İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2025 Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... İthalat İhracat San. Tic. L…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/889 KARAR NO : 2025/1690 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/03/2022 NUMARASI : 2021/386 Esas - 2022/232 Karar DAVA: İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2025 Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... İthalat İhracat San. Tic. Ltd. Şti. ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğu; bu ilişkinin sonucu olarak müvekkili şirketin dilekçe ekinde sunulu muavin defterinde görüleceği üzere davalıdan 18.614,33 Amerikan Doları (USD) alacağı olduğu, bu alacak için davalı yanca müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığı, alacağın tahsili için davalı hakkında Bakırköy 7. İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığı, davalının 27.07.2020 tarihinde haksız ve mesnetsiz bir şekilde borca itiraz ederek takibi durdurduğu, borçlu takibe itiraz ettiğinden işbu davayı açmak için zorunlu arabuluculuk kurumuna başvurulduğu, yapılan görüşmeler sonucunda anlaşma sağlanamadığından işbu davayı açma gereğinin hasıl olduğu, Mahkemece talepleri doğrultusunda taraflardan celbedilecek defterler ve cari hesaplardan, taraflar arasında ticari ilişki olduğunun anlaşılacağını, bu belge ve defterler ile muavin defterde de açıkça görüleceği üzere mahsuplaşma sonucunda davalı şirketin davacı müvekkile 18.614,33 USD borcu olduğu, kaldı ki taraflar arasında BA-BS mutabakatı da bulunduğu, neticeten sunulu muavin defter, diğer defter ve kayıtlar incelendiğinde alacak net bir şekilde tespit edileceği, davalı tarafından icra dairesine sunulu itiraz dilekçesinde faiz ve faiz oranına yapılan itirazlarında haksız ve mesnetsiz olduğu, müvekkili şirketin 18.614,33 USD cari hesap, 43,35 USD takip tarihi faiz ile alacağın tahsiline kadar işleyecek % 9 faizin de davalıdan alınıp müvekkile verilmesi gerektiği hususlarını beyanla, davalı borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptaline, davalı takip borçlusunun itirazının haksız ve kötü niyetli olup, takip konusu alacağın ödenmesinin geciktirilmesi amacıyla itiraz etmesi sebebiyle %20'den den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , taraflar arasındaki sözleşmenin USD üzerinden yapıldığı, davacının sözleşmeye uygun şekilde ödemelerini USD cinsinden gerçekleştirdiği, davalının ise fatura ve kayıtlarını TL üzerinden düzenlediği, 15.04.2020 tarihli fatura öncesinde bir kısım avans ödemelerinin yapıldığı, bunların davalı defterlerine de avans ödemesi olarak kaydedildiği, 15.04.2020 tarihli faturanın sözleşmeden farklı miktarda ve birim fiyattta ürün için düzenlendiği, USD karşılığının 381.385,67-USD olduğu, faturanın sözleşmeden farklı birim fiyat içermesine rağmen taraflarca BS/BA bildirimlerinin yapıldığı ve taraf defterlerine söz konusu faturanın kaydedildiği anlaşılmıştır. Davalı tarafça sözleşmeye aykırı olarak ödemenin vadesinde yapılmadığı, ödemelerin avans olmadığı iddia edilmişse de, ödemelerin itirazsız şekilde defterlere avans olarak kaydedilmiş bulunması, sözleşmede kararlaştırılan ödemelerin de avans olarak alındığı, davacı alacağının kur farkı alacağı değil, yapılan fazla ödemeden kaynaklandığı değerlendirilerek, bu itirazlarına itibar edilmemiştir. Sonuç olarak, USD üzerinden yapılan anlaşmaya istinaden USD cinsinden fazla ödeme yapan davacının, bu bedelin iadesini USD cinsinden talep edebileceği ve davacının fazla ödeme nedeniyle davalıdan 18.614,13-USD alacaklı olduğu, takip itibariyle ise 18.657,68-USD alacaklı olduğu kabul edilmiştir. Taleple bağlılık ilkesi uyarınca davacının takip alacağına yasal faiz işletilmesine, alacağın cari hesaba dayalı bulunması, her iki taraf kayıtları kapsamında belirlenebilir oluşu nedeniyle likit olduğu, davalının da itirazında haksız çıktığı dikkate alınarak, davalı aleyhine (takip tarihi itibariyle USD efektif alış kuru üzerinden belirlenen TL bedelinden hesaplanmak üzere) icra inkar tazminatına hükmedilmesine ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından hükme esas alınan ve hüküm gerekçesi olarak kullanılan bilirkişi ek ve kök raporunun eksik ve hatalı olup, hükme esas alınamayacağını, işbu sebeple mahkemece, rapor dikkate alınarak, yapılan ödemelerin avans niteliğinde olduğu yönünde karara varılarak, davanın kabulüne verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı yan imzalanan sözleşmeye aykırı olarak borçlarını vadesinde ödememiş ve vadesinde ödenmeyen USD borcundan kaynaklı olarak uğranılan zarar, dayanaksız olarak kur değerlemesi açıklaması ile müvekkiline dayatılmaya çalışıldığını, sözleşmeye aykırılık yaparak ve hukuksal yükümlülüklerini yerine getirmeyerek, basiretli bir tacir gibi davranan müvekkilini zarara uğratan davacı yanın, kendisi zarara uğramış gibi icra takibi başlatmış olmasının hukuka aykırı olduğunu, mahkeme tarafından talep ve iddia dışı değerlendirme yapılmış olup, iş bu hukuka aykırı şekilde kurulan hükmün kaldırılması gerektiğini, sözleşmede, kalan tüm ödemelerin gününün taraflarca 12.03.2020 olarak kararlaştırıldığı ancak davacı tarafından ödemelerin geç yapılması sebebiyle, davacının kur dalgalanmaları neticesinde iddia ettiği zararın kaynağı ne müvekkili olduğunu ne de bunun faturasının müvekkiline kesilebileceğini, işbu sebeple avans adı altında ödemelerin değerlendirilmesinin hukuka aykırı nitelik taşımakta olup, istinaf başvurularının kabulüne, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/03/2022 T., 2021/386 E., 2022/232 K. Sayılı kararının istinaf incelemesi ile kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı yana tahmiline, karar verilmesini talep ve istinaf edilmiştir. GEREKÇE: Dava; ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan açık hesap alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesinde davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacının takibe konu açık hesap nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı noktasındadır. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, Bakırköy 7. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı takip dosyasında, '' cari hesap, ticari defterler ve kayıtlarla sabit alacak 18.614,33 USD'' sebebine dayalı olarak18.614,33 USD asıl alacak, 43,3 USD faiz olmak üzere toplam 18.657,68 USD alacağın tahsili istemiyle 20.07.2020 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, davalının itirazı üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Mahkemece tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiştir. Bilirkişi raporuna göre, davalı tarafından düzenlenen 15.04.2020 tarihli 2.583.964,18 TL tutarlı faturanın her iki tarafın defterlerinde de kayıtlı olduğu, davacının davalıya 12.524,42 TL fazla ödeme yaptığı, davacı tarafından davalıya yapılan ödemelerin USD olarak yapıldığı, ve toplam 400.000,00 USD ödeme yapıldığı sabittir. Davalı tarafından düzenlenen faturanın düzenlendiği 15.04.2020 tarihinde 381.385,67 USD olduğu, davacının 400.000,00 USD ödeme yapmış olması karşısında 18.614,33 USD fazla ödeme yaptığı belirtilmiştir.Taraflarca imzalanan sözleşmede, 20 ton ürün sipariş verildiği, 1 kg fiyatı 20 USD + % 18 KDV olmak üzere toplam 400.000 USD + %18 KDV 32.000 USD = 432.000 USD olarak belirlenmiş, 10.03.2020 tarihinde 20.000 USD ön ödemenin alındığı, 11.03.2020 tarihinde 110.000 USD ön ödemenin bankaya yatırıldığı, kalan ödemenin 12.03.2020 tarihinde yapılacağı kararlaştırılmıştır.Somut olayda, taraflar arasındaki ticari ilişki uyarınca, davacıya, 20.000,00 kg değil 18.524,80 kg ürün teslim edildiği, davalı tarafından düzenlenen 15.04.2020 tarihli 2.583.964,18 TL tutarlı faturanın da 18.524,80 kg ürün için düzenlendiği, sözleşmeye göre 20 ton ürün için 400.000 USD ödeneceği ve davacı tarafından 400.000 USD'nin ödenmiş olduğu sabittir. Davalı tarafça başkaca ürün teslim edildiğine ilişkin dosyada herhangi bir belge, başkaca bir faturada bulunmadığına göre davacının 18.614,33 USD fazla ödeme yaptığı görülerek, her ne kadar davalı alacağın kur farkı alacağından kaynaklanmadığı iddia etmişse de, kur farkından kaynaklanmadığı, teslim edilmeyen mal bedeli olarak davacının yaptığı fazla ödemeden kaynaklandığı anlaşılarak Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 2.177,00 TL harcın, alınması gerekli olan 8.707,93 TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.530,93 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 20/11/2025