Türk Ticaret Kanunu, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun ayrılmaz bir parçasıdır. Bu Kanundaki hükümlerle, bir ticari işletmeyi ilgilendiren işlem ve fiillere ilişkin diğer kanunlarda yazılı özel hükümler, ticari hükümlerdir.Mahkeme, hakkında ticari bir hüküm bulunmayan ticari işlerde, ticari örf ve âdete, bu da yoksa genel hükümlere göre karar verir.
davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Şti.'nin sebze üretimi yetiştirmesi ve satımı konusunda faaliyet gösterdiğini, davalıların ise üretilen/yetiştirilen sebzelerin satın alımı, paketlenmesi, gümrüklenmesi ve Almanya'ya gönderilerek nihai tüketiciye sunumu konusunda faaliyet gösteren ortakları aynı olan şirketler olduğunu, grup şirketlerin merkez ofisinin İzmir olduğunu, Münih'de bir ofis, Alaşehir ve Muğla'da da ambalaj üretim yerlerinin bulunduğunu, satın alınan sebzelerin ambalajlarına Almanya'da nihai tüketiciye sunulacağı için Almanya'daki tanınan markaları olan ...'nın ambalajları ve paketlemesinin ... şirketi tarafından yapıldığını, yani sebzelerin ... yazan torbalara konulup yine ... yazan kutularla kamyonlara yüklendiğini, Almanya'daki mağazalara da yine bu şekilde ... markası ile nihai tüketiciye ulaştırıldığını, paketleme şirketi ile satın alma ve dış ticaret işlemi yapan şirketlerinin adresleri aynı olup ortaklarının da ... isimli kişi olduğunu, Almanya'daki adreslerinin de yine aynı adres olduğunu, müdürlerinin de ...'ın atadığı aynı kişi olduğunu, davacı müvekkili şirketin, davalı grup şirketlerin ortağı olan ... isimli kişi ile müvekkili şirketin yetiştirdiği sebzelerin satımı konusunda anlaşmaya vardıklarını, anlaşma çerçevesinde malların yukarıda anlatıldığı şekilde müvekkili şirketin fabrikasının bulunduğu adresten paketleme yapıldıktan sonra davalı grup şirketlerin gönderdiği kamyonlarla alındığını ve Gümrük çıkışları yapıldıktan sonra Almanya'ya gönderildiğini, müvekkili şirkete ödemelerin grup şirketlerin durumuna göre ya İZMİR'den yada ALMANYA'dan yapıldığını, sunulu faturadan da anlaşılacağı üzere; müvekkili şirketin ambalaj ihtiyacı olduğundan grup şirketlerin ambalaj şirketi olan ... Şti. tarafından 18.386,88-TL'lik karton kutu ve sebze poşeti gönderilerek cari hesaptan mahsup şeklinde ödemenin de gerçekleştirildiğini, yani satın alınan sebzelerin ödemesinin grup şirketin ambalaj şirketi tarafından imalen ödendiği de olduğunu, müvekkili şirket ile davalı grup şirketler arasında hiçbir sıkıntı olmaksızın ticaret bu şekilde götürülürken müvekkili şirketin hiçbir kusuru olmadığı halde gönderilen son 3 parti malın ödemesinin bir türlü gerçekleştirilmediğini, nihayetinde müvekkili şirketin 2011-2012 dönemi cari hesabında 173.772,80-TL alacaklı olduğunu, Gümrük belgelerinden ve faturalardan anlaşılacağı üzere toplam meblağın (Nisan 2012 kuruna göre) 73.863,18-EURO olduğu, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin E:2005/8774, K:2006/5232 sayılı kararı ve de pek çok bilirkişi raporu ile doktrin çerçevesinde 'Perdenin Kaldırılması Teorisi' uyarınca davalıların bu borçtan mesul olduğunu zira davalı şirketlerin muhataplarının aynı kişi olduğunu, müvekkilin şirketin tüm paketleme, gümrükleme, faturalandırma, nakliye işlemlerinin davalı şirketlerin ortağı ve yetkili müdürleri olan ... ve çalışanlarının talimatları ile gerçekleştirdiğini ileri sürerek şimdilik 73.863.18-EURO alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, dava tarihinden itibaren ticari işlemlerdeki döviz faizinin işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.