4. Hukuk Dairesi 2023/10310 E. , 2023/13346 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/737-2022/733 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kabulü/ İtirazın kısmen kabulü Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, te
**4. Hukuk Dairesi 2023/10310 E. , 2023/13346 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/737-2022/733 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kabulü/ İtirazın kısmen kabulü Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.10.2020 tarihinde davacının idaresindeki motosiklet ile davalı nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi bulunan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın (geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile tedavi gideri) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin talebini 76.506,69 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuruya eklenen maluliyet raporunu kabul etmediklerini, tarafların kusur oranlarının uzman bilirkişi tarafından belirlenmesi, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) davacıya rücuya tabi ödeme yapıp yapmadığı hususunun araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ceza davasında alınan 06.05.2021 tarihli rapora göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, buna göre davalının % 75 oranında kusurdan sorumlu olduğu, davacının dosyaya sunduğu rapordaki % 5 maluliyet oranı üzerinden TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre aktüer bilirkişi raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı gerekçesiyle, başvurunun kabulü ile 76.506,69 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 12.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur raporu alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının kaza esnasında kask, dizlik ve koruyucu ekipman takmaması sebebiyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının kaza esnasında 0,30 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle de müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının sürücü belgesinin bulunmadığını, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, davacının bakiye ömrünün kaza tarihine göre belirlenmesi gerektiğini, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda ise davacının rapor tarihindeki yaşına göre bakiye ömrün hesaplandığını, rapor tarihine göre yapılan hesaba göre fazla bakiye ömür çıktığını, bu nedenle tazminatın fazla miktarda hesaplandığını, davalının geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri tazminatı ve tedavi giderinden sorumlu olmadığını, davacıya SGK tarafından geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı ödenip ödenmediğinin sorgulanması gerektiğini, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, hükme esas alınan maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, ceza dosyası kapsamında alınan Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafında hazırlanan 06.05.2021 tarihli rapora göre davalının kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, söz konusu raporun hükme esas alınmasına isabetsizlik olmadığı, davacının sol bacak ve sol kolundan yaralanmasına göre davacının kask ve dizlik takıp takmamasının sonuca etkili olmadığı, davacının kazanın meydana gelmesinde % 25 oranında kusurlu olduğu, bu oranda tazminattan indirim yapıldığı, davacının sürücü olmasına göre kaza esnasında davacının alkollü olması ve sürücü belgesinin bulunmaması hususunun müterafik kusur kapsamında olmadığı, tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre usulüne uygun şekilde hesaplandığı, davalı vekilinin bu yöndeki itirazlarının reddi gerektiği, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davacı lehine tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin ise usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulüne, diğer itirazlarının reddine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen kararın vekalet ücretine ilişkin bölümünün düzeltilmesine, davacı lehine 5.100,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur raporu alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının kaza esnasında kask, dizlik ve koruyucu ekipman takmaması sebebiyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının kaza esnasında 0,30 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle de müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının sürücü belgesinin bulunmadığını, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, davacının bakiye ömrünün kaza tarihine göre belirlenmesi gerektiğini, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda ise davacının rapor tarihindeki yaşına göre bakiye ömrün hesaplandığını, rapor tarihine göre yapılan hesaba göre fazla bakiye ömür çıktığını, bu nedenle tazminatın fazla miktarda hesaplandığını, davalının geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri tazminatı ve tedavi giderinden sorumlu olmadığını, davacıya SGK tarafından geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı ödenip ödenmediğinin sorgulanması gerektiğini belirterek, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; özellikle bakiye ömrün davacının kaza tarihindeki yaşına göre belirlenmesi gerektiği, ancak davacının kaza tarihindeki yaşına göre belirlenecek bakiye ömrün, rapor tarihindeki bakiye ömre göre daha fazla olacağı, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda davalının lehine olmak üzere davacının rapor tarihindeki yaşına göre bakiye ömrün belirlenip tazminatın hesaplandığı, şu halde davalı vekilinin bakiye ömre ilişkin temyiz itirazının reddi gerektiği anlaşılmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda, kaza sonrası düzenlenen ve hükme esas alınan Sivas Numune Hastanesi'nin 18.10.2021 tarihli raporunun hangi yönetmeliğe göre hazırlandığının rapor kapsamından tespit edilemediği, 05.10.2020 kaza tarihi itibari ile Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelikin yürürlükte olduğu anlaşılmıştır. İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için davacının tüm tedavi evraklarının getirtilip değerlendirmek üzere Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden davacının güncel muayenesi yapılarak olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor alınarak, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 3. Davaya konu kaza ve dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin 1 inci fıkrasında; "iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır" düzenlemesine; aynı maddenin 4 üncü fıkrasında "iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir" düzenlemesine; maddenin 5 inci fıkrasında ise "iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık; kamu görevlileri, er ve erbaşlar ile kamu idareleri tarafından görevlendirilen diğer kişilerin vazifelerinin gereği olarak yaptıkları fiiller sonucu meydana gelmiş ise, bu fiillerden dolayı haklarında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunanlar hariç olmak üzere, sigortalı veya hak sahiplerine yapılan ödemeler veya bağlanan gelirler için kurumuna veya ilgililere rücu edilmez. Ayrıca, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölümlerde, bu Kanun uyarınca hak sahiplerine bağlanacak gelir ve verilecek ödenekler için, iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde kusuru bulunan hak sahiplerine veya iş kazası sonucu ölen kusurlu sigortalının hak sahiplerine, Kurumca rücu edilmez" düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; davacının motorlu kurye olduğu, sipariş bırakmak üzere seyir halindeyken esnada kazanın meydana geldiği ve davaya konu edilen maluliyet durumunun doğduğu anlaşılmaktadır. Davalı tarafça davacıya SGK Başkanlığı tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması talep edilmiş ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından gerekli araştırma yapılmadan davalının bu itirazı reddedilmiştir. Bu durumda; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'ndan, davaya konu kazaya ilişkin olarak iş kazası yönünden araştırma yapılıp yapılmadığı ve olayın iş kazası olarak kabul edilip edilmediği; olayın iş kazası olarak kabulü suretiyle, davaya konu kazadaki kalıcı maluliyeti nedeniyle davacıya iş göremezliğine ilişkin gelir bağlanıp bağlanmadığı; gelir bağlanmış ise, rücuya tabi olup olmadığı ve rücu istemli dava açılıp açılmadığı; bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin ne olduğu hususlarının sorulması; bağlanan gelir rücuya tabi ise 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi hükmü değerlendirilerek tazminatın belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır. Kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 11.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.