12. Ceza Dairesi 2016/8018 E. , 2017/4646 K. Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Hüküm : TCK'nın 179/3-2, 62/1, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: İki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın kasta dayalı kusurunun yoğunluğu na…
**12. Ceza Dairesi 2016/8018 E. , 2017/4646 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Hüküm : TCK'nın 179/3-2, 62/1, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: İki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın kasta dayalı kusurunun yoğunluğu nazara alınmak suretiyle adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği nazara alınıp; sanığın 316 promil alkollü vaziyette aracı ile seyir halindeyken, direksiyon hakimiyetini kaybederek, tek taraflı maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiği bu sebeple, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre, sanığın bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1-Sanık hakkında hükmedilen 25 gün hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında, adli para cezasına çevrilmesi ve bir gün karşılığının belirlenmesi sırasında yasal dayanak olan yasa hükümlerinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesi ile TCK'nın 52/3. maddelerine aykırı davranılması, 2-Hükmün (A) bendinin dördüncü paragrafında, sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının, ödenmemesi halinde TCK'nın 52/4. maddesi uyarınca geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarı yerine, “taksitlerden birinin ödenmemesi durumunda kalan tüm taksitlerin sanıktan tahsiline, ödenmeyen para cezasının hapse tahviline” denilmek suretiyle infazı kısıtlar biçimde karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hüküm fıkrasının (A) bendinin 3. paragrafının hükümden çıkarılarak yerine, “Sanığa verilen 25 gün hapis cezasının, sanığın sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özelliklere göre TCK'nın 50/1-a maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesine; TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 25 tam gün olarak belirlenmesine; TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 500.-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin yazılması, hükmün (A) bendinin dördüncü paragrafındaki “tahsiline” ve “hapse tahviline” ibarelerinin “tahsil edileceğinin” ve “hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına” olarak değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA; 01.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.