7. Hukuk Dairesi 2013/459 E. , 2013/8510 K. "" Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 30.04.2013 günü belirlenen saatte taraflara tebligat yapıldığı halde gelmedikleri görülerek incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü; Kadastro sırasında dava konusu 114 ada 72 ve 75 parsel sayılı sırasıyla 4869,32 ve 2669,48 m2 yüzölçümünde…
**7. Hukuk Dairesi 2013/459 E. , 2013/8510 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 30.04.2013 günü belirlenen saatte taraflara tebligat yapıldığı halde gelmedikleri görülerek incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü; Kadastro sırasında dava konusu 114 ada 72 ve 75 parsel sayılı sırasıyla 4869,32 ve 2669,48 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak sırasıyla davalılar ... ve ... adlarına ayrı ayrı tespit edilmiştir. Davacı ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, dava konusu 114 ada 72 parsel sayılı taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline, 114 ada 75 parsel sayılı taşınmazın ise tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve davalı ... tarafından esasa yönelik, davalı ... tarafından ise vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir. İddia ve savunma, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgeler eşliğinde, davanın saptanan niteliği ve dava dilekçesi içeriği dikkate alındığında mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış, yargılama sırasında da taraflar bir kayıt ve belgeye dayanmamışlardır. Hal böyle olunca taşınmazların tapuda kayıtlı olmadığı menkul mal hükümlerine tabi olduğu, bu nedenlerle yanlar arasındaki uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümleneceği kuşkusuzdur. Ne var ki, dosya içeriğine göre yerel bilirkişi beyanları ve tanık sözleri soyut nitelikte, gerekçesiz, olaylara dayanmayan sözlerden ibaret olduğu gibi birbiriyle de çelişkilidir. Öte yandan zilyetlik yönünden yapılan araştırma ve soruşturma da yetersizdir. Ayrıca tespitte saptanan hukuksal olgu ile yargılama sırasında saptanan hukuksal olgu birbirine aykırı düştüğü halde, tespit bilirkişilerinin tümü taşınmaz başında dinlenerek çelişki giderilmemiştir. Böylesine yetersiz, araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz.