22. Hukuk Dairesi 2017/5711 E. , 2017/4672 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkili işçinin davalı adi ortaklıkta çalıştığını, iş sözle
**22. Hukuk Dairesi 2017/5711 E. , 2017/4672 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkili işçinin davalı adi ortaklıkta çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı sebep olmadan feshedildiğini, hak kazandığını işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, genel tazminat, yıllık izin ve fazla çalışma ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Yargılamanın hukuka uygun ve sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunmanın özgürce ileri sürülebilmesi ve delillerin eksiksiz olarak toplanıp tartışılabilmesi, öncelikle tarafların yargılamadan haberdar edilmeleri ile olanaklıdır. Hasımsız davalar hariç olmak üzere, dava dilekçesi ile duruşma gün ve saati karşı tarafa tebliğ edilmeden ve taraf teşkili sağlanmadan davaya bakılamaz ve yargılama yapılamaz. Somut uyuşmazlıkta, dava dilekçesinde, davalı olarak gösterilen adi ortaklığın tüzel kişiliği ve dolayısıyla taraf ehliyeti bulunmamaktadır. Adi ortaklığı oluşturan tüzel kişilerin ayrı ayrı davalı olarak gösterilmesi ve taraf teşkilinin sağlanması gereklidir. Eldeki davada, davalı tarafın yanlış gösterilmesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124/4. maddesi uyarınca, kabul edilebilir bir yanılgıya dayanmakta olup, bu halde, davacı tarafa, adi ortaklık yerine, ortaklığı oluşturan şirketleri ayrı ayrı davalı olarak göstermesi için uygun süre verilmeli, neticeye göre taraf teşkili sağlanarak davaya devam edilmelidir. Bir diğer uyuşmazlık, davacı vekilinin tanık dinletme talebinin reddine ilişkin mahkeme ara kararının hukuka uygun olup olmadığı noktasındadır. Dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yürürlükte olduğu tarihte açılmıştır. 6100 sayılı Kanun'un, 240. maddesinde tanık listesi sunulması hususundan, 243. maddesinde ise, tanık listesi için kesin süre verilmesi hususundan bahsedilmekle birlikte, tanık listesi sunulması için kesin sürenin hangi aşamada verileceğine ilişkin, kanunda açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak, Kanun'un 140/1. ve 320/2. maddelerinde, ön inceleme aşamasında tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların tek tek tespit edilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Uyuşmazlık konularının tespit edilmesinden önceki bir aşamada, tarafların tanık listesi sunmalarını beklemek doğru değildir. Bu halde, tanık deliline dayanmış ve fakat tanık listesi sunmamış tarafa, tanık listesi sunması için kesin sürenin ön inceleme sonunda verilmesi gereklidir. Tensip zaptında bu yönde verilen kesin süre hukuki sonuç doğurmayacaktır. Somut olayda, davacı vekilince tanık deliline dayanılmış olmasına göre, mahkemece ön inceleme aşamasının sonunda tanık listesini sunmak üzere kesin süre verilmesi gerekirken, bu yönde bir işlem tesis edilmeden tanık dinletme taleplerinin kabul edilmemesi hatalıdır. Yukarıdaki paragrafta da açıklandığı üzere, tensip zaptında bu yönde verilen kesin süre hukuki sonuç doğurmayacaktır. Mahkemece, aksi yönde kabulle, davacı tarafın tanık dinletme talebinin reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Yukarıda yazılı sebeplerden, sair yönler incelenmeksizin kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.