İSTİNAF KARAR TARİHİ:11/12/2025 Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin dava dışı ... Tic Ltd. Şti'ne ait emtialarda taşıma sırasında oluşabilecek rizikoları nakliyat emtia sigortası abonman sözleşmesi ile teminat altına aldığını, dava dışı YDMnin tamir amacıyla sigortalıya gönderdiği çeşitli cerrahi dental cinsi e…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/2195 KARAR NO : 2025/2041 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/07/2021 NUMARASI: 2020/686 Esas 2021/606 Karar DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ: 10/12/2020 İSTİNAF KARAR TARİHİ:11/12/2025 Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin dava dışı ... Tic Ltd. Şti'ne ait emtialarda taşıma sırasında oluşabilecek rizikoları nakliyat emtia sigortası abonman sözleşmesi ile teminat altına aldığını, dava dışı YDMnin tamir amacıyla sigortalıya gönderdiği çeşitli cerrahi dental cinsi emtianın taşınması işinin, davalı ... Kargo tarafından yapıldığını, YDM'nin tamir amacıyla sigortalıya gönderdiği emtiaların iki koli biçiminde paketlenerek Elazığ'dan İstanbul'a taşınmak üzere 09/03/2019 tarihinde davalı tarafından teslim alındığını, 11/03/2019 tarihinde yapılan teslimatta ise yalnızca bir kolinin alıcısına teslim edildiğini, bir koli emtianın, davalı tarafından yapılan taşıma sırasında kaybolduğunu, yapılan ekspertiz incelemesinde, davalı tarafından tam ve sağlam olarak teslim alınan emtianın sigortalıya eksik teslim edilmesi nedeni ile zarardan sorumlu olduğunun tespit edildiğini, yapılan hasar hesaplamasında toplam 11.916,80-Euro zarar tespit edildiğini, hasar bedeli müvekkilince sigortalıya ödenerek müvekkilinin TTK 1472 maddesi uyarınca sigortalısının kanuni halefi olduğunu, ayrıca sigortalı tarafından düzenlenen temlikname ile de müvekkilinin aynı zamanda akdi halef olduğunu, davalı kargo şirketinin hasardan sorumlu olduğunu,ödenen bedelin rücuen tahsili için davalı aleyhine İstanbul 14. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını ancak davalı tarafça takibe itiraz edildiğini belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının sigortalısının zarara uğradığına dair delil bulunmadığını, davacının kargonun alıcısı olduğunu, taşıma ilişkisinin müvekkili ile gönderici firma arasında kurulduğunu, tamir için davacının sigortalısına gönderilen emtianın teslim edilmediğine ilişkin talebin ancak gönderici tarafından ileri sürülebileceğini,davacının taraf sıfatı bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından üzerine düşen edimlerin gereği gibi yerine getirildiğini, taşınan 2 adet kolinin 11.03.2019 tarihinde alıcıya teslim edildiğini, müvekkili şirkete teslim edilen kargoların içeriğindeki emtiaların ne olduğunun, bu emtiaların müvekkili şirkete tam ve hasarsız olarak teslim edildiğinin ve alıcısına ulaştırılmadığının davacı tarafça kesin delillerle ispatının gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte göndericinin, ürün teslimi sırasında gönderilerin cinsi, miktarı, niteliği gibi hususları tam ve doğru olarak bildirmekle yükümlü olduğunu, bu yükümlülüğün yerine getirilmediğini, ekspertiz raporunda ki hasar bedeli hesabının hukuka aykırı olduğunu, davacının dayandığı fatura ve sevk irsaliyesinin taşıma ilişkisinde taşınan emtiaların tür ve niteliği açısından delil olarak kabul edilemeyeceğini, ayrıca davacı tarafça süresinde bildirim yapılmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun her bir kilogramı için 8,33 ÖÇH ile sınırlı olduğunu belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; dava dışı ... şirketine ait emtiaların taşıma sırasında oluşabilecek rizikolara karşı davacı tarafça nakliyat emtia sigortası abonman sözleşmesi ile sigortalandığı, davaya konu emtiaların 1 kolisinin 11/03/2019 tarihinde dava dışı şirkete teslim edilmesi gerektiği halde, emtianın taşıma sırasında kaybolması nedeniyle teslim edilemediği, nakliyat emtia sigortası poliçesi kapsamında dava dışı şirketin zararına istinaden davacı tarafından dava dışı şirkete 11.916,80-Euro tazminat ödendiği, bilirkişi