T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO : 2024/1093 Esas KARAR NO : 2026/17 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 14/06/2022 NUMARASI: 2020/46 Esas, 2022/86 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 14/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, H…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO : 2024/1093 Esas KARAR NO : 2026/17 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 14/06/2022 NUMARASI: 2020/46 Esas, 2022/86 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 14/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...ve ... markalarının ... ve ... tescil numarası ile sahibi olduğunu, ayrıca ... markası için de marka başvurusunda bulunduğunu, davalı tarafından kullanılan ... markasının ilaç emtialarında tescilsiz olarak kullanıldığını ve müvekkilinin markaları ile benzer olduğunu davalı tarafın markayı bilerek ve müvekkili ile iltibas yaratmak amacıyla kullandığını, davalı tarafın markasının müvekkilinin markalarının bir devamı olarak algılanabileceğini ve bu durumun tüketici nezdinde karışıklığa yol açacağını, dava açmadan önce davalı tarafa ihtarname gönderildiğini fakat herhangi bir sonuç alınamadığını ileri sürerek, tecavüzün tespiti ve men'ine, davalının tescilsiz bir şekilde kullanmakta olduğu markanın hükümsüzlüğünün tespitine, şimdilik 5.000-TL maddi tazminatın davalı taraftan tahsiline, hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı şirketin markalarından haberi dahi haberi olmadığını, bu markaların satışı da bulunmadığını, davacı adına ruhsatlı bir ilaç da olmadığını davacının ürettiği ürünlerinin tamamının Tarım Bakanlığı iznine tabi ürünler olduğu, müvekkili şirket 1 yıldan fazla süredir ruhsatı ile bu ilacı satışa sunduğunu, piyasa tarafından da tanınır hale getirdiğini, davacının ... marka başvurusunun müvekkilinin eskiye dayalı kullanıma ilişkin hakkını ihlal etmekle birlikte aynı zamanda kötü niyetli bir marka başvurusu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, taraf marka ve kullanımları karşılaştırıldığında öncelikle her üç bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacıya ait tescilli ...ve ... markaları ile davalı tarafından kullanılan ... markalarının kullanıldığı ürünlerin ilaç olması doktorlar tarafından reçete edilip bu şekilde kullanılması sebebiyle, ortalama tüketicinin ancak reçete yolu ile eczaneden temin etmek sureti ile ulaşabileceği bir ürün olduğundan, ilacı reçete eden doktorlar veya eczacıların davacıya ait ...ve ... markaları ile ... markasını karıştırmasının mümkün olmadığı, aynı zamanda markaların kelime yapısı itibari ile de bire bir aynı olmadığı, bu sebeple karıştırılma ihtimali olmadığı, davacı adına tescilli ... numaralı ... markası ile davalı tarafından kullanılan ... markalarının birebir aynı olduğu ve benzer olarak 05. Sınıfta yer alan insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar emtialarında kullanıldığı, bu sebeple taraf markalarının ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali mevcut olduğu, taraflardan ... markasını ilk olarak kimin kullandığı yönünde yapılan değerlendirmede ise davacı şirket tarafından ... ibareli herhangi bir ürün üretimi veya marka kullanımı olduğunun tespit edilemediği, davalının ise ... markasının bulunduğu ilaç için ilk olarak .../01/2019 tarihinde ruhsat aldığı, davacı şirketin ... ibareli marka başvuru tarihinin ise 27/.../2019 tarihi olduğu, buna göre de, davalı şirketin ... markasının davacı şirketin marka tescilinden daha önceki bir tarihte kullandığı ve davacı şirkete nazaran ... markasının 05. Sınıftaki emtialar bakımından öncelikli ve üstün hak sahibi olduğu, davacının ... markasına ilişkin olarak davalıya yönelik olarak hak ileri süremeyeceği gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde, önceki beyanlarını tekrar ederek; mahkemenin gerekçesine katılmadıklarını, davalının tescilsiz bir şekilde kullanmakta olduğu marka müvekkil firmanın yeni bir ürünü seri markası sanılmasına sebebiyet vereceğini, tüketici kesim tarafından sanki müvekkili markası sanılabileceğini, kaldı ki davalı tarafın tescilsiz bir şekilde markayı yoğun bir şekilde kullanımı söz konusu olmayıp, önceki kullanıma dayalı bir hak sahipliğinden bahsedebilmenin mümkün olmadığını, Avrupa Topluluğu Adalet Divanı (ATAD) ve Avrupa İlk Derece Mahkemesi kararlarında, ürünlerin reçete ile veya reçetesiz satılması durumu dikkate alınmayıp, son kullanıcı olan hastaların da hedef tüketici kitlesi içinde değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varıldığını, sundukları açıklamalar ve emsal kararlara yerel mahkemece itibar edilmeyerek haklı davanın reddi yönünde karar verildiğini, verilen kararın kararın ne denli isabetsiz olduğunu ve işbu kararın bozulması gerektiğinin izahtan vareste olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, markaya tecavüzün tespiti, men'in ile maddi tazminat talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı adına 5.sınıfta tescilli ... no'lu ...ibareli ve ... tescil numarası ile no'lu ... ibareli markaları ile davalının 5.sınıfta markasal olarak kullandığı ... ibareli markalarının iltibas tehlikesi bakımından mesleki ihtisas sahibi doktor ve eczacıların dikkate alınmak suretiyle değerlendirme yapılması gerektiği, zira taraf markalarının ...etken ibaresinden türetilmiş olduğu, söz konusu uzman kimselerin ihtisas sahibi olmaları nedeniyle ulaştıkları yüksek bilinç düzeyi dikkate alındığında karşılaştırılan markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi oluşturacak düzeyde benzerliğin bulunduğundan bahsedilemeyeceği, 5. sınıf ürünlerin alıcılarının da belli uzmanlık seviyesine sahip, bilinç düzeyi yüksek tüketiciler olduğu, taraf markalarının görsel ve işitsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı; davacı adına 5.sınıfta tescilli ... no'lu ... ibareli marka ile davalının 5.sınıfta markasal olarak kullandığı ... ibareli markalarının birebir aynı olduğundan iltibas ihtimalinin mevcut olduğu, ancak davacının marka başvuru tarihinin ise 27/.../2019 tarihi olduğu, başvuru tarihi öncesine ait bir kullanımın ispatlanamadığı, davalının ise söz konusu başvuru tarihinden daha önce ... markasının bulunduğu ilaç için ilk olarak .../01/2019 tarihinde ruhsat aldığı, dolayısıyla davalı şirketin davacı şirkete nazaran, ... markasının 05.sınıftaki emtialar bakımından öncelikli ve üstün hak sahibi olduğu, hükme esas alınan raporun denetime elverişli olduğu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddine dair kararının yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/01/2026