Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/1964 E. , 2024/4189 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/1964 Karar No : 2024/4189 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, kıymet takdiri yapılar
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/1964 E. , 2024/4189 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/1964 Karar No : 2024/4189 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, kıymet takdiri yapılarak iade edilmek üzere 20/01/1983 tarihinde Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğüne teslim edilen 6 adet orijinal el yazması eserin iade edilmemesinden dolayı uğranılan zarara karşılık olarak şimdilik Mecmu'a-ı Evrak için 30.000,00-TL, Mecmu'a-yı Resail için 130.000,00-TL, Birgivi'nin Akaid Tercümesi için 5.000,00-TL, İnşa-i Cedid için 10.000,00-TL, ...'a ait Kur'an-ı Kerim için 100.000,00-TL, ...'e ait Kur'an-ı Kerim için 500.000,00-TL olmak üzere toplam 775.000,00-TL tazminatın 21/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tazminine karar verilmesi iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... gün ve E: ..., K:...sayılı kararda; 23/7/1983 tarih ve 18113 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun "Müzelere alınma" başlıklı 25. maddesinde; "Dördüncü maddeye göre Kültür ve Turizm Bakanlığına bildirilen taşınır kültür ve tabiat varlıkları ile 23 üncü maddede belirlenen korunması gerekli taşınır kültür ve tabiat varlıkları, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından bilimsel esaslara göre tasnif ve tescile tabi tutulurlar. Bunlardan Devlet müzelerinde bulunması gerekli görülenler, usulüne uygun olarak müzelere alınırlar. Korunması gerekli taşınır kültür ve tabiat varlıklarının tasnifi, tescili ve müzelere alınmaları ile ilgili kıstaslar, usuller ve esaslar yönetmelikte belirlenir. Türk askeri tarihini ilgilendiren her türlü silah ve malzemenin bulundukları veya ihbar edildikleri yerde, tarihi niteliklerinin araştırılması, incelenmesi ve değerlendirilmesi Genelkurmay Başkanlığınca yapılır. Tasnif ve tescil dışı bırakılan ve müzelere alınması gerekli görülmeyenler, sahiplerine bir belge ile iade olunurlar. Belge ile iade olunan kültür varlıkları üzerinde, sahipleri her türlü tasarrufta bulunabilirler. Bir yıl içinde sahipleri tarafından alınmayanlar, müzelerde saklanabilir veya usulüne uygun olarak Devletçe satılabilir." hükmünün yer aldığı, davacı tarafından, ailesinden intikal eden orjinal el yazması 6 adet eserin 20/01/1983 tarihinde davalı idareye bağlı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğüne teslim edildiği, davalı idarece 28/01/1983 tarihli yazı ile dava konusu eserlerin Yazma ve Nadir Basma Eserler Kıymet Takdir Komisyonunca incelenip fiyat takdiri yapılarak eserlere biçilen değerin davacıya bildirileceği cevabı verildiği, aradan geçen uzun süreden sonra 04/01/2013 tarihinde BİMER aracılığıyla internet üzerinden yeniden yapılan başvuruya Yazma ve Nadir Eserler Dairesi Başkanlığından "bu sürece katkıda bulunabilecek herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı" şeklinde cevap verilmesi üzerine ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:... sayılı dosyası ile idareye karşı bahsi geçen eserlerin aynen iadesi, mümkün olmaması halinde eserlerin tazmini için açılan davada Mahkemenin 15/12/2016 tarih ve K:2016/544 sayılı kararıyla "Davalı idare hizmet kusuru neticesinde davacıya ait orjinal eserleri kaybetmiştir ve teslimini gerçekleştirememektedir, bu nedenle ... hizmet kusuru nedeniyle davacının uğramış olduğu zararın İdari Yargıda görülmesi gerektiği" gerekçesi ile görevsizlik kararı vermesi üzerine, 20/01/1983 tarihinde Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğüne teslim edilen 6 adet orjinal el yazması eserin iade edilmemesinden dolayı uğranılan zarara karşılık olarak bakılan davanın açıldığı, davacının orijinal el yazması 6 adet eserinin 28/01/1983 tarihinde Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü tarafından teslim alındığının açık olduğu, 2863 sayılı Kanunun 25. maddesi gereğince bir yıl içinde teslim alınmayan eserlerin müzelerde saklanabileceği gibi Devletçe satılabileceğinin de düzenlenmiş olması karşısında, davacı yönünden maddi zararı doğuran idare eyleminin 28/01/1984 tarihinde vuku bulduğu ve zararın davacı tarafından bu tarihte öğrenildiğinin kabulü gerektiği, her ne kadar, davacı tarafından eserlerin tesliminden 30 yıl sonra 04/01/2013 tarihinde BİMER aracılığıyla internet üzerinden başvuru yapılmış ise de; bu başvurunun idarenin eyleminden kaynaklanan zararın tazminine ilişkin 2577 sayılı Yasada aranan süreyi canlandırmayacağı açık olup, zararın tazmini için en geç 28/01/1989 tarihine kadar idareye başvurulması gerekirken belirtilen süre geçtikten 25 yıl sonra 04/01/2013 tarihinde yapılan başvuru sonrası ilk olarak adli yargı yerinde açılan davada görevsizlik kararı verilmesini takiben Mahkemelerinde açılan davanın esasının süre aşımı nedeniyle incelenme olanağı bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, söz konusu eserlerin 2863 sayılı Yasanın 25. maddesinde belirtilen eserlerden olmadığı, davacıya ait eserlere bu nedenle el konulmadığı, eserlerin teslim edilme sebebinin değerlerinin tespit edilmesinin istenmesi olduğu, teslim tutanağında eserlerin tek tek belirtildiği, davanın mülkiyet hakkına dayandığı ve be nedenle zamanaşımına