raporundan da anlaşıldığı üzere, TTK'nin 875. maddesi gereği sorumlu olan taşıyıcının/davalının taşıma sürecinde zayi olduğu iddia edilen emtianın alıcısına tam ve sağlam olarak teslim edildiğini kanıtlayamadığı,meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, davacının sigortalıya ödediği zarar bakımından TTK'nın 1472. maddesi uyarınca halefiyete hak kazandığı, bu bağlamda takibe yapılan itirazın iptalinin gerektiği, davacının itirazın iptali davasında talebini Euro cinsi olan tazminatı takip talebindeki kur üzerinden talep etmeyip dava tarihindeki güncel kur üzerinden talep ettiği,takipdeki miktardan fazla talepte bulunduğu, fazla istemin reddine karar verildiği, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedildiği, TTK'nın 855. maddesi kapsamında eşyanın teslim tarihi 11/03/2019 olup, takibin 1 yıllık süre içerisinde 21/02/2020 tarihinde başlatıldığı,zamanaşımı itirazının yerinde görülmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının takibe itirazının iptali ile takibin talepnamedeki koşullar ile devamına, fazla istemin reddine, iptaline karar kısmın %20'si oranda hesaplanan 15.699,19-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ:1- Davacı vekili; dava konusu alacak yabancı para cinsinden olduğundan, dava değerinin dava tarihindeki kur üzerinden hesaplanarak gösterildiğini, mahkemece takibin talepnamedeki koşullar üzerinden devamına karar verilmesine rağmen, davanın kısmen kabulüne şeklinde hüküm verilmesinin hatalı olduğunu, takip ve dava dilekçesinde harca esas değerin farklı olmasının değişen kurlardan kaynaklandığını, gösterilen harca esas değerin, alacağın TL olarak talep edildiği anlamına gelmediğini, bu halde davanın kabulüne ,karar tarihindeki kur karşılığı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini,reddedilen miktar belirtilmeden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili; mahkeme tarafından icra takibine yapılan yetki itirazı hatalı değerlendirilerek, usule aykırı yargılama yapıldığını, müvekkilince icra dairesinin yetkisine itiraz edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava dışı ... ile müvekkili şirket arasındaki taşıma sözleşmesinde İstanbul Mahkemelerinin ve İcra Dairelerinin yetkili olduğu kararlaştırıldığından bahisle, takibin yetkili dairede açıldığına kanaat getirildiğini, oysa davaya konu gönderi bakımından dava dışı ... şirketi alıcı konumunda olduğundan, taşıma sözleşmesinin işbu gönderi yönünden geçerli olmadığını, bu halde İstanbul İcra Dairesi yetkili olmadığından ve ortada geçerli bir icra takibi bulunmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davacının taraf sıfatı bulunmadığını, dava konusu taşımada davacının sigortalısı olan dava dışı ... şirketi kargonun alıcısı olup, taşıma ilişkisinin müvekkili ile dava dışı gönderici YDM şirketi arasında kurulduğunu, bu bakımdan tamir amacıyla gönderildiği ve davacının sigortalısı olan alıcıya teslim edilmediği ileri sürülen kargoya dair taleplerin dava dışı YDM şirketi tarafından ileri sürülebileceğini, davacı servis hizmeti verdiği ve tamir için kendisine gönderilen kargoya dair zarara uğrayan konumunda olmayıp, göndericinin zararını karşıladığını da beyan etmediğini, bu nedenle dava konusu olay ile kargonun alıcısının uğradığını iddia ettiği bir zarar arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacının dayandığı sözleşme ise davacının gönderimini gerçekleştirdiği kargolara ilişkin olup, dava konusu taşıma ile bir ilgisi bulunmadığını,bilirkişi raporu eksik ve hatalı olup, rapora karşı itirazların mahkemece değerlendirilmediğini, zira taşıma konusu her iki kolinin de alıcı tarafından teslim alındığını, kargonun tam ve sağlam olarak teslim edildiğinin dosyaya sundukları kargo teslim formları ile ispatlandığını, kargo teslim formlarında gönderilere ilişkin formlara ayrı ayrı kaşe basıldığını, ancak bilirkişi raporunda ve mahkemece bu teslim formlarının hiç dikkate alınmadığını, kargoların içeriğindeki emtiaların içeriğinin müvekkilince alıcısına ulaştırılmadığının davacı tarafça