Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/2826 E. , 2024/4417 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2826 Karar No : 2024/4417 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünde 2. sınıf emniyet müd
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/2826 E. , 2024/4417 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2826 Karar No : 2024/4417 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünde 2. sınıf emniyet müdürü rütbesinde görev yapmakta iken, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun, 06/12/2019 tarih ve 7196 sayılı Kanun'la değişik, 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca 05/06/2020 tarihinde re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin işlemin yargı kararıyla iptali üzerine, emeklilik durumu yeniden değerlendirilen davacının; 05/06/2020 tarihi itibarıyla tekrar emekliye sevk edilmesine (re'sen emeklilik durumunun devamına) ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrasında, bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen emniyet amirleri ile dördüncü, üçüncü ve ikinci sınıf emniyet müdürlerinin, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilmelerinin öngörüldüğü; ancak, bunlardan, hizmet ihtiyacı nedeniyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilmesi uygun görülmeyenlerin, fiili hizmet sürelerinin iki yıl uzatılabilmesinin kurala bağlandığı; söz konusu düzenleme uyarınca, davacının 05/06/2020 tarihinde re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin (ilk) işlemin, ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla iptal edildiği, bu karara istinaden davacının durumu yeniden değerlendirilerek 11/05/2022 tarihinde işbu davaya konu olan işlemle ikinci kez emekliye sevk edildiği; uyuşmazlık konusu olayda, 2. sınıf emniyet müdürü olan davacının tekraren emekli edilme sebebine dayanak gösterilen takdir yetkisi kullanılırken, idarenin hangi objektif değerlendirme ve seçme kriterlerini esas aldığını şüpheye yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturamadığı, 2. sınıf emniyet müdürü rütbesinde 5. yılını doldurmasına karşın bir üst rütbeye atanamayanlar arasında davacıdan daha önce 2. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi edenlerin bulunduğu, davacının disiplin cezasının olmadığı, hakkında yürütülen adli ve idari soruşturma bilgisi bulunmadığı ve son performans puanının 4.99 olduğu, 36 adet başarı/ödül belgelerinin bulunduğu; ayrıca, davacıdan daha uzun süre 2. sınıf emniyet müdürü rütbesinde görev yapan ancak bu rütbedeki görev süresinin uzatılmasına karar verilen söz konusu personelin performans verileri ve başarı belgelerine bakıldığında da, idarenin takdir yetkisini davacının emekliliği yönünde kullanmasını gerektirecek nitelikte davacı aleyhine bir farklılığın bulunmadığı; bu itibarla, disiplin cezası alan ve performans puanı davacıdan düşük olan 2. sınıf emniyet müdürlerinin emekli edilmemesini, davacının ise emekliye sevk edilmesini haklı gösterecek objektif ve somut bilgi ve belgelerin ortaya konulamaması karşısında, davacının kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilmesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca, personelin emekliye sevk edilmesi veya hizmet ihtiyacı sebebiyle görev süresinin 2 yıl uzatılması hususunda idarenin takdir hakkının bulunduğu; emekliye sevk edilen personelin parasal ve özlük haklarının ise korunduğu; dava konusu işlemin mevzuata ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünde 2. sınıf emniyet müdürü rütbesinde görev yapmakta iken, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun, 06/12/2019 tarih ve 7196 sayılı Kanun'la değişik, 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca 05/06/2020 tarihinde re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin işlemin yargı kararıyla iptali üzerine, emeklilik durumu yeniden değerlendirilen davacının; Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun... tarih ve ... sayılı kararıyla, 05/06/2020 tarihi itibarıyla tekrar emekliye sevk edilmesi üzerine temyizen bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun, 27/03/2015 tarih ve 6638 sayılı Kanun'la değişik, "Terfi ve atama" başlıklı 55. maddesinin birinci fıkrasında, rütbeleri sayılan polis amirleri arasında emniyet müdürüne de yer verilmiş; ikinci fıkrasında, polis amirlerinin rütbelerde ve meslek derecelerinde zorunlu en az bekleme süreleri gösterilmiş; üçüncü fıkrasında, her amir rütbesinde bulunması gereken kadro sayısına esas alınacak oran azami olarak gösterilmiş; dördüncü fıkrasında, bu rütbelere terfilerin, yetkili kurullarda kıdem sırasına göre görüşüleceği ve liyakata göre yapılacağı belirtilmiş; beşinci fıkrasında, kıdem sırasının tespitinde, bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı, aynı tarihte terfi edenlerden sicil notu yüksek, sicil notlarının eşitliği halinde ödül ve takdirnamesi fazla, ödül ve takdirnamelerin sayıca eşitliği halinde ise, sicil numarası daha küçük olanların diğerlerine göre kıdemli sayılacağı öngörülmüş; onbirinci fıkrasında da, rütbe terfiinin yetkili kurullarda görüşülebilmesi için gerekli koşullar ayrıntılı bir biçimde düzenlenmiştir. Aynı maddenin diğer fıkralarında da, rütbeler, bu rütbelere terfi esasları, terfi ve atama zamanı gibi hususlarda doğrudan Kanun hükümleriyle belirlenen çerçeve dahilinde kalmak koşuluyla, liyakat koşullarını belirlemek, üst rütbedeki boş kadro sayısına göre terfileri ve atamaları önermek, kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilecek personeli belirlemek veya hizmetine ihtiyaç duyulan personelin görev süresi uzatmak gibi hususlarda, değerlendirme yapmak ve öneride bulunmak üzere Genel Müdürlük Merkez Değerlendirme ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının oluşturulması öngörülmüştür. 