İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 29/01/2026 YAZIM TARİHİ : 30/01/2026 İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından karşı taraf davalı aleyhine .Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan davada 27/11/2025 tarihinde tesis edilen ara karara karşı, karşı taraf vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, müvekkilinin davalı ko…
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ : 27/11/2025 NUMARASI : ... Esas İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN DAVACI: ........ VEKİLİ : Av..... İSTİNAF EDEN KARŞI TARAF DAVALI: ....... VEKİLLERİ : Av..... & Av..... TALEP : İhtiyati Tedbir İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 29/01/2026 YAZIM TARİHİ : 30/01/2026 İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından karşı taraf davalı aleyhine .Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan davada 27/11/2025 tarihinde tesis edilen ara karara karşı, karşı taraf vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi ve yetkilisi olarak görev yaptığını, aynı zamanda, davalıdan huzur hakkı alacağı olduğunu, müvekkilinin tüm hak ediş, maaş ve huzur haklarının tespiti gerektiğini, davalı tarafından gecikmeli ve kusurlu da olsa inşaatın yapılarak kura zaptı ile dört adet bağımsız bölüme ait hak sahibi üyeliğin müvekkiline ait olduğunun tespitinin yapıldığını ancak, bu taşınmazların üçüncü kişilere devredileceği yönünde duyumlar alındığını, dava konusu taşınmazların ve üyeliklerin üçüncü kişilere devri halinde davanın konusuz kalma ihtimali ile ileride telafisi imkânsız zararların doğabileceğini ileri sürerek, mümkün ise teminatsız, aksi hâlde makul bir teminat karşılığında, müvekkilinin davalı kooperatif nezdindeki 4 adet üyeliği ile bu üyeliklere bağlı olarak noter kura zaptı ile müvekkiline tahsis edilen Konya İli, Karatay İLçesi, ........ Mahallesi, ........ ada, ... parselde bulunan ... blok ... ve ... nolu, aynı parseldeki ... Blok ... ve ... nolu olmak üzere toplam 4 adet bağımsız bölümün, üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla, kooperatif ve tapu kayıtlarına ayrı ayrı ihtiyati tedbir şerhi konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARIN ÖZETİ: Mahkemece, "...Somut olayda; davanın tapu iptali ve tescili istemine ilişkin olduğu, taşınmazın el değiştirmesi halinde davacının muhtemel haklarını elde etmesinin önemli derecede güçleşeceği, ibraz edilen delillerin yaklaşık ispata elverişli olduğu, dolayısıyla ihtiyati tedbirin şartlarının mevcut olduğu, taraflar arasındaki menfaat dengesi de dikkate alınarak teminat karşılığında ileride telafisi güç zararların doğmasının önlenmesi için tedbir talebinin kabulüne...." gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, kararın tebliğinden itibaren 1 haftalık kesin süre içinde her bir taşınmaz yönünden 300.000 TL olmak üzere toplam 1.200.000 TL tutarındaki teminatın veya kesin ve süresiz banka teminat mektubunun ibrazı ve taşınmazın davalı adına kayıtlı olması şartıyla Konya İli, Karatay İlçesi, ........ Mahallesi, ........ ada ... parseldeki ... blok ... ve ... nolu bağımsız bölüm ile aynı parseldeki ... Blok ... ve ... nolu bağımsız bölüm numaralı taşınmazların kaydına ihtiyati tedbir konulmasına, teminatın süresinde yatırılmaması halinde, tedbir kararının kendiliğinden kalkmış sayılmasına karar verilmiştir. İTİRAZ: Karşı taraf davalı vekili, davacının iddia ve talep ettiği alacak kalemlerinin likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğini, davacının mevcut durumun korunmasında hukuki yararının bulunmadığını, huzur hakkının, salt genel kurul kararıyla değil, fiilen yapılan görev karşılığında hak edilebilen bir ödeme olduğunu, davacının huzur hakkı iddiasının çekişmeli olduğunu, takasın gerçekleşebilmesi için borçların özdeş olmasının şart olduğunu, para borçlarında karşılıklı borçlar özdeş olacağından, para borcuyla para borcunun takasının mümkün olduğunu, çekişmeli bir alacak üzerinden tapu devri istenemeyeceği gibi, ihtiyati tedbir de talep edilemeyeceğini, alacağın çekişmeli olduğunu ve henüz doğmadığını, davacının taşınmaz üzerinde mülkiyet hakkının bulunmadığını, kooperatif tarafından taşınmaz üzerinde satış veya devre ilişkin herhangi bir işlem yapılmadığını ileri sürerek, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: Mahkemece "...Somut olayda; davalı tarafından sunulan tedbire itiraz dilekçesinde yapılan değerlendirme neticesinde delillerin yeterince toplanmamış olması, tarafların menfaat dengesi ve mevcut ihtiyati tedbirin mahiyeti ile tedbirin amacı gözönünde bulundurularak, davalı tarafın ihtiyati tedbire yönelik itirazları ve tedbirin kaldırılması yönündeki talepleri kabul edilmemiştir. 27/11/2025 tarihli duruşmada davalı tarafın tedbire itiraz ve tedbirin kaldırılması yönündeki taleplerinin reddine..." gerekçesiyle, ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Karşı taraf davalı vekili itiraz dilekçesini tekrarla, ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığını, huzur hakkının salt genel kurul kararı ile değil fiilen yapılan görev karşılığında hak edilen bir ödeme olduğunu, davacının huzur hakkı iddiasının çekişmeli olduğunu, takasın gerçekleşebilmesi için borçların özdeş olması gerektiğini, çekişmeli bir alacak üzerinden tapu devri istenemeyeceği gibi, ihtiyati tedbir de talep edilemeyeceğini ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep, ihtiyati tedbir kararına itiraz ile tedbirin kaldırılması istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesinde, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." düzenlemesi bulunmaktadır. HMK'nın 390. maddesinde'' İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. '' hükmü yer almaktadır. Aynı Yasa'nın 394. maddesinde de'' Karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir. Aksine karar verilmedikçe, itiraz icrayı durdurmaz. İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir. İhtiyati tedbir kararının uygulanması sebebiyle menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati tedbiri öğrenmelerinden itibaren bir hafta içinde ihtiyati tedbirin şartlarına ve teminata itiraz edebilirler. İtiraz dilekçeyle yapılır. İtiraz eden, itiraz sebeplerini açıkça göstermek ve itirazının dayanağı olan tüm delilleri dilekçesine eklemek zorundadır. Mahkeme, ilgilileri dinlemek üzere davet eder; gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verir. İtiraz üzerine mahkeme, tedbir kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. İtiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. Kanun yoluna başvurulmuş olması, tedbirin uygulanmasını durdurmaz. '' hükmü düzenlenmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise; Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için HMK'nın 389. ve 390. madde koşullarının oluştuğu, talep eden tarafça yaklaşık ispatın sağlandığı, karşı taraf davalı vekilinin itirazlarının yerinde olmadığı ve bu itibarla, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varıldığından, karşı taraf davalı vekilinin istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Karşı taraf davalı vekilinin istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 4-İstinafa başvuran karşı taraf davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, 6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 29/01/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır .....