(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2008/3303 E. , 2008/3527 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen kararın bozulmasına ilişkin yukarda belirtilen ilamın karar düzeltme yolu ile incelenmesi ... ve arkadaşları vekili tarafından süresinde istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 116 ada 23 parsel sayılı 32.800 metrekar…
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2008/3303 E. , 2008/3527 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen kararın bozulmasına ilişkin yukarda belirtilen ilamın karar düzeltme yolu ile incelenmesi ... ve arkadaşları vekili tarafından süresinde istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 116 ada 23 parsel sayılı 32.800 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı nedeniyle Hazine adına tespit olunmuş ancak Kadastro Mahkemesinin 1990/84 Esas 1991/217 Karar sayılı dosyasında görülen dava sonucunda ... ve müşterekleri adına tesciline karar verilmiştir. Davacılar ... ve arkadaşları, yasal süresi içinde hisseli tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine dair verilen karar davacılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 2007/4196 esas, 2007/4457 karar sayılı ilamıyla “taşınmazın tarafların dayandıkları ve aynı kökten gelen paylı tapuların kapsamında kaldığı, tapuların hukuki kıymetini koruduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile davacı tarafın dava dilekçesindeki talebi dikkate alınarak tapu kaydındaki ... payına göre çekişmeli parselin tamamı 9 pay kabul edilerek 5 payının davacılar adına tesciline karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuş; davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından süresi içinde karar düzeltme isteminde bulunulmuştur. Mahkemece, çekişmeli 23 parselle ilgili olarak bu davadan önce Kadastro Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılan ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiş bulunan 1990/84 Esas 1991/217 Karar sayılı davada çekişmeli parselin davalıların murisi ... ve müşterekleri adına tesciline karar verildiği, davacı tarafın Kadastro Mahkemesinde kabul edilen olguların aksini ispat edemediği gerekçesiyle hüküm kurulmuş ise de yapılan değerlendirme dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Davacı tarafın bu davada dayandığı 3.7.1939 tarih 3 sıra numaralı hisseli tapu kaydı, davalı tarafın murisi ...’ın bu parselle ilgili olarak Kadastro Mahkemesinde açtığı davada dayanağı olan 27.4.1970 tarih 151 sıra numaralı hisseli tapu kaydı ile aynı kökten gelmektedir. Bu durumda taşınmazın aynı tapu kaydı kapsamında kaldığı konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Davacılar, tapuda kayıtlı paylarının adlarına tescilini istemektedirler. Davalılar ise 21.04.2000 havale tarihli cevap dilekçelerinde tarafların dayandıkları tapu kayıtlarının çok sayıda parseli kapsadığını ve kayıt malikleri arasında yapılan taksimde çekişmeli taşınmazın murisleri ...’a isabet ettiğini iddia etmektedirler. O halde ihtilaf kayıt malikleri arasında hukuken geçerli bir paylaşımın var olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Tapu kaydının nizalı taşınmazı kapsadığı ve tapuda davacı tarafın murislerinin paydaş olduğu sabit olduğuna göre kayıt malikleri arasında hukuken geçerli bir paylaşımın varlığını kanıtlama yükü davalı tarafa ait bulunmaktadır. Diğer taraftan, Kadastro Mahkemesinde aynı parselle ilgili olarak görülen davada, bu dosyanın davacıları taraf olmadığından aleyhlerine kesin hükmün varlığından söz edilemeyeceği gibi o davada paylaşım olgusu tartışılmadığı için kuvvetli delilin varlığından da söz edilemez. Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde davalı taraf adına dayandıkları hisseli tapu kaydı nedeniyle çok sayıda taşınmazın tesbit ve tescil edildiğini iddia etmişler ve tanık bildirmişlerdir. Mahkemece davalı tanıkları dinlenmediği gibi davacı taraf adına dayandıkları tapular nedeniyle tesbit yapılıp yapılmadığı da araştırılmamış, varsa bu taşınmazlara ilişkin kadastro tutanak suretleri getirilmemiş, keşifte dinlenen yerel bilirkişilerden bu konuda olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmamıştır. Doğru sonuca ulaşabilmek için, öncelikle davacı taraf adına, dayandıkları tapu kayıtları nedeniyle tesbit edilen taşınmazlar olup olmadığı araştırılmalı, varsa bu taşınmazlara ait kadastro tutanak suretleri ve tapu kayıtları getirtilmeli, bundan sonra mahallinde yerel bilirkişiler ve davalı tanıkları aracılığı ile yeniden keşif yapılarak yerel bilirkişi ve davalı tanıklarından çekişmeli taşınmazın kimler tarafından ne şekilde kullanıldığı, nasıl intikal ettiğini, kayıt malikleri arasında hukuken geçerli bir paylaşımın var olup olmadığı, paylaşım yapılmışsa kime hangi taşınmazların düştüğü hususlarında ayrıntılı bilgi alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilmelidir. Yapılan değerlendirmede kayıt malikleri arasında hukuken geçerli bir paylaşımın var olduğu sonucuna varılırsa davanın reddine, aksi takdirde davacı tarafın talebi dikkate alınarak ...’nın tapudaki 5/9 payı oranında çekişmeli taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmelidir. Eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde verilen karar isabetsizdir. Kararın bu nedenlerle bozulması gerekirken farklı nedenlerle ve kesin sonuç doğuracak şekilde bozulduğu anlaşıldığından karar düzeltme isteminin açıklanan nedenlerle kabulü ile Dairemizin 16.11.2007 tarih 2007/4196 esas 2007/4457 karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA, hükmün yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 20.5.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.