CASE OF AZİZOĞLU AND AZİZOĞLU A.Ş. v. TURKEY - [Turkish Translation] by the Turkish Ministry of Justice
.s800EAC49 { font-size:12pt } .s598389FB { margin-top:0pt; margin-bottom:0pt; text-align:center; font-size:14pt } .sBB9EE52A { font-family:Arial } .s5097837F { margin-top:0pt; margin-bottom:14pt; text-align:center; page-break-inside:avoid; page-break-after:avoid; line-height:150%; font-size:14pt } .sB9242EE7 { margin-top:66pt; margin-bottom:14pt; text-align:center; page-break-inside:avoid; page-break-after:avoid; line-height:150% } .s29100277 { font-family:Arial; font-weight:bold } .sE76561A3 { margin-top:0pt; margin-bottom:0pt; text-align:center; page-break-inside:avoid; page-break-after:avoid; line-height:150% } .sA36B60A1 { font-family:Arial; font-style:italic } .sE13C835B { margin-top:0pt; margin-bottom:14pt; text-align:center; page-break-inside:avoid; page-break-after:avoid; line-height:150% } .sFE10DC93 { margin-top:0pt; margin-bottom:0pt; text-align:center } .sD1C09211 { margin-top:0pt; margin-bottom:0pt; text-align:center; line-height:150% } .sA83E3CD9 { margin-top:0pt; margin-bottom:0pt; line-height:150%; font-size:11pt } .s4ACA9207 { page-break-before:always; clear:both; mso-break-type:section-break } .s794A0466 { margin-top:0pt; margin-bottom:0pt; text-align:justify; line-height:150% } .s84708812 { margin-top:14pt; margin-bottom:12pt; page-break-inside:avoid; page-break-after:avoid; line-height:150%; font-size:14pt } .s3CA22BA { font-family:Arial; text-transform:uppercase } .s31EEE7E5 { margin-top:0pt; margin-bottom:0pt; text-indent:14.2pt; text-align:justify; line-height:150% } .s6B505E72 { margin:0pt; padding-left:0pt } .s8D12BB15 { margin-top:14pt; margin-left:17.85pt; margin-bottom:12pt; text-indent:-17.85pt; text-align:justify; page-break-inside:avoid; page-break-after:avoid; line-height:150%; font-family:Arial; text-transform:uppercase; list-style-position:inside } .s7E03104A { margin-top:14pt; margin-left:17.85pt; margin-bottom:12pt; text-indent:-17.85pt; page-break-inside:avoid; page-break-after:avoid; line-height:150%; font-family:Arial; text-transform:uppercase; list-style-position:inside } .s3B7C8F03 { margin-top:0pt; margin-bottom:0pt; text-align:justify; line-height:150%; font-size:14pt } .s5D6C9BBD { margin-left:11.67pt; text-align:justify; line-height:150%; padding-left:2.53pt; font-family:Arial } .s6F1109CC { margin-top:0pt; margin-left:14.2pt; margin-bottom:0pt; text-align:justify; line-height:150% } .s484ADFDC { margin-top:14pt; margin-bottom:6pt; text-align:center; page-break-after:avoid; line-height:150%; font-size:10pt } .s8E1A3423 { margin:6pt 28.3pt 6pt 14.2pt; text-indent:14.15pt; text-align:justify; line-height:150%; font-size:10pt } .s668C1E0A { margin-top:14pt; margin-left:28.6pt; margin-bottom:12pt; page-break-inside:avoid; page-break-after:avoid; line-height:150%; padding-left:0.6pt; font-family:Arial; font-weight:bold } .s83BE5C30 { font-family:Arial; font-size:8pt; vertical-align:super } .sF9C2D744 { margin-left:29.2pt; text-align:justify; line-height:150%; font-family:Arial; font-weight:bold } .sBD687314 { margin-top:0pt; margin-left:29.2pt; margin-bottom:0pt; text-align:justify; line-height:150% } .s43EE49A9 { margin-left:17.85pt; text-indent:-17.85pt; text-align:justify; line-height:150%; font-family:Arial; list-style-position:inside } .sCEC5FB8 { margin-top:0pt; margin-left:17.85pt; margin-bottom:0pt; text-align:justify; line-height:150% } .sADC34107 { margin-top:6pt; margin-left:21.25pt; margin-bottom:6pt; text-indent:7.1pt; text-align:justify; page-break-inside:avoid; page-break-after:avoid; line-height:150%; font-size:10pt } .s7C58A036 { margin-top:14pt; margin-left:29.2pt; margin-bottom:12pt; page-break-inside:avoid; page-break-after:avoid; font-family:Arial; font-weight:bold } .s1B9C96E3 { width:14.2pt; display:inline-block } .s36D94417 { width:5.12pt; display:inline-block } .s21AE2B15 { margin-top:14pt; margin-left:14.2pt; margin-bottom:6pt; text-align:justify; page-break-inside:avoid; page-break-after:avoid; line-height:150%; font-family:Arial } .s13BD36D9 { margin-left:14.2pt; margin-bottom:6pt; text-align:justify; page-break-inside:avoid; page-break-after:avoid; line-height:150%; font-family:Arial } .s4237E9E7 { margin-top:14pt; margin-bottom:6pt; text-indent:14.2pt; text-align:justify; page-break-inside:avoid; page-break-after:avoid; line-height:150% } .sA1D3DA2E { margin-top:0pt; margin-bottom:0pt; text-align:justify } .sBF7FF773 { margin-top:14pt; margin-bottom:3pt; text-indent:14.2pt; text-align:justify; line-height:150% } .sE0372AB5 { width:21.8pt; text-indent:0pt; display:inline-block } .s183A7217 { width:32.64pt; text-indent:0pt; display:inline-block } .sBF0FE613 { width:36pt; text-indent:0pt; display:inline-block } .sF85CE837 { width:29.29pt; text-indent:0pt; display:inline-block } .s69DCC830 { margin-top:36pt; margin-bottom:0pt }   AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ   İKİNCİ BÖLÜM AZİZOĞLU VE AZİZOĞLU A.Ş. / TÜRKİYE DAVASI (Başvuru No. 54525/07)         KARAR         STRAZBURG 8 Aralık 2020   İşbu karar kesinleşmiştir. Bazı şekli düzeltmelere tabi tutulabilir. Azizoğlu   ve   Azizoğlu   A.Ş.   /   Türkiye   davasında, Başkan Valeriu   Griţco, Hâkimler Branko   Lubarda, Pauliine   Koskelo, ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla oluşturulan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm), Komite halinde toplanarak, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine yapılan (54525/07 No.lu) başvuruyu, bu başvuru çerçevesinde, Türk vatandaşı olan Ahmet Azizoğlu’nun ve bir anonim şirketi olan, Azizoğlu Uluslararası Nakliyat ve Dış Ticaret A.Ş.nin (“başvuranlar”) 10 Aralık 2007 tarihinde İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme’nin (“Sözleşme”) 34. maddesi uyarınca Mahkemeye başvurmalarını, başvurunun Türk Hükümetine bildirilmesi yönündeki kararı (15 Aralık 2017) ve tarafların görüşlerini dikkate alarak, 17 Kasım 2020 tarihinde gerçekleştirilen kapalı oturumdaki müzakerelerin ardından, söz konusu tarihte aşağıdaki kararı vermiştir. GİRİŞ Mevcut başvuru, başvuranların lehine verilen ulusal mahkeme kararlarının icra edilmemesiyle ilgilidir. Başvuranlar, Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrasına, 13. maddesine ve Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesine dayanarak, makamların, birinci başvuranın beraat etmesine ve fuel oilin tamamen iade edilmesine karar veren Ceza Mahkemesinin kesinleşmiş kararına rağmen, ceza yargılaması sırasında müsadere edilen büyük miktardaki fuel oili kendilerine iade etmemelerinden şikâyetçi olmaktadırlar. OLAY VE OLGULAR 1.     Birinci başvuran Ahmet Azizoğlu, Türk vatandaşı olup, 1961 doğumludur ve Şırnak’ta ikamet etmektedir. İkinci başvuran Azizoğlu Uluslararası Nakliyat ve Dış Ticaret A.Ş., Şırnak’ta bulunan bir Türk şirketidir. Birinci başvuran, başvuran şirketin sahibidir. Başvuranlar, Mahkeme önünde, Şırnak Barosuna kayıtlı Avukat Abdullah Adıbelli tarafından temsil edilmektedirler. 