4. Hukuk Dairesi 2021/23207 E. , 2025/3882 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/36 E., 2016/33 K. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Yenigün Haber Ajansı
**4. Hukuk Dairesi 2021/23207 E. , 2025/3882 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/36 E., 2016/33 K. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Yenigün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş.'nin sahibi olduğu Cumhuriyet Gazetesi'nin 18.07.2014 tarihli nüshasında davalı ... tarafından kaleme alınan köşe yazısı nedeniyle müvekkili vakfın kişilik haklarının saldırıya uğradığını, köşe yazısının aynı tarihte gazetenin internet sitesinde de yayınlandığını, yazının yayınlanmasında kamusal yarar bulunmadığını, özle biçim arasında bağ olmadığını, yazının müvekkili vakfın itibarına saldırı niteliğinde olduğunu belirterek 20.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden işletilecek yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili, hükmün tirajı yüksek üç gazetede yayınlanması ve gazetenin internet sitesinden yayınının kaldırılması isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yazının asıl muhatabının davacı olmadığını, köşe yazısının basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, güncel olan bir konu ile ilgili bilgi ve olayların kamuoyu ile paylaşıldığını, davacının kişilik haklarına bir saldırı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu yazının kamuoyunda 17-25 Aralık adıyla bilinen iki ayrı savcılık soruşturmasına konu fezlekelerle ilgili yayın yasaklarının eleştirilmesine yönelik olduğu, özle biçim arasındaki bağın kopartılmadığı, davacının adının geçtiği cümlede geçen operasyonların ne olduğu konusunda bir açıklama olmadığı gibi davacının kişilik haklarına saldırı oluşturabilecek bir ibare taşımadığı; güncel bir konuda, basın ve ifade özgürlüğü sınırları içinde kaleme alınmış bir yazı olarak değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu yazıda müvekkili vakıf hakkında gerçek dışı, saygınlığına zarar verecek söz ve ifadelere yer verildiğini; eleştiri ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini, kurumun zan altında bırakıldığını, özle biçim arasındaki dengenin bozulduğunu, kişilik haklarına ağır saldırı niteliğinde olduğunu, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; Cumhuriyet Gazetesi'nde ve gazetenin internet sitesinde 18.07.2014 tarihinde yayınlanan köşe yazısı nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat, hükmün yayınlanması ve köşe yazısının internet sitesinden kaldırılması istemlerine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; dava konusu köşe yazısının toplumun bilgi edinme ve basının haber verme hakkı kapsamında kaldığı, o anda var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulamayacağı, özle biçim arasındaki dengenin korunduğu, ifade özgürlüğü ve bu bağlamda basın özgürlüğünün asıl, sınırlamanın ise istisna olduğu, sınırlamanın kanuni olması, meşru amaca dayanması ve demokratik toplumda gerekli ve orantılı olmasının gözetilmesi gerektiği; basının, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumlu olduğu, yazının basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 22 Nisan 2013 tarihli ve 48876/08 başvuru numaralı kararında “İfade özgürlüğünün, demokratik bir toplumun vazgeçilmez esasını ve bu toplumun gelişiminin ve her bireyin kendini gerçekleştirmesinin temel koşulunu oluşturduğunu, 10. maddenin 2. fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla ifade özgürlüğünün sadece kabul edilen, zararsız ya da farklı olan “bilgi” ya da “düşünceler” için değil ama ayrıca hoşa gitmeyen, sarsıcı ya da rahatsız edici olanlar için de geçerli olduğunu, bunların, “demokratik toplumun” onlarsız olamayacağı çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gereği olduğunu, 10. maddede açıklandığı gibi bu özgürlüğe yapılan sınırlamaların her halde dar yorumlanması gerektiğini ve herhangi bir sınırlama gereksiniminin ikna edici bir biçimde ortaya koyulması gerektiğinin...” ifade edildiği; tüm bu açıklamalar ışığında dava konusu köşe yazısında geçen söz ve ifadelerin, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağı anlaşıldığından, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,06.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.