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinde değişiklik yapan 6638 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde, "Polis amirlerinin rütbe terfilerinde, tüm çağdaş ülkelerin aksine kıdeme dayalı bir sistem benimsenmiş, liyakat ikinci plana bırakılmıştır. Polis amirleri bulundukları rütbede zorunlu en az bekleme süresini tamamlamaları ve herhangi bir ceza almamaları halinde mesleki yeterliliklerine bakılmaksızın otomatik olarak bir üst rütbeye terfi etmeye başlamışlardır. Bu sistem, ihtiyaç duyulan amir rütbelerinde sayısal azlığa ve ihtiyaç duyulmayan rütbelerde ise aşırı yığılmalara neden olmuştur. Yapılan düzenleme ile bozulan personel piramidinin görev ve hizmet gereklerine uygun hale getirilmesi amacıyla; her rütbede yer alacak amir sayısı/oranı belirlenmekte, her rütbe terfiinde yazılı ve sözlü sınav şartı getirilmekte ve terfi için öngörülen asgari şartlara sahip personel arasından en kıdemli olanın değil en liyakatli olanın terfi etmesi öngörülmektedir. Ayrıca ihtiyaçtan fazla sayıdaki Birinci, İkinci, Üçüncü, Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürlerine ve emniyet amirlerine belli bir miktar ek ödeme yapılmak suretiyle re'sen emeklilik sistemi getirilmektedir." değerlendirilmesi yapılmıştır. Öte yandan, 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrasında; "Bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen Emniyet Amirleri ile Dördüncü, Üçüncü ve İkinci Sınıf Emniyet Müdürleri, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilirler." kuralı yer almakta iken; 06/12/2019 tarih ve 7196 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle söz konusu fıkra, "Bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen Emniyet Amirleri ile Dördüncü, Üçüncü ve İkinci Sınıf Emniyet Müdürleri, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile hizmet ihtiyacı sebebiyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilirler. Ancak bunlardan, hizmet ihtiyacı nedeniyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilmesi uygun görülmeyenlerin fiili hizmet süreleri aynı usul ile iki yıl uzatılır. Bu şekilde göreve devamı uygun görülenlerin durumu, iki yıl sonra tekrar değerlendirilerek en fazla bir defa daha uzatılabilir, görev süresi uzatılmayanlar ise kadrosuzluktan emekliye sevk edilirler.” şeklinde değiştirilmiştir. 06/12/2019 tarih ve 7196 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle ondokuzuncu fıkrada yapılan değişikliğe ilişkin düzenlemenin gerekçesinde, "Mevcut durumda bulundukları rütbede 5 yıl süreyle terfi edemeyen Emniyet Amiri ve Emniyet Müdürü rütbesindeki personel re’sen emekli edilmektedir. Yapılan düzenleme ile yetişmiş personel kaybının önüne geçmek için, hizmet ihtiyacı sebebiyle emekliye sevk edilmesi uygun görülmeyen personelin fiili hizmet sürelerinin Yüksek Değerlendirme Kurulu Kararı ve Bakan onayı ile ikişer yıl periyotlarla toplamda dört yıl olmak üzere uzatılabilmesine imkan sağlanmaktadır." ibarelerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda açık metinlerine yer verilen Kanun hükümleri ve gerekçesi bir arada değerlendirildiğinde, Kanun'un amacının; emniyet hizmetlerinin, hizmet gereklerine uygun olarak yürütülebilmesi için her bir rütbede ihtiyaç duyulan polis amirlerinin azami kadro sayılarının belirlenmesi ve sınırlı sayıdaki bu kadrolara atama yapılması, bunun sonucunda da ihtiyaç fazlası durumunda kalacak olan polis amirlerinin kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilmesi ve hizmetine ihtiyaç duyulan personelin emekliye sevk edilmeyip görev sürelerinin uzatılması hususlarında, liyakat ilkesi çerçevesinde objektif bir değerlendirmeye ve seçmeye imkan sağlanması olduğu anlaşılmaktadır. 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca, bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen emniyet amirleri ile dördüncü, üçüncü ve ikinci sınıf emniyet müdürlerinin, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları taşımaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile kadrosuzluktan emekliye sevk edilmeleri yasal zorunluluk olarak öngörülmüş ise de; söz konusu fıkrada 06/12/2019 tarih ve 7196 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle, bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen personelden, hizmet ihtiyacı nedeniyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilmesi uygun görülmeyenlerin, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile fiili hizmet sürelerinin iki yıl uzatılabilmesine imkan sağlanmıştır. 