2.     Hükümet, kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir. Başvuranlar Hakkında Başlatılan Ceza Yargılamaları 3.     Güvenlik güçleri tarafından, 29 Ekim 2000 tarihinde, kaçakçılık şüphesiyle, başvuran şirkete ait olan iki tankere ve yüklerine, yani 30.320 kg. fuel oile el konulmuştur. Yer bulunmaması nedeniyle, jandarma, el konulan fuel oili muhafaza edilmesi için bir yediemine teslim etmiştir. 4.     1918 sayılı Kanun (Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun) uyarınca, yasa dışı fuel oil taşımacılığı ve kaçakçılık nedeniyle birinci başvuranı (iki davada) ve diğer üç kişiyi suçlayan iki ayrı iddianame, 31 Ekim 2000 tarihinde Samsun Asliye Ceza Mahkemesine sunulmuştur. 5.     Üç kişi, 31 Ekim 2000 tarihinde, Emniyet Müdürlüğü tarafından alınan ifadeleri çerçevesinde suçlamaları reddetmişler ve başvuran şirket adına nakliyeden sorumlu olduklarını belirtmişlerdir. 6.     Aynı gün sorgulanan ve aynı zamanda başvuran şirketin sahibi olan başvuran, kendisinin ve şirketinin yalnızca nakliyeci olduğunu, malın bir diğer şirkete ait olduğunu ve atfedilen usulsüzlüklerin sorumluluğunun fuel oili sipariş veren ve gönderen şirkete ait olması gerektiğini ifade etmiştir. 7.     Yargılama sırasında yürütülen soruşturma, malın üçüncü bir şirkete ait olduğunu ve bu malın ithalatının ve dağıtımının usulüne uygun olduğunu ortaya koymuştur. 8.     Öte yandan, yargılama sonuçlanıncaya kadar, el konulan tankerler banka teminat mektubunun ibraz edilmesi karşılığında, söz konusu mahkeme tarafından başvuranlara iade edilmiştir. 9.     Samsun Asliye Ceza Mahkemesi, 19 Ekim 2001 tarihinde iki karar vermiştir; söz konusu mahkeme, birinci başvuranın (Ahmet Azizoğlu) ve diğer üç kişinin kendilerine karşı yöneltilen suçlamalardan beraatına karar vermiştir. Aynı kararla, Asliye Ceza Mahkemesi, fuel oilin nakliyecisi olan başvuran şirket Azizoğlu Uluslararası Nakliyat ve Dış Ticaret A.Ş.nin sahibi olan başvuran Ahmet Azizoğlu’na, el konulan tankerlerin ve fuel oilin bihakkın iadesine karar vermiştir (2000/1034 E., 2001/1164 K. ve 2000/1023 E., 2001/1165 K. sayılı karar). Söz konusu mahkeme aynı zamanda, kararların kesinleşmesinin ardından teminat mektubunun iadesine karar vermiştir. 10.     Bu kararlar sırasıyla 21 Mart 2002 ve 23 Aralık 2002 tarihlerinde Yargıtay tarafından onanmıştır. Tazminat Davası 11.     Başvuranlar ile fuel oilin sahibi olan üçüncü şirket ve üçüncü bir kişi, 18 Temmuz 2003 tarihinde Samsun Asliye Hukuk Mahkemesine başvurarak, İçişleri Bakanlığı ve Samsun Gümrük Müdürlüğü hakkında tazminat davası açmışlardır. 12.     Başvuranlar, bu bağlamda, Samsun’da bulunan bir benzin istasyonu için üçüncü bir şirkete ait olan fuel oilin nakliyesini yaptıklarını; güvenlik güçlerinin, bütün belgelerinin usulüne uygun olmasına rağmen, kontrol etmeksizin malı yasaya aykırı olarak işleyerek, mala el koyduklarını ifade etmişlerdir. Başvuranlar ayrıca, sorunun kaynağının, güvenlik güçlerinin yakalanan kişiler tarafından kendilerine verilen gizli belgeleri dosyaya eklememeleri nedeniyle, petrol ithalatına soruşturmanın başında bazı sınır illeri için izin verildiği hususunu gizlemelerinde bulunduğunu ileri sürmüşlerdir. Başvuranlar, ardından 30.320 kg. malın yediemin olarak benzin istasyonunun sahibi olan M.Y.ye verildiğini; ancak 18 Nisan 2003 tarihinde düzenlenen tutanaktan anlaşıldığı üzere, yediemin M.Y.nin buna hükmeden kesinleşmiş kararlara rağmen, kendisine verilen fuel oili iade etmeyi reddettiğini açıklamışlardır. 13.   Fuel oile ilişkin olarak, başvuranlar, söz konusu mahkemeden, Cumhuriyet Savcılığı tarafından yediemine verilen, üçüncü bir şirkete ait olan 30.320 kg. fuel oilin ortaklaşa olarak iki davalı tarafından iade edilmesine ve bu durumun mümkün olmaması halinde, operasyon tarihindeki mal bedelinin tazmin edilmesine karar vermesini talep etmişlerdir. Başvuranlar ayrıca, banka teminat mektubunun alınması için yapılan masraflar, bu mektubun alınması için meblağın bloke edilmesi nedeniyle kazanç kaybı, mala el konulması nedeniyle kazanç kaybı ve manevi zarar bağlamında bazı meblağlar talep etmişlerdir. 14.   Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görevlendirilen ve muhasebeci bilirkişi, hukukçu ve emekli bir banka müdüründen oluşan bilirkişi heyeti, 1 Eylül 2005 tarihinde bilirkişi raporunu sunmuştur ve bilirkişi heyeti, bu raporda, zararları şu şekilde değerlendirmiştir: Banka teminat mektubu masrafları için 4.664.301.565 Türk lirası (TL) (olayların meydana geldiği dönemde 2.825 avroya (EUR) eşdeğerdir); yediemin tarafından 30.320 kg. fuel oilin muhafaza edilmesi için 7.470.000.000 TL (olayların meydana geldiği dönemde 4.530 avroya eşdeğerdir), banka teminat mektubunu almak amacıyla 45.000.000.000 TL tutarının bloke edilmesi nedeniyle kazanç kaybı için 61.007.510.981 TL (olayların meydana geldiği dönemde 36.975 avroya eşdeğerdir); talebin sunulduğu 18 Temmuz 2003 tarihinde 30.320 kg. fuel oil için 14.129.120.000 TL (olayların meydana geldiği dönemde 8.565 avroya eşdeğerdir); fuel oile el konulması nedeniyle kazanç kaybı için 9.914.640.000 TL (olayların meydana geldiği dönemde 6.010 avroya eşdeğerdir). 15. Davacılar, 14 Ekim 2005 tarihinde, bilirkişi heyetinin değerlendirmesi ışığında taleplerini ıslah etmişlerdir. 16. Samsun Asliye Hukuk Mahkemesi, 20 Aralık 2005 tarihinde, tankerin yüküne el konulması sırasında, başvuranların fuel oili taşımak için gereken belgelere sahip olmadıkları kanaatine vararak, davayı reddetmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesi, olay ve olguların ve başvuranların talebinin bir özeti çerçevesinde, başvuranların, Asliye Ceza Mahkemesinin kararına rağmen, yedieminin fuel oili iade etmeyi reddettiğini bildirdiklerini kaydetmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesi ayrıca, kararında, ilgili belgelerin daha sonra Samsun Emniyet Müdürlüğü, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Bürosu tarafından 7 Kasım 2005 tarihinde ceza yargılaması sırasında Samsun Asliye Ceza Mahkemesine sunulduğunu ve dolayısıyla başvuran Ahmet Azizoğlu’nun kendisine karşı yöneltilen suçlamalardan beraat ettiğini kaydetmiştir.   17. Davalılar,31 Aralık 2007 tarihinde, hukuk yargılamasına katılan davacılardan, Asliye Hukuk Mahkemesi önündeki vekalet ücretleri için 7.463,76 TRY (olayların meydana geldiği dönemde 4.535 avroya eşdeğerdir) ve sırasıyla verilen kararların tarihlerinden itibaren faizlerle birlikte, Yargıtay önündeki vekalet masrafları için 500 TRY (olayların meydana geldiği dönemde 300 avroya eşdeğerdir) ödemelerini talep etmiştir. 18. Yargıtay, 6 Şubat 2007 tarihinde, Samsun Asliye Hukuk Mahkemesinin kararını ikiye karşı üç oyla, oy çokluğuyla onamıştır. Üye Hâkim Ş.E., kısmi muhalefet şerhinde, Asliye Ceza Mahkemesinin malın tamamen iadesine karar vermesi nedeniyle fuel oile ilişkin tazminat talebinin reddedilmesine ilişkin olarak çoğunluğa katılmadığını nitekim söz konusu kararın kesinleştiğini belirtmiştir. Hâkim Ş.E., Asliye Hukuk Mahkemesinin gerekçelerinin tazminat miktarının tamamen reddedilmesini değil, bu miktarın belirli bir oranda azaltılmasını sağlayabileceğini eklemiştir. Üye Hâkim K.K., Asliye Ceza Mahkemesinin beraat kararının ve tankerlerin ve fuel oilin iade edilmesi kararının ardından, kamu idarelerinin el konulan tankerleri ve fuel oili iade etme yükümlülüğüne sahip olduklarını ve Asliye Ceza Mahkemesinin kararına rağmen fuel oilin iade edilmemesinin kamu idareleri için yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. İlgililerin kontrol sırasında belgeleri sunmamaları, kaçakçılığa konu edilmeyen ve iade edilmesi gereken 30.320 kg. fuel oile ilişkin tazminat talebinin reddedilmesi için bir gerekçe teşkil etmemeliydi, ancak tazminat miktarının azaltılması için bir gerekçe oluşturabilirdi. 19. Başvuranların karar düzeltme talebi, 17 Mayıs 2007 tarihinde, oy çokluğuyla, ikiye karşı üç oyla reddedilmiştir. Muhalif üyeler, daha önce sundukları muhalefet görüşlerini tekrarlamışlardır.   HUKUKİ DEĞERLENDİRME   SÖZLEŞME’NİN 6. MADDESİNİN 1. FIKRASININ VE SÖZLEŞME’YE EK 1 NO.LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA   20. Başvuranlar, el konulan fuel oilin iade edilmesine hükmeden Samsun Asliye Ceza Mahkemesinin iki kararının icra edilmemesinin, adil yargılanma haklarını ve mülklerine saygı haklarını ihlal ettiğini ileri sürmektedirler. Başvuranlar aynı zamanda, kendileri lehine verilen bir kararın icra edilmemesine itiraz edilmesine imkân veren, iç hukukta herhangi bir hukuk yolunun bulunmamasından şikâyet etmektedirler. Başvuranlar, Sözleşme’nin 6 ve 13. maddelerini ve Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesini ileri sürmektedirler. 21. Mahkeme, “ Hâkim hukuku kendiliğinden uygular” (“jura novit curia ”) ilkesi gereğince, Sözleşme ve Protokolleri uyarınca başvuranlar tarafından ileri sürülen hukuki gerekçelere bağlı kalmadığını ve bir şikâyeti, başvuranlar tarafından ileri sürülenler dışındaki Sözleşme maddeleri ya da hükümleri kapsamında inceleyerek, bu şikâyete konu edilen olaylara ilişkin yapılacak hukuki nitelendirme hususunda karar verebileceğini hatırlatmaktadır ( Radomilja ve diğerleri/Hırvatistan [BD], No. 37685/10 ve 22768/12, § 126, 20 Mart 2018). Somut olayda, Mahkeme, bu şikâyetlerin Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrası ve Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi açısından incelenmesinin uygun olduğu kanısına varmaktadır. Söz konusu maddelerin ilgili kısımları aşağıdaki gibidir: Madde 6 § 1 “Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar (...) konusunda karar verecek olan (...) bir mahkeme tarafından (...) görülmesini isteme hakkına sahiptir.” Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. Maddesi “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.” 22.     Hükümet, bu iddiaya karşı çıkmaktadır. İlk İtirazlar ve Kabul Edilebilirlik Hakkında 23.     