T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/852 KARAR NO : 2025/1630 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/03/2024 (Karar) NUMARASI : 2023/751 Esas, 2024/147 Karar DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun …
T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/852 KARAR NO : 2025/1630 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/03/2024 (Karar) NUMARASI : 2023/751 Esas, 2024/147 Karar DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, ... ... Bankası Erzurum Şubesi'nin... sayılı hesabına ait çek koçanından 1 adet, ... seri numaralı çek yaprağı, 26.273,00 TL bedel ile ... Mobilya İnş. ve Tic. Ltd. Şti. adına imzalamış olarak keşide edildiğini, daha sonra, ... Mobilya çekin istem dışı elinden çıktığı ve bunun için dava açarak mahkemeden karar aldığını ispatladığından 10/01/2022 tarihinde yukarıda seri numarası belirtilen çek kapsamında, çek bedeli olan 26.273,00 TL müvekkili şirket tarafından, ... Mobilya İnş. Ve Tic. Ltd. Şti.'ye ödendiğini, dilekçe ekinde sunulan banka dekontunda da açıkça görüldüğü üzere; müvekkili şirketten, işlem tarihinde söz konusu ödemeyi, ''... .... ... nolu çeke istinaden'' şeklinde açıklaması ile ... seri numaralı çekin bedeli olan 26.273,00 TL'yi ... Mobilya İnş. Ve Tic. Ltd. Şti.'ye havale ettiğini, bu şekilde müvekkilinin çekten doğan borcunu ifa ettiğini, dilekçe ekinde bir örneği sunulan çek yaprağının cirantalar kısmında da görüldüğü üzere ... seri numaralı çekin, ... Mobilya İnş. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından, ... Dayanıklı Tüketim Malları Gıda Teks. İnş. Tur. San. Tic. Ltd. Şti. adına, ardından ... Turizm Toptan Gıda Pazarlama Tic. Ltd. Şti. adına, akabinde de ...Tekstil isimli işyerine ciro edildikten sonra son olarak davalı ...'e ciro edildiğini, söz konusu çeke nasıl ve ne suretle hamil olduğu bilinmediği davalı ... tarafından, müvekkili ...Dayanıklı Tüketim Malları Tic. ve San. A.Ş. aleyhine, dilekçe ekinde bir örneği sunulan -26.273,00- bedelli bir adet çeke dayalı olarak, müvekkili şirketin çek dolayısıyla davalıya yahut diğer başka cirantalara herhangi bir borcu olmamasına rağmen haksız ve hukuka aykırı olarak icra takibine girişildiğini, müvekkili şirketin takip alacaklısı olan şahsa böyle bir borcu bulunmadığını, davalı yanca öncelikle İstanbul .... İcra Dairesi'nin 2022/...Esas sayısına kayden başlatılan haksız ve hukuka aykırı icra takibine karşı taraflarınca yetki itirazında bulunulduğu ve yerinde itirazların kabul görerek söz konusu icra dosyası Erzurum .... İcra Dairesi'nin 2023/... esas sayısına kaydedildiğini, dava konusu çekin müvekkili şirketin elinden çıkmasını müteakip çek yaprağı ile ilgili olarak öncelikle çekin ticari hayatta işlevselliğinin önüne geçmek adına, Adana.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/... Esas sayılı çekin zayi dava doyası kapsamında 06/10/2021 tarihinde ödeme yasağı konulduğunu, Akabinde Van ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2022/... Esas sayılı dosyası kapsamında ise söz konusu çekle ilgili olarak ceza yargılamasına başlandığını, ceza davasının sonuçlanmasının bekletici mesele yapılmasını, takibin durdurulmasına karar verilmesi gerektiğini, aksi halde hukuk dışı yollardan son hamilin elinde olan çek için haksız ve hukuksuz bir ödemenin yapılacağının aşikar olduğunu beyanla müvekkili şirketin davalıya borcu olmadığının tespit edilmesine, müvekkili şirket yönünden telafisi güç ve imkansız zararın önüne geçilmesi ve haklarının korunması saiki ile ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile birlikte, müvekkilinin çek bedelini ödediği, ilgili çek hakkında mahkemece verilen kararlar doğrultusunda ödeme yasağı olduğu, ayrıca Van Ağır Ceza Mahkemesinde derdest bir ceza davası olduğu dikkate alındığında güçlü bir ispatın var olduğu sayın mahkemece göz önüne alınarak ceza davasının sonuçlanmasının bekletici mesele yapılarak takibin durdurulmasına karar verilmesini, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile dava konusu çekte yazılı miktar olan 26.273,00 TL’nin % 20’si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, dava konusu çekin keşidecisi olduğunu, çekteki imzasına bir itirazı bulunmadığını, dava dilekçesindeki iddialardan, dava konusu çekin keşide edildikten sonra çekin lehtarı olan dava dışı ... Mobilya şirketine verildiğinin anlaşıldığını, davacının, dava konusu çeki keşide edip çekin lehtarı olan dava dışı ... Mobilya şirketine verdiğini beyan ettiğine göre; hem çekteki imzasını hem de çekteki borç ilişkisini kabul ettiğini, bu nedenle de çekin keşidecisi olan davacı, dava konusu çekten ötürü müvekkiline karşı sorumlu olduğunu, davacının, çek bedelini çekin lehtarı olan dava dışı ... Mobilya şirketine ödendiğini belirtmiş ise de; çekin keşidecisi olan davacının, lehtarın şirkete ödeme yapmış olması (bedelsizlik iddiası) şahsi bir defii olup TTK'nun 687.maddesi uyarınca, bile bile davacının zararına hareket ettiği ispatlanmadıkça iyiniyetli yetkili hamil olan müvekkiline karşı ileri sürülebilmesinin mümkün olmadığını, davacının, müvekkiline bile bile davacının zararına hareket ettiğine dair hiçbir delil sunmadığı gibi bu yönde bir iddiada da bulunmadığını, bu nedenle şahsi bir defii olan bedelsizlik iddiasının müvekkiline karşı ileri sürülebilmesinin mümkün olmadığını, davacının çek bedelinden sorumlu olmadığını, davacının, çek iptal kararı almayan ... Mobilya şirketine ödeme yapması TTK 646 maddesine göre onu borçtan kurtarmayacağı gibi basiretli bir tacirin göstermesi gereken özene de aykırı davrandığını, kanunun öngördüğü bu şartlar bulunmamasına rağmen bir ödeme yapılmış ise davacının TTK 646/2'nin belirlediği anlamda ağır kusurlu olduğunun kabulü ve yapılan ödemenin geçerli bir ödeme olmadığının kabul edilmesi gerektiğini, bu nedenle de çek iptal kararı alınmadan önce lehtara yapılan ödeme, davacıyı sorumluluktan kurtarmadığını, çekin, lehtar şirketin elinden rıza dışında çıkmış olması ve bu şirketin çekin iptali için dava açması, davaya taraf olmayan müvekkili bağlamadığı gibi davacıyı borçtan kurtaran bir sebep de olmadığını, zaten çekte ödeme yasağı bulunması çekin icra takibine konu edilmesine engel teşkil etmeyeceği gibi müvekkilinin kötüniyetli olduğunu da göstermediğini, TTK 790. maddesinde, meşru hamilin teselsül eden cirolardan anlaşılacağının belirtildiğini, çekin ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmadığına göre müvekkili TTK'nun 790. maddesine göre yetkili ve meşru hamil olduğunu, müvekkili, çekte ödeme yasağı bulunduğunu çekin bankaya ibraz edilmesinden sonra öğrendiğini, bu nedenle iyiniyetli olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda 06.03.2024 tarihli kararla; "...Mahkememizin .. nolu celse, ... nolu ara kararı ile, davacı tarafa TTK'nın 5/A ve Arabuluculuk Kanunun 18/A maddeleri kapsamında arabuluculuk son tutanağının mahkememize sunmaları için bir haftalık kesin süre verildiği, bu süre içerisinde eksiklik giderilmediği takdirde davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verileceğinin ihtar edildiği anlaşılmış ancak davacı vekilince arabuluculuk görüşmelerine ilişkin son tutanağın sunulmadığı görülmüştür. Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi gereğince, "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğu uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü bulunmaktadır. TTK'nun 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesinin 1.fıkrasında ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı olarak öngörülmüştür. TTK'nin 5/A madesinde 7445 sayılı yasa ile yapılan değişiklikle, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartı olarak öngörülmüştür. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça açılan eldeki davanın menfi tespit davası olduğu, davacı vekilinin arabulucuya başvurmadan davayı açtığını duruşmadaki beyanında belirttiği, dava tarihi itibariyle Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi gereğince arabuluculuk yoluna başvurmanın dava şartı olduğu..." gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece duruşma yapılmadan tahkikat aşamasına geçilmeden, herhangi bir delil toplanmadan dava şartı yokluğu nedeniyle dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda verilen usulden ret kararı için davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete uygun olmadığını, nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin de usul ve yasaya kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılması, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, davacı hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla girişilen takibe dayanak çekin bedelsiz kaldığı iddiasına dayanan menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, talep üzerine asıl kararda değinilmeyen vekalet ücretine ilişkin HMK 305/a maddesince davalı lehine vekalet ücreti verilmesi yönünde ek kararla talebin kabulüne karar verilmiş, davacı vekilince "ek karar dahilinde hükmedilen vekalet ücretinin kaldırılması istemiyle" istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda; Dosyadaki belgeler, kararın dayandığı deliller, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ilk derece mahkemesi kararında, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, HMK 305/A maddesi dahilinde davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti kararı yönünden hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/(1)-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Başvuru sırasında peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan taraflarca bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi/ikmaline ilişkin işlemlerin mahal mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 08/12/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.