4. Hukuk Dairesi 2009/3047 E. , 2010/313 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ... ve diğerleri aleyhine 08/08/2007 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 04/12/2008 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve miktar itibariyle duruşma isteminin red
**4. Hukuk Dairesi 2009/3047 E. , 2010/313 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ... ve diğerleri aleyhine 08/08/2007 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 04/12/2008 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve miktar itibariyle duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Davacı, davalıların internet ortamında yaptıkları MSN yazışmalarında kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu belirterek uğradığı manevi zararın ödetilmesi isteminde bulunmuştur. Yerel mahkemece, davalıların internet ortamındaki yazışmalarının davacıya yönelik olduğu ancak, iki kişi arasında kalan yazışmalar açıklık (aleniyet) kazanmadığından davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağı gerekçesiyle istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur. Dosya içeriğinden, davalıların işyerindeki bilgisayarlar üzerinden kendi aralarında yaptıkları internet yazışmalarında aynı işyerinde çalışan davacıya hakaret ettikleri, bu olay ile ilgili olarak Üsküdar 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nce 5237 sayılı Türk Ceza Yasası'nın 125/1. maddesi uyarınca hakaret suçundan yargılanarak ayrı ayrı cezalandırıldıkları ve kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. Borçlar Yasası'nın 53. maddesi gereğince ceza mahkemesinin kararı hukuk yargıcı yönünden bağlayıcı değilse de, maddi olgu belirlenmesine ilişkin cezalandırma kararı hukuk yargıcı yönünden de bağlayıcıdır. Şu durumda, davalıların internet üzerinden yaptıkları yazışmalarla davacıya hakaret ettikleri, davacının bu konuda bilgisi olduğu anlaşıldığına göre olayın özelliği ve kullanılan sözlerin niteliği gözetilerek davacı yararına uygun bir tutarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekir. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilmeyerek, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA; bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 20/01/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.