Hükümet her şeyden önce, başvurunun Mahkeme tarafından kendi yerleşik içtihadı kapsamına giren başvuru olarak bildirilmesi hususuna karşı çıkarak, ilk itirazını sunmaktadır ve mevcut başvurunun bildirim sırasında ileri sürülen davalardan farklı olduğunu belirtmektedir (aşağıda 31. paragraf). Hükümet aynı zamanda, başvurunun kabul edilebilirliği konusunda itirazlar ileri sürmektedir. Öncelikle Hükümet, başvuranların fuel oil üzerinde herhangi bir mülkiyet hakkına sahip olmamaları nedeniyle, mağdur sıfatı taşımadıklarını iddia etmektedir. İkinci olarak, Hükümet, altı aylık süre kuralına uyulmadığını ileri sürmektedir. Hükümete göre, başvuranların, sırasıyla 21 Mart 2002 ve 23 Aralık 2002 tarihlerinde Yargıtay kararlarıyla kesinleşen, Samsun Asliye Ceza Mahkemesinin 19 Ekim 2001 tarihli kararlarının ardından altı ay içinde Mahkemeye başvurmaları gerekmekteydi. Son olarak, Hükümet, iç hukuk yollarının tüketilmemesine ilişkin bir itiraz ileri sürmektedir. Hükümet, başvuranların başvuru formlarında, fuel oilin sahibi olduklarını ve iade için Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açtıklarını iddia etmelerine rağmen, fuel oilin iadesi talebiyle herhangi bir dava açmadıklarını ileri sürmektedir. 24. Başvuranlar, Hükümetin itirazlarını reddetmektedirler. 25. Başvuranların mağdur sıfatı taşımadıkları yönündeki itirazla ilgili olarak, Mahkeme, bir “alacağın” istenilebilir olması için yeterince kanıtlanması halinde, Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi anlamında bir “mülk” teşkil edebileceğini hatırlatmaktadır ( Bourdov/Rusya , No. 59498/00, §   40, AİHM   2002 ‑ III, Raffineries grecques Stran ve Stratis Andreadis/Yunanistan , 9   Aralık 1994 tarihli karar, A serisi No. 301-B, sayfa 84, § 59). Mahkeme, fuel oilin sahibi olan şirketin de yargılamaya taraf olduğu davada, Asliye Ceza Mahkemesinin, 19 Ekim 2001 tarihinde, el konulan tankerlerin ve fuel oilin başvuran Ahmet Azizoğlu’na bihakkın iadesine karar verdiğini ve bu kararın kesinleştiğini ve halen icra edilmediğini tespit etmektedir. Dolayısıyla başvuranlar, mağdur sıfatını taşımaktadırlar ve Hükümetin bu konuya ilişkin itirazı reddedilmelidir. 26. Altı ay süre kuralına uyulmamasına ilişkin itirazla ilgili olarak, Mahkeme, bir şikâyetin, çare bulunmayan ve devam eden bir durumla ilgili olması halinde, altı aylık sürenin bu durumun sona ermesinden itibaren işleyeceğini hatırlatmaktadır. Bu durum devam ettiği sürece, altı aylık süre kuralı uygulanmamaktadır (bk., örnek olarak, Lemke/Türkiye , No.   17381/02, §§   37 ve 38, 5   Haziran 2007, ve Yerlikaya/Türkiye , No.   10985/02 ve 10993/02, §§   19 ‑ 23, 8   Nisan 2008). Bu durumda, başvuranlar, mevcut başvurunun sunulduğu tarihte devam eden, bir mahkeme kararının ulusal makamlar tarafından icra edilmemesi hususundan şikâyetçi olmaktadırlar. Dolayısıyla, Hükümetin bu konudaki itirazını reddetmek gerekmektedir. 27. İç hukuk yollarının tüketilmemesine ilişkin itirazla ilgili olarak, bu amaçla düzenlenen tutanak Mahkeme önündeki dosyaya sunulmasa bile, Mahkeme, başvuranların, açıkça iade talebinde bulunduklarını, Asliye Hukuk Mahkemesinde tazminat davası açmadan önce yedieminden fuel oilin iade edilmesini talep ettiklerinin anlaşıldığını tespit etmektedir (yukarıda 12. ve 16. paragraflar). Öte yandan, Mahkemenin daha önce birçok defa tekrarladığı üzere, adli yargılamanın sonunda Devlete karşı bir alacak elde eden bir kişiden, daha sonra bu alacağın elde edilmesi amacıyla cebri icra sürecini başlatmasını beklemek uygun değildir (bk., bu davaya uygulanabildiği ölçüde ( mutatis mutandis) , Ak/Türkiye , No. 27150/02, §   25, 31   Temmuz   2007).   Her halükârda, kimin somut olayda tedbir ya da inisiyatif alması gerektiğini değerlendirme görevi, Mahkemeye ait değildir. Bununla birlikte ve mevcut duruma özgü koşullar çerçevesinde kamu makamına sorumluluk yüklenmiştir; Asliye Ceza Mahkemesinin fuel oilin tamamen iadesine karar vermesine ve bu kararların kesinleşmesine rağmen, başvuranların durumuna ilişkin bir çözüm getirilmesi için neden beklenmesi gerektiği anlaşılmamaktadır (bk., bu davaya uygulanabildiği ölçüde ( mutatis mutandis) , Raimondo/İtalya (No. 12954/87, 22   Şubat   1994, §   36, A serisi No. 281 ‑ A). Bu nedenle, iç hukuk yollarının tüketilmemesine ilişkin Hükümetin itirazını reddetmek gerekmektedir. 