uğramayacağı, davanın esasının incelenerek kabulüne karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerekmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: Davacının ailesinden intikal eden orijinal el yazması 6 adet eserin, kıymet takdiri yapılmak üzere, 20/01/1983 tarihinde davalı idareye bağlı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğüne teslim edildiği, davalı idarece 28/01/1983 tarihli yazı ile dava konusu eserlerin Yazma ve Nadir Basma Eserler Kıymet Takdir Komisyonunca incelenip fiyat takdiri yapılarak eserlere biçilen değerin davacıya bildirileceği cevabının verildiği, aradan geçen uzun süreden sonra, 04/01/2013 tarihinde BİMER aracılığıyla internet üzerinden yeniden yapılan başvuruya Yazma ve Nadir Eserler Dairesi Başkanlığından "bu sürece katkıda bulunabilecek herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı" şeklinde cevap verilmesi üzerine ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:... sayılı dosyası ile idareye karşı bahsi geçen eserlerin aynen iadesi, mümkün olmaması halinde eserlerin tazmini için açılan davada Mahkemenin 15/12/2016 tarih ve K:2016/544 sayılı kararıyla; "Davalı idare hizmet kusuru neticesinde davacıya ait orijinal eserleri kaybetmiştir ve teslimini gerçekleştirememektedir, bu nedenle ... hizmet kusuru nedeniyle davacının uğramış olduğu zararın İdari Yargıda görülmesi gerektiği" gerekçesi ile görevsizlik kararı vermesi üzerine 20/01/1983 tarihinde Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğüne teslim edilen 6 adet orijinal el yazması eserin iade edilmemesinden dolayı uğranılan zarara karşılık olarak şimdilik Mecmu'a-ı Evrak için 30.000,00-TL, Mecmu'a-yı Resail için 130.000,00-TL, Birgivi'nin Akaid Tercümesi için 5.000,00-TL, İnşa-i Cedid için 10.000,00-TL, ...'a ait Kur'an-ı Kerim için 100.000,00-TL, ...'e ait Kur'an-ı Kerim için 500.000,00-TL olmak üzere toplam 775.000,00-TL tazminatın 21/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tazminine karar verilmesi istemiyle Kültür ve Turizm Bakanlığı'na karşı bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT ve HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 125. maddesinin 1. fıkrasında idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtilmiş, son fıkrasında ise, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğu hükmüne yer verilmiştir. İdarenin hukuki sorumluluğunun kabulü için, kusursuz sorumluluğa ilişkin istisna halleri dışında, idarenin yürüttüğü kamu hizmetinin, kötü işlemesi, geç işlemesi yada hiç işlememesi sebeplerinden birisiyle kusurlandırılmış olması gerekmektedir. Hizmet kusuru, iradi bir işlem yada eylemden kaynaklanabileceği gibi, idarenin dikkatsizliğinden, tedbirsizliğinden ve ihmalinden de kaynaklanabilir. Yine zarar ile idari eylem veya işlem arasında uygun illiyet bağının da bulunması gerekmektedir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, davacıya ait eserlerin idareye 28/01/1983 tarihinde teslim edildiği, söz konusu eserlerle ilgili talebin, 28/01/1983 tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre idareye yapılmış olması gerektiği, idarenin de teslime ilişkin tutanak tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre eserleri teslim alması gerektiğinden, İdare Mahkemesince, davaya konu uyuşmazlığın, eserlerin teslim tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre incelenmesi gerekirken, bu tarihten sonra, 21/07/1983 tarihinde kabul edilerek, 23/07/1983 tarihli, 18113 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununda yer alan 25. maddede yer alan düzenleme esas alınarak yargılama yapılmak suretiyle verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır. Ayrıca, dava dilekçesinde, davacının eserleri idareye, bedellerin tespit edilmesi amacıyla bırakıldığı belirtiliğinden ve söz konusu eserlerin tasnifinin yapılıp yapılmadığının dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılamadığından, Mahkemece eserlerin "tasnif ve tescil dışı bırakılmış" olarak nitelendirilerek süresi içerisinde ilgilisince iade alınmadığına ilişkin değerlendirmenin de mevcut durumla ilgilisi bulunmadığından, dava konusu uyuşmazlığın hukuki nitelemesinin de yerinde olmadığı görülmektedir. Bununla birlikte; Anayasal güvence altındaki temel hak ve özgürlüklerden olan mülkiyet hakkının kullanılması zamanla sınırlanmaksızın, ilgililerin, gerekli işlemin yapılmasını idareden her zaman isteyebileceklerinin, mülkiyet hakkının zaman ötesi niteliğinden kaynaklı olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Zira mülkiyet hakkının bu niteliğinden dolayı, bu hakkı ilgilendiren konularda gerekli işlemin yapılması isteminin idarece reddedilmiş olması halinde, aynı konuda 2577 sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca idareye tekrar başvurulmasına ve başvurunun reddi halinde ret işlemine karşı dava açılmasına bir engel bulunmamaktadır. Her yeni başvuru üzerine idarece tesis edilecek işlem için 2577 sayılı Yasanın 7. maddesinde öngörülen 60 günlük süre içinde dava açılması mümkün olduğundan, 2863 sayılı Kanunun 25. maddesinin öngördüğü süreden itibaren beş yıl içinde idareye başvurulmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır. Bu itibarla, işin esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 26/06/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi, İdare Dava Dairesi kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz.