DOĞAN v. TURKEY - [Turkish Translation] by the Turkish Ministry of Justice
.s800EAC49 { font-size:12pt } .sEBF7D6C5 { margin-top:0pt; margin-bottom:0pt; text-align:center; line-height:150%; font-size:16pt } .sBB9EE52A { font-family:Arial } .s468264D3 { margin-top:0pt; margin-bottom:0pt; text-align:center; line-height:150%; font-size:18pt } .sD1C09211 { margin-top:0pt; margin-bottom:0pt; text-align:center; line-height:150% } .sBE253893 { margin-top:0pt; margin-bottom:0pt; line-height:150% } .sA36B60A1 { font-family:Arial; font-style:italic } .s1C46A22D { margin-top:0pt; margin-bottom:12pt; text-align:center; line-height:150% } .sD2F31B { margin-top:0pt; margin-left:14.2pt; margin-bottom:0pt; line-height:150% } .s9A389D1B { margin-top:0pt; margin-left:14.2pt; margin-bottom:0pt; text-align:left; line-height:150% } .sF5265FA3 { margin-top:0pt; margin-bottom:0pt; text-indent:14.2pt; line-height:150% } .s4DDA3AA3 { font-family:Arial; font-weight:bold; font-style:italic } .s453A74FB { margin-top:36pt; margin-bottom:12pt; page-break-inside:avoid; page-break-after:avoid; line-height:150%; font-size:14pt } .s957C8C12 { margin-top:18pt; margin-left:29.2pt; margin-bottom:12pt; text-indent:-17.6pt; page-break-inside:avoid; page-break-after:avoid; line-height:150% } .s29100277 { font-family:Arial; font-weight:bold } .s1E95FD3E { margin-top:12pt; margin-bottom:0pt; text-indent:14.2pt; page-break-inside:avoid; page-break-after:avoid; line-height:150% } .s99FB75D8 { margin-top:12pt; margin-left:14.2pt; margin-bottom:0pt; line-height:150% } .s2F08EF01 { margin-top:0pt; margin-bottom:0pt; text-indent:14.2pt; line-height:150%; font-size:1pt } .s7BF69E08 { margin-top:36pt; margin-bottom:0pt; text-align:left; line-height:150% } .sCA74DC1A { width:178.63pt; display:inline-block } .s4069191B { width:149.63pt; display:inline-block }   AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ   İKİNCİ BÖLÜM   KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR   Başvuru no. 3570/09 Ayfer DOĞAN ve Diğerleri / Türkiye   Başkan , Nebojša Vučinić, Yargıçlar , Valeriu Griţco, Stéphanie Mourou-Vikström, ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla, 8 Kasım 2016 tarihinde Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm), yukarıda belirtilen 10 Ocak 2009 tarihli başvuruyu göz önünde bulundurarak, davalı Hükümet tarafından ibraz edilen görüşleri ve söz konusu görüşlere cevaben başvuranlar tarafından ibraz edilen görüşleri dikkate alarak, yapılan müzakereler sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir. OLAYLAR VE OLGULAR 1.     Başvuranlar Ayfer Doğan, Nezahat Doğan, Turgay Doğan ve İsmail Doğan Türk vatandaşları olup, sırasıyla 1965, 1943, 1977 ve 1967 doğumludurlar. Başvuranlar, Mahkeme önünde, İzmit Barosuna bağlı Avukat A. Gürleyen tarafından temsil edilmişlerdir. 2.     Türk Hükümeti (“Hükümet”), kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir. A.     Davanın Koşulları 3.     Dava konusu olaylar, taraflarca ileri sürüldüğü şekliyle, aşağıdaki gibi özetlenebilir. 4.     Başvuranların yakını İsa Doğan 1968 yılında Kocaeli’nin Gebze İlçesinde Pelitli Köyünde bir arsa (no. 73, parsel no. 1609) satın almıştır. 5.     Orman idaresi tarafından yapılan kadastro çalışmasının ardından başvuranların arsası 1987 yılında kamuya ait orman arazisinin bir parçası olarak sınıflandırılmış ve tapu siciline, arsanın sınıflandırılmasını belirten bir şerh konulmuştur. 6.     Başvuranlar, kadastro çalışmasının sonuçlarının iptal edilmesi istemiyle, 26 Eylül 1995 tarihinde Gebze Asliye Hukuk Mahkemesi önünde dava açmışlardır. 7.     Gebze Asliye Hukuk Mahkemesi 11 Mayıs 2007 tarihinde, başvuranların arsasının kamuya ait ormanlık alan niteliklerini taşıdığı ve dolayısıyla kadastro çalışmasının hukuka uygun olduğuna hükmederek, başvuranların davasını reddetmiştir. Akabinde başvuranların temyiz başvurusu ve kararın düzeltilmesi talepleri Yargıtay tarafından reddedilmiş olup, karar 30 Haziran 2008 tarihinde kesinleşmiştir. Nihai karar 21 Temmuz 2008 tarihinde başvuranların temsilcisine tebliğ edilmiştir. B.     