2019 yılında ondokuzuncu fıkrada yapılan değişiklik sonrasında; davalı idarenin, söz konusu fıkrada belirtilen koşulları taşıyan personeli "kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk etme" veya "hizmet ihtiyacı sebebiyle iki yıl süreyle çalıştırmaya devam etme" konusunda takdir yetkisine sahip olduğu açık olmakla birlikte; bu takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu, takdire dayanan işlemlerin de sebep ve maksat yönünden yargı denetimine tabi bulunduğu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir. Buna göre, söz konusu düzenleme kapsamında, idarenin görev süresi uzatılacak personelin belirlenmesinde esas alınacak objektif değerlendirme ve seçme kriterlerini tespit etmesi ve uygulamayı ona göre yürütmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Dava konusu uyuşmazlıkta, davalı idarenin bu konudaki takdir yetkisini, hangi objektif değerlendirme ve seçme kriterlerine göre kullandığını, şüpheye yer bırakmayacak şekilde somut bilgi ve belgelerle ortaya koymadığı anlaşıldığından, davacının re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Öte yandan, İdare Mahkemesince her ne kadar, "2. sınıf emniyet müdürü rütbesinde 5. yılını doldurmasına karşın bir üst rütbeye atanamayanlar arasında davacıdan daha önce 2. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi edenlerin bulunduğu, davacının disiplin cezasının olmadığı, hakkında yürütülen adli ve idari soruşturma bilgisi bulunmadığı ve son performans puanının 4.99 olduğu, 36 adet başarı/ödül belgelerinin bulunduğu; ayrıca, davacıdan daha uzun süre 2. sınıf emniyet müdürü rütbesinde görev yapan, ancak bu rütbedeki görev süresinin uzatılmasına karar verilen söz konusu personelin performans verileri ve başarı belgelerine bakıldığında da, idarenin takdir yetkisini davacının emekliliği yönünde kullanmasını gerektirecek nitelikte davacı aleyhine bir farklılığın bulunmadığı" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de; görev süresi uzatılacak personelin belirlenmesi hususunda idareye tanınan takdir yetkisinin kullanımı sırasında, hangi objektif değerlendirme ve seçme kriterlerinin dikkate alınacağının idare tarafından belirlenmesi gerekmekte olup; idari yargı merciince idare yerine geçerek (objektif değerlendirme ve seçme kriterleri olarak "terfi tarihi, performans verileri ve başarı belgesi" gibi kriterler benimsenmek suretiyle) yerindelik denetimi yapılamayacağından; davacının durumunun, idare tarafından belirlenecek kriterlere göre değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, İdare Mahkemesi kararının iptal gerekçesinde hukuki isabet bulunmamakta ise de; bu husus, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ve bu nedenle hüküm fıkrası itibarıyla hukuka uygun bulunan söz konusu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 22/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca, bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen emniyet amirleri ile dördüncü, üçüncü ve ikinci sınıf emniyet müdürlerinin, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları taşımaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile kadrosuzluktan emekliye sevk edilmeleri yasal zorunluluk olarak öngörülmüş ise de; söz konusu fıkrada 06/12/2019 tarih ve 7196 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle, bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen personelden, hizmet ihtiyacı nedeniyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilmesi uygun görülmeyenlerin, aynı usul ile fiili hizmet sürelerinin iki yıl uzatılabilmesi mümkün hale gelmiştir. 2019 yılında ondokuzuncu fıkrada yapılan değişiklik sonrasında; davalı idarenin, söz konusu fıkrada belirtilen koşulları taşıyan personeli "kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk etme" veya "hizmet ihtiyacı sebebiyle iki yıl süreyle çalıştırmaya devam etme" konusunda takdir yetkisine sahip olduğu açık olmakla birlikte; bu takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu, takdire dayanan işlemlerin de sebep ve maksat yönünden yargı denetimine tabi bulunduğu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir. Dosyanın incelenmesinden; 2. sınıf emniyet müdürü rütbesinde görev yapan ve bulunduğu rütbeye terfi tarihinden itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen davacının, görev süresi uzatılmayarak kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edildiği; bu işlemin yargı kararıyla iptali üzerine emeklilik durumunun yeniden değerlendirildiği ve tekrar emekli edilmesine (re'sen emeklilik durumunun devamına) karar verildiği; idarenin "hizmet ihtiyacı nedeniyle görev süresi iki yıl uzatılacak personelin" belirlenmesinde, kamu yararı amacına aykırı olarak ve hizmet gerekleri dışında, subjektif sebeplerle hareket ettiğine ilişkin bir bilgi veya belgenin bulunmadığı; hangi personelin emekliye sevk edilmeyip görev süresinin uzatılacağı konusunda idarenin yargı kararı ile zorlanmasının hukuken mümkün olmadığı da dikkate alındığında; dava konusu işlemin, Kanun hükmü uyarınca tanınan takdir yetkisi doğrultusunda, hukuka uygun olarak tesis edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk görülmediğinden, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle, aksi yönde verilen karara katılmıyoruz.