giderilmesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, 22 adet taşınmazın ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir. Mahkeme satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar vermiş, hüküm davalılar ..., ..., ..., ... tarafından temyiz edilmiştir. Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HUMK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir. Olayımıza gelince; 1-Davalılardan ...’in yargılama sırasında ölmüş olduğu fakat adı geçen kişiye gerekçeli kararın Tebligat Kanunu'nun 35. Maddesine göre tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Ölen davalının mirasçılık belgesi alınarak, davaya dahil olmayan mirasçısı varsa davaya dahil edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra davanın esasına girilip karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru değildir. 2- ... Köyü ... Tekirdağ adresinde oturan davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ile ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’a duruşma gününü bildiren dava dilekçesinin ve yenileme dilekçesinin Tebligat Kanunu'nun 16. maddesi gereğince birlikte oturan denilerek ...’e tebliğ edildiği gerekçeli kararın bu davalılardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ve ...’a bu kişilerin Çorluda ikamet ettiklerinden iade edilmesi üzerine Tebligat Kanunu'nun 35. Maddesine göre tebliğ edildiği görülmektedir. Adı geçen davalıların farklı soy isimleri olduğu büyük ihtimalle farklı yerde oturdukları halde dava dilekçesinin tümünün amcası veya kaynı ... denilerek tebligat yapılması Tebligat Kanunu hükümlerine aykırıdır. Dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilip taraf teşkili sağlanmadan, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle hüküm verilmesi doğru değildir. Hükmün bu nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.