İlgili İç Hukuk ve Uygulama 8.     Aşağıda (11. paragraf) belirtilen Tazminat Komisyonu’na dair iç hukuk ve uygulamaya ilişkin açıklamalar, Alemdar ve Diğerleri/Türkiye ((k.k.), no. 9944/06, 7   Haziran 2016) kararında bulunabilinir. ŞİKÂYET 9.     Başvuranlar, Sözleşme’ye Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesine dayanarak, geçerli tapulara sahip olmalarına rağmen, taşınmazlarından faydalanamadıklarından veya taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunamadıklarından şikâyetçi olmuşlardır. Başvuranlara göre, kendileri herhangi bir tazminat almaksızın taşınmazlarından yoksun bırakılmışlardır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME 10.     Başvuranlar, arsalarının kamuya ait orman arazisinin bir parçası olarak tespit edilmesinin ve tapu siciline konulan şerhin, orantısız bir kişisel yük teşkil ettiğini ve dolayısıyla, Sözleşme’ye Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesi anlamında mal ve mülk dokunulmazlığına saygı haklarını ihlal ettiğini ileri sürmüşlerdir. 11.     Hükümet, yargılamaların uzunluğu, kararların geç icrası ve hiç icra edilmemesine ilişkin başvuruları ele almak üzere 6384 sayılı Kanun uyarınca Türkiye’de yeni bir Tazminat Komisyonu’nun kurulmuş olduğunu belirtmiştir. Hükümet ayrıca, 16 Mart 2014 ve 9 Mart 2016 tarihlerinde kabul edilen kararnamelerle, Tazminat Komisyonu’nun görev alanının, diğer hususların yanı sıra, bir arsanın kadastro çalışmalarında kamuya ait orman arazisinin bir parçası olarak sınıflandırılması dolayısıyla mal ve mülk dokunulmazlığına saygı hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkin şikâyetleri inceleyecek şekilde genişletildiğini belirtmiştir. Dolayısıyla Hükümet, başvuranların Tazminat Komisyonu’na herhangi bir başvuruda bulunmamış olmaları nedeniyle iç hukuk yollarını tüketmediklerini ileri sürmüştür. 12.     Mahkeme, Hükümet tarafından belirtildiği üzere, Ümmühan Kaplan/Türkiye (no. 24240/07, 20 Mart 2012) davasında pilot karar usulünün uygulanmasının ardından Türkiye’de yeni bir iç hukuk yolunun getirildiğini gözlemlemektedir. Ardından, Mahkeme yukarıda anılan Alemdar ve Diğerleri/Türkiye ((k.k.), no. 9944/06, 7   Haziran 2016) kararında, başvuranların iç hukuk yollarını, yani yeni hukuk yolunu tüketmedikleri gerekçesiyle başvurunun kabul edilemez olduğunu beyan etmiştir. Bu kararı verirken Mahkeme özellikle, bu yeni hukuk yolunun önceden ( a priori ) erişilebilir olduğunu ve kadastro çalışmalarında başvuranların arsasının kamuya ait ormanlık alanın bir parçası olarak sınıflandırılmasına ilişkin şikâyetler için makul bir tazminat yolu sunabildiğini değerlendirmiştir. 13.     Mahkeme, yukarıda anılan Ümmühan Kaplan davasında verdiği kararın 77. paragrafında, yine de hâlihazırda Hükümet’e tebliğ edilmiş olan bu tür başvuruları normal usul uyarınca inceleyebileceğini vurguladığını belirtmektedir. 14.     Ancak, Hükümet’in başvuranların 6384 sayılı Kanunla getirilen yeni iç hukuk yoluna başvurmadıklarına ilişkin ilk itirazını göz önünde bulundurarak Mahkeme, yukarıda anılan Alemdar ve Diğerleri davasında vardığı sonucu yinelemektedir. 15.     Yukarıdaki hususlar göz önünde bulundurulduğunda Mahkeme, başvuranların şikâyetinin iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle Sözleşme’nin 35 §§ 1 ve 4 maddesi uyarınca reddedilmesi gerektiğine karar vermiştir. Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle, Başvurunun kabul edilemez olduğunu beyan etmiştir .   İşbu karar, İngilizce olarak tanzim edilmiş ve 1 Aralık 2016 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.        Hasan Bakırcı   Nebojša Vučinić Yazı İşleri Müdür Yardımcısı   Başkan