Başvuru, kamulaştırmasız el atmaya dayalı tazminat davasının hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle reddedilmesiyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; kamulaştırmasız el atmaya dayalı tazminat davasının hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle reddedilmesiyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ/İdare) 12/8/1964 tarihinde Fethiye Karaçulha sulaması sol ana kanal sahası içinde kalan taşınmazların kamulaştırılmasına karar vermiştir. Devam eden süreçte kamulaştırma krokisinde 95 sayılı parsel olarak belirtilen, sonrasında yapılan tapulama çalışmalarında Muğla'nın Fethiye ilçesi Esenköy Mahallesi'nde 054 m² yüz ölçümüne sahip 884 sayılı parsel olarak belirlenen taşınmaz hakkında kamulaştırma kararı alınmıştır. Kamulaştırma işlemi 12/8/1966 tarihinde taşınmazın zilyedi olarak tespit edilen başvurucuların murisi Mehmet Erenoğlu'na tebliğ edilmiştir. Taşınmaz kadastro çalışmaları sırasında tarla (sulama kanalı) vasfıyla 16/12/1975 tarihinde tespit görmüş, kadastro çalışmalarının kesinleşmesiyle 19/4/1977 tarihinde Mehmet Erenoğlu adına tapuda tescil edilmiştir. Başvurucular 4/8/2017 tarihinde Fethiye Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) İdareye karşı kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası açmıştır. Dava dilekçesinde İdarenin kamulaştırma bedelini ödemeden başvuruculara ait taşınmazı sulama kanalı olarak kullandığı belirtilmiştir. İdare ise cevap dilekçesinde tapu devir işlemlerinin yapılmaması nedeniyle kamulaştırma bedelinin bloke edilmediğini açıklamıştır. Mahkeme 18/10/2018 tarihinde davanın kabulüyle birlikte kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen 419,76 TL'nin başvuruculara ödenmesine karar vermiştir. Kararda dava konusu taşınmazla ilgili kamulaştırma kararının 12/8/1964 tarihinde alındığı ancak taşınmazın İdare adına tescil edilmemesi nedeniyle kamulaştırma işleminin tamamlanmasından söz edilemeyeceği belirtilmiştir. Mahkemeye göre dava konusu taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığı sabittir. İdarenin istinaf talebinde bulunması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi (Bölge Adliye Mahkemesi) 11/3/2020 tarihinde kesin olarak Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar vermiştir. Kararda kamulaştırma işleminin dava konusu taşınmazın zilyedi olarak tespit edilen başvurucuların murisi Mehmet Erenoğlu'na 12/8/1966 tarihinde tebliğ edildiği dikkate alındığında belirtilen tarihin kamulaştırma ihbarnamesinin tebliğ edildiği tarih olarak kabul edilmesi gerektiği açıklanmıştır. 31/8/1956 tarihli ve 6830 sayılı İstimlak Kanunu'nun maddesi uyarınca dava tarihi itibarıyla 15 günlük hak düşürücü sürenin fazlasıyla geçtiği bu nedenle görülen davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Başvurucular, nihai hükmü 28/3/2020 tarihinde öğrendikten sonra COVID-19 salgını nedeniyle yasal sürelerin 13/3/2020 ile 15/6/2020 tarihlerinde durmasına dair düzenlemelerden istifade etmek suretiyle 14/7/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyon başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.