28. Yukarıda belirtilen görüşler ışığında, Mahkeme, başvuranlar tarafından başvurunun sunulmasının başvuru hakkının kötüye kullanılması olarak kabul edilmesinin gerekip gerekmediği hususuna ilişkin olarak Hükümet tarafından ileri sürülen kabul edilemezlik itirazının incelenmesine gerek olmadığı kanısına varmaktadır. 29. Hükümetin, başvurunun yerleşik içtihat kapsamına girmediği yönündeki ilk itirazına ilişkin olarak, Mahkeme, başvurunun esası hakkındaki durumu dikkate alarak, bu itirazı reddetmektedir. 30. Mahkeme, başvuranların şikâyetlerinin Sözleşme’nin 35. maddesinin 3. fıkrası anlamında açıkça dayanaktan yoksun olmadığını tespit etmektedir. Mahkeme ayrıca, başka herhangi bir kabul edilemezlik gerekçesinin bulunmadığını saptamaktadır. Dolayısıyla, söz konusu şikâyetlerin kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekmektedir.   Esas Hakkında   31. Mahkeme, birçok defa, mevcut davadaki soruna benzer sorunları ileri süren davaları incelemiştir ve Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrasının ve Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir (bk., örnek olarak, Okyay ve diğerleri/Türkiye , No.   36220/97, AİHM 2005 ‑ VII, Dildar/Türkiye No.   77361/01, 12   Aralık 2006, Lemke/Türkiye, No. 17381/02, 5   Haziran   2007, Liman-İş Sendikası/Türkiye, No.   29608/05 ve diğer 2   başvuru, 12   Ekim   2010, Nurten Yavuz/Türkiye, No.   14295/05, 20   Mayıs   2010 ve Güler ve Kekeç/Türkiye , No.   33994/06 ve 36271/06, 7 Haziran   2011). 32. Somut olayda, Mahkeme, taraflarca ibraz edilen belgeleri ve sunulan bilgileri dikkate alarak, başvuranların halen, sırasıyla 21 Mart 2002 ve 23 Aralık 2002 tarihli Yargıtayın onama kararlarının ardından kesinleşen, Samsun Asliye Ceza Mahkemesinin 19 Ekim 2001 tarihli kararlarına (2000/1034 E., 2001/1164 K. sayılı karar ve 2000/1023 E., 2001/1165 K. sayılı karar) rağmen el konulan malın tamamen iade edilmesini sağlayamadıklarını gözlemlemektedir. Başka bir ifadeyle, fuel oilin iadesine ilişkin olarak başvuranların lehine verilen ve 2002 yılında kesinleşen Asliye Ceza Mahkemesinin kararları hâlihazırda icra edilmemiştir. Dosyaya esas hakkında herhangi bir görüş sunmayan Hükümet, bu kararların icra edilmemesinin nedenlerini açıklamamıştır. Müsadere edilen fuel oilin iade edilmesine hükmeden iki kararın icra edilmemesi nedeniyle Mahkeme, Türk makamlarının, somut olayda verilen kesinleşmiş mahkeme kararlarına uymak için bu süre boyunca gereken tedbirleri almaktan kaçınarak, başvuranları Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrası ve Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi hükümlerinin etkin sonuçlarından yoksun bıraktıkları kanısına varmıştır. 33. Dolayısıyla, bu hükümler ihlal edilmiştir.   SÖZLEŞME’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA   34. Sözleşme’nin 41. maddesi aşağıdaki gibidir: “Eğer Mahkeme, bu Sözleşme ve Protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Taraf’ın iç hukuku bu ihlalin sonuçlarını ancak kısmen ortadan kaldırabiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, zarar gören taraf lehine adil bir tazmin verilmesine hükmeder.” Tazminat 35. Başvuranlar, maruz kaldıkları maddi zarar bağlamında, 29 Ekim 2003 tarihinden itibaren yasal gecikme faiziyle birlikte, 101.963,5 TRY (olayların meydana geldiği dönemde 61.800 avroya eşdeğerdir) talep etmektedirler. Başvuranlar, taleplerini şu şekilde ayrı ayrı belirtmektedirler: Banka teminat mektubu masrafları için 4.664,30   TRY (olayların meydana geldiği dönemde 2.825   avroya karşılık gelmektedir); talebin sunulduğu tarihe kadar yapılan masraflar için yasal faizle birlikte 4.777,93   TRY (olayların meydana geldiği dönemde 2.895   avroya karşılık gelmektedir); yediemin tarafından 30.320 kg. fuel oilin muhafaza edilmesi için 7.470   TRY (olayların meydana geldiği dönemde 4.530 avroya eşdeğerdir); banka teminat mektubunu almak amacıyla 45.000 TRY tutarının bloke edilmesi nedeniyle kazanç kaybı için 61.007,51   TRY (olayların meydana geldiği dönemde 36.975   avroya karşılık gelmektedir); talebin sunulduğu 18 Temmuz 2003 tarihinde 30.320 kg. fuel oil için 14.129,12 TRY (olayların meydana geldiği dönemde 8.565 avroya karşılık gelmektedir); fuel oile el konulması nedeniyle kazanç kaybı için 9.914,64   TRY (olayların meydana geldiği dönemde 6.010 avroya eşdeğerdir).   Başvuranlar aynı zamanda, manevi zarar bağlamında, 29 Ekim 2003 tarihinden itibaren yasal gecikme faiziyle birlikte, 100.000 TRY (olayların meydana geldiği dönemde 60.600 avroya eşdeğerdir) talep etmektedirler.   36.   Hükümet, bu talepleri kabul etmemektedir.   37. Mahkeme, Kaynar ve diğerleri/Türkiye kararında (No. 21104/06 ve diğer 2   başvuru, §§ 24, 74, 77-78 ve 82, 7 Mayıs 2019), özellikle nihai kararının tebliğ edildiği tarihten itibaren bir aylık bir süre içinde Tazminat Komisyonuna başvurulmasının, İdare tarafından tazminat ödenmesine yol açacak nitelikte olduğu ve bu başvuru yolunun Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi bakımından tespit edilen ihlali düzeltmek için uygun bir imkânı teşkil ettiği gerekçesiyle, Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edilmesi nedeniyle maddi ve manevi zararlarla ilgili taleplere ilişkin olarak davanın Sözleşme’nin 41. maddesi hususuyla ilgili kısmını kayıttan düşürdüğünü hatırlatmaktadır. 38. Mahkeme, somut olayda başka türlü bir sonuca varmak için herhangi bir neden görmemektedir. Sonuç olarak, Mahkeme, iddia edilen maddi ve manevi zararlar için başvurunun Sözleşme’nin 41. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmının kayıttan düşürülmesine karar vermektedir.         B. Masraf ve Giderler     39. Başvuranlar, masraf ve giderlerin geri ödenmesine ilişkin herhangi bir talep sunmamışlardır. Mahkeme, bu bağlamda herhangi bir talebin dile getirilmemesi nedeniyle, bu husus hakkında karar verilmesine gerek olmadığı kanaatine varmaktadır.   BU GEREKÇELERLE, MAHKEME, OY BİRLİĞİYLE, Başvurunun kabul edilebilir olduğuna; Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrasının ve Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine; İddia edilen maddi ve manevi zararlar için başvurunun Sözleşme’nin 41. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmının kayıttan düşürülmesine; Masraf ve giderlerle ilgili husus hakkında karar verilmesine gerek olmadığına karar vermiştir.   İşbu karar, Fransızca dilinde tanzim edilmiş olup, Mahkeme İç Tüzüğü’nün 77. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca 8 Aralık 2020 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.     Hasan Bakırcı             Valeriu Griţco Yazı İşleri Müdür Yardımcısı             Başkan