11. Hukuk Dairesi 2012/11420 E. , 2012/15618 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Burhaniye Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/12/2009 tarih ve 2007/115-2009/605 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar,
**11. Hukuk Dairesi 2012/11420 E. , 2012/15618 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Burhaniye Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/12/2009 tarih ve 2007/115-2009/605 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 2007 yılı Ocak ayı içerisinde nüfus cüzdanını kaybettiğini, davacının işyerine sürekli müşteri olarak gelen davalı Mine Metin Alp'in, davacının kaybettiğini sandığı nüfus cüzdanını kullanarak davalı banka şubesinde bulunan hesabından değişik tarihlerde toplam 7.870 TL para çektiğini, müvekkilinin zararından davalıların birlikte sorumlu bulunduklarını ileri sürerek, anılan meblağın faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı banka vekili, dava konusu paranın davacının bilgisi dahilinde bankadan çekildiğini, parayı çeken kişinin davacıya ait hesap bilgilerinden haberdar olduğunu, attığı imzanın davacının imzasına çok benzediğini, bu hususların tesadüf olmasının hayatın olağan akışına aykırı bulunduğunu, müvekkili bankanın herhangi bir kusurunun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı banka şubesi nezdinde bulunan hesabından, diğer davalı Mine Metin Alp tarafından üç ayrı işlemle toplam 7.870 TL çekildiği, ödeme yapılan hesap sahibinin tanınmaması halinde bankanın tediye fişine atılan imzayı hesap sözleşmesinde bulunan imza ile karşılaştırmak zorunda bulunduğu, somut olayda ödeme yapılırken bu zorunluluğun yerine getirilmediği, davalının savunmasında belirtildiği şekilde davacının davalı Mine Metin'e kimlik bilgilerini verip bilgisi dahilinde para çekilmesini sağladıktan sonra ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunmasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği, davacının bu şekilde danışıklı işlem yaptığına dair dosyaya bir delil sunulmadığı, davalı bankanın kusurlu olduğu, ancak davacının da nüfus cüzdanını kaybettikten yaklaşık bir ay sonra yeni nüfus cüzdanı almasına rağmen bu durumu bankaya bildirmemesinin kusur teşkil ettiği, BK'nun 44. maddesi uyarınca davalı bankanın sorumlu olduğu tazminattan %30 oranında indirim yapılmasının uygun görüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, toplam 5.509 tazminatın faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline, diğer davalı hakkındaki davanın HUMK 409. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ile davalı banka vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı banka vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, mevduat hesabında bulunan paranın usulsüz olarak üçüncü kişiye ödenmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının nüfus cüzdanını kaybettiğini davalı bankaya bildirmemesi bir kusur olarak kabul edilmiş ise de, nüfus cüzdanının hesap cüzdanı gibi banka ile ilişkili bir belge olmaması ve bu nedenle de nüfus cüzdanının kaybedildiğinin bankaya bildirilmesinin gerekli bulunmaması karşısında, anılan halin müterafik kusur olarak değerlendirilmesi söz konusu değildir. Bu itibarla, mahkemece davalının sorumlu olduğu meblağdan kusur indirimi yapılması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 252,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...