10. Hukuk Dairesi 2019/5230 E. , 2019/7884 K. "" Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi No : 2017/384-2019/116 Asıl ve birleşen davalar, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma üzerine belirttiği gerekçelerle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtla…
**10. Hukuk Dairesi 2019/5230 E. , 2019/7884 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi No : 2017/384-2019/116 Asıl ve birleşen davalar, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma üzerine belirttiği gerekçelerle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297’nci maddesinde; “...taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmüne yer verilmiştir. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerekir. Diğer taraftan, hüküm, davanın açıldığı tarihteki hal ve şartlara göre tesis edilen bir karar olup Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre ileriye dönük olarak ve şarta bağlı biçimde karar tesis edilmesi mümkün değildir. Eldeki asıl ve birleşen davalarda, infazda tereddüt oluşturacak ve mükerrer ödemeye mahal verecek şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6217 sayılı Kanunun 30'uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen Geçici 3'üncü madde atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 438'inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.