ispatı gerektiğini, ancak bu hususların davacı tarafça ispat edilmediğini, nitekim dava dışı gönderici firma tarafından müvekkili şirkete kargo içeriğine dair bir bildirim yapılmadığını, bu durumda tüm sorumluluğun göndericiye ait olduğunu, bilirkişi raporunda taşınan emtia bedelinin tespit edilmediğini, taraflı olarak hazırlanan ekspertiz raporundaki bedelin hükme esas alındığını, bu konuda davacının dayandığı fatura ve sevk irsaliyesinin taşıma ilişkisinde taşınan emtianın tür ve niteliği açısından delil olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, ekspertiz raporunda 2016 yılında faturalanmış ve kullanılmış olan malların 2019 yılındaki değerinin hesaplandığını, davacı tarafından müvekkiline süresinde bildirim yapılmadığını, ancak mahkemece bu hususun da dikkate alınmadığını, yine müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilmesi ihtimalinde dahi talep edilebilecek tutarın, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 ÖÇH ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin kastının ve pervasızca bir davranışının bulunmadığını, ayrıca alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, yurt içi taşıma sözleşmesi kapsamında zayi edilen emtia bedelinin rücuen tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. TTK.'nın 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.Somut olayda; dava dışı ... şirketinin emtialarının taşıma sırasında meydana gelebilecek rizikolara karşı davacı sigorta şirketince düzenlenmiş olan nakliyat emtia sigortası poliçesi ile teminat altına alındığı, dava dışı gönderici YDM şirketince sigortalıya tamir için gönderilecek emtianın Elazığ'dan Üsküdar/İstanbul'a taşınmasının davalı taşıyıcı tarafından üstlenildiği, 2 koli emtianın 1 kolisinin alıcısına teslim edilmediği iddiasıyla dava dışı alıcı sigortalı ... şirketince davacı sigorta şirketine yapılan başvuru sonucunda davacı tarafından yaptırılan ekspertiz sonucu tespit edilen 11.916,80-Euro bedelin 02.01.2020 tarihinde sigortalıya ödendiği, ödenen bu bedelin tahsili için davacı sigorta şirketince davalı taşıyıcı aleyhine İstanbul 14. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığı, davalının süresinde yetkiye ve borca itirazı üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 871. maddesi; "Eşyanın teslim yerine varmasından sonra gönderilen, taşıyıcıdan, taşıma sözleşmesinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmesi karşılığında, eşyanın kendisine teslim edilmesini isteyebilir. Eşya zayi olmuş veya hasara uğramış yahut geç teslim edilmişse, gönderilen, gönderenin taşıma sözleşmesinden doğan istem haklarını taşıyıcıya karşı ileri sürebilir. Gönderen, bu hakların ileri sürülmesinde yetkili kalmaya devam eder. Gönderilenin veya gönderenin kendilerinin veya başkasının menfaatine hareket etmeleri farklılık yaratmaz." düzenlemesini içermektedir. Taşıma sözleşmeleri niteliği gereği 3. kişi yararına yapılan sözleşme olup, somut olayda davacının sigortalısının ve dolayısıyla halef sıfatıyla davacının, alıcısı olduğu, dava dışı YDM şirketi tarafından kendisine gönderilen eşyaların zayi olması nedeniyle TTK'nın 871. maddesi kapsamında davalı taşıyana karşı talepte bulunma hakkı bulunmaktadır. Bu durumda davacının işbu davada aktif husumet ehliyeti mevcut olduğundan davalı vekilinin husumete ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Yine davacının sigortalısı ... şirketi ile davalı taşıyıcı arasında akdedilmiş olan taşıma sözleşmesinin 11.4 maddesi uyarınca taraflar arasındaki ihtilaflarda takibin başlatıldığı İstanbul icra daireleri yetkili kılınmış olmakla, davalının icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı da yerinde değildir. Sigortalının yetkili servis olması nedeniyle ; servise gönderilecek veya servis tarafından alıcısına iade edilecek emtialar bakımından davacı ile sigorta sözleşmesi ,davalı ile de taşıma sözleşmesi yaptığı anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK.nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Yine TTK.nın 876. maddesi uyarınca ziya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur.Alıcı sigortalıya tamir için gönderilen cerrahi dental malzeme emtiası 2 koli halinde olup, gönderici YDM şirketi tarafından daha önce ...Diş Deposu'ndan satın alınan emtianın bu niteliği, sunulan satış faturası ve servis talep formu ile kanıtlanmıştır. Davalı tarafça her iki kolinin de alıcıya teslim edildiği ileri sürülmüşse de, davalı taşıyıcı tarafından düzenlenen taşıma irsaliyesinde toplam parça sayısı 2, ve zimmet parça sayısı 1 koli olarak gösterilmiş olmakla, davalı kayıtları itibariyle de 1 koli emtianın alıcısına teslim edilmediği sabittir. Bu durumda 1 koli kargonun zayi olması taşıma sırasında meydana gelmiş olup, davalı taşıyıcı tarafından zayi nedenine ilişkin bir açıklama da yapılamadığına göre, davalı taşıyıcı, taşıma konusu emtianın kaybında ağır kusurlu kabul edilmelidir. Bu kapsamda davalı tarafından, sorumluluktan kurtulmasını sağlayacak nitelikte bir delil de sunulmamıştır. Davalının, emtianın kaybına ağır kusuruyla sebebiyet vermesi nedeniyle, TTK'nın 886. maddesi uyarınca sorumluluktan kurtulma hallerinden yararlanamaz. Davalı taşıyıcının sorumluluğunun belirlenmesinde tazminata esas alınacak değer, TTK'nın 880. maddesi gereğince eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanması gerekir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda emtianın değeri üzerinde durulmasada , sigortalının başvurusu üzerine davacı sigorta şirketince düzenletilen ekspertiz raporunda, taşıma konusu emtianın bedeli üzerinden %35 oranında amortisman bedeli düşülerek 11.916,80-Euro hasar bedeli hesaplanmış olup,ekspertiz raporu ve fatura içeriğine göre karar verilmesi yerinde bulunmuştur.Yabancı para alacağına ilişkin davalarda, dava değeri dava tarihi itibariyle Türk parası karşılığı üzerinden belirlenir. Davacı tarafça alacağın dava tarihindeki kur karşılığı üzerinden hesaplanarak dava değeri gösterilmiştir.Mahkemece icra takibinde talep olunan alacağın tamamı için itirazın iptaline karar verilmiştir.Dava kabul edilmesine rağmen alacağın takip tarihindeki kurun daha düşük olması nedeniyle ;aradaki fark kadar davanın reddine karar verilerek davalı yararına yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Takip ve dava konusu alacak, taşıyıcının sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkin olduğundan, likit olmayıp miktarının tespiti yargılamayı gerektirmektedir. Bu nedenle koşulları oluşmadığı halde davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi de doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; her iki yanın istinaf sebebleri haklı bulunduğundan kararın kaldırılmasına yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından kararın kaldırılmasına yeniden kararı verilerek itirazın iptaline ,alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/07/2021 Tarih 2020/686 Esas 2021/606 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kabulüne, davalının İstanbul 14. İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine yönelik itirazının iptaline, takibin 11.916,80-Euro asıl alacak üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren davacının takipteki talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmesine, Koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 7.733,34-TL karar ve ilam harcından mahkeme veznesine yatan 1.536,30-TL, icra veznesine yatırılan 397,04-TL olmak üzere toplam 1.933,34-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 5.800-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,Davacı tarafça yatırılan 1.987,74-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 1.500-TL bilirkişi ücreti, 40,25-TL tebliğ gideri olmak üzere toplam 1.540,25-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı lehine taktir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına," Yatırılan peşin istinaf karar harcının (davacı: 80,70-TL, davalı: 1.341-TL) karar kesinleştiğinde ve istek halinde taraflara iadesine,Davacı tarafından yapılan 107